Çeçenistandan kudus'e

 

 

ÇEÇENİSTAN’DAN

KUDÜS’E

DALGA DALGA

CİHAD!..

ÇEÇEN GERİLLALARIYLA KARADA SAVAŞAN RUSYA SADECE

KARADA DEĞİL 

HAVADA VE DENİZLERDE DE DARBELER ALIYOR;

ALLAH’IN YARDIMI

SAVAŞANA GELİYOR!

 

Düşmana yarayan her şey hedef: Çeçenler, Rus halkının gözünü boyamakla  suçladıkları Rus medyasının  en büyük vericisi Ostankino  kulesini kundakladılar.

Şamil Basayev sabotajı kendilerinin yaptırdığını açıklayarak eylemi üstlendi.

 

Vladimir Putin, tam Kızılordu’yu yeniden oluşturma hayalleri kurarken acı haber geldi! Rus donanmasının en iyi  denizaltısı Barents Denizi’nde batmıştı. Rus ordusu parasızlıktan   denizaltılarının bakımlarını yaptıramıyor, 114 denizaltısından sadece 10’u çalışıyordu. Kurks Nükleer  Denizaltısı’nın batışından sonra değişik söylentiler çıktı. Rus yetkililer, denizaltının çarpışma sonucu battığını söylerken, diğer ülkelerin uzmanları ise denizaltının, patlama sonucu battığı sonucuna varmışlardı. Çeçen mücahitler ise denizaltının, görevli bir Dağıstanlı Müslüman  asker tarafından şahadet eylemiyle batırıldığını açıklamıştı. Batışından  İki buçuk ay sonra nihayet Rus askerlerinin cesetlerine ulaşıldı. Denizaltıya ulaşıldığı haberinin geldiği gün bu sefer de  Rusya savunma bakanlığına bağlı "İlyuşin 18" tipi bir yolcu uçağı Kafkaslarda dağa çakıldı. Uçakta 11 kişilik mürettebat ile 64 yolcu bulunuyordu. Yolcuların büyük  bir kısmı Çeçenistan’dan dönen askerler ve subaylardı.

 

Mevsim yeniden kışa dönerken, üzerinde kıyasıya bir savaşın yaşandığı Kafkas Dağları Aralık ayı başlarında Azerbaycan ve Dağıstan merkezli olarak sarsıldı. Eylül sonlarında da Dağıstan 6 şiddetinde sarsılmıştı. Sarsılan arz, korkuya sevk edici  dehşetli bir hadise olmasına rağmen, nerede olursa olsun, Allah yolunda çile çekenlerin ruhlarına  da  nusret rüzgarlarını müjdeli yen yanıyla ferahlık veriyor.. Sarsıntıda Rus karakolları yıkıldı.

Çeçen Savaşçıları Sonbahar-Kış döneminde de topraklarının üçte birini kapsayan güney doğu Çeçenistan başta olmak üzere ülkenin güney kısmında  yoğunlaşmaktalar.

Geçtimiz sene savaş şartlarında sert bir kış geçirmeye muvaffak olan Müslüman gerillalar bu kışa dersler  çıkartmış olarak daha hazırlıklı giriyorlar.

Kamplarını da  kış şartlarında, daha korunaklı ve hayatî ihtiyaçlara daha elverişli yerlere, güneydağlarına taşıdılar. Buna göre, zaman ve mekan şartlarının değişiminenispetle, izlenecek savaş stratejisi gereğince Mücahitlerin Askeri Komuta Konseyi tarafından (MAKK) ayrıntılara varıncayakadar belirlendi.

Rusların, saldırıların nispeten yavaşlayacağını umdukları Sonbahar aylarında da, günübirlik, kendi varlığını koruma, karşı tarafı yıldırma, nizamını bozma ve kendi varlığını kabul ettirme  safhalarıyla kademeleşen  mücadele anlayışı Çeçenlerce başarıyla uygulandı.

Ülkenin güney topraklarından, tam ortasında bulunan Başkent Grozni’ye kadar bütün bölgelerde Çeçen birliklerini imha etmek için dolaşan Rus birlikleri mücahitler tarafından dikkatlice takip edildi ve en uygun  zamanda pusuya düşürüldüler. Sayısız operasyonlarda imha edildiler.

Mücahitlerin ani saldırılarından ağır zayiatlar vermiş yüksek rütbeli bir Rus komutanı kış ayları boyunca bir tarafı vadilere bakan dağlara çekileceklerini açıkladı.  Mücahitlerin bu serbest ve ani saldırıları, karşılarındaki devasa bir savaş marinası olan otoriteyi durduracak hale gelmiştir. Sonuçta, bir ordu ne kadar büyük olursa olsun,  şehir içinde dolaşmak zorunda olan, köprülerden, kapı eşiklerinden, apartman önlerinden geçmek, sokak aralarından geçmek zorunda olan tekil şahıslardan oluşmaktadır.

Çeçen mücahitlerinin son üç ay zarfında saldırıları, daha çok başta Başkent Grozni olmak üzere Argun, Gudermes, Urus-Martan, Şali, Alkhan-Yurt, Neger-Yurt, Athki gibi güneydeki yerleşim birimlerinde ve bu merkezlere giden yollar üzerinde gerçekleşti.

Yerleşim birimlerinde ise özel mücahit birimleri olan Seyfullah, Cundullah gibi timler tarafından Rus askeri odaklarına, gizli servis merkezlerine,  yönetim binalarına, bankalara, kısaca düşmana yarayan, işgale sembol teşkil eden her yere bombalı saldırılar,sabotajlar yapıldı, buralardaki asker, sivil Rus yetkililere ve yerli hainlere suikastler düzenlendi… Amaç, bir yandan yerleşim birimleri dışında devriye gezerek  işgalin hakimiyetini sağlamaya çalışan Rus birliklerini sürekli  pusu korkusuyla belli merkezlere hapsetmek, bir yandan da onları bulundukları merkezlerde güvensizliğe sürüklemek. Mücahitler, öncelikli olarak Putin tarafından başkan olarak atanan eski Çeçenistan müftüsü Ahmet Kadirov’u ellerine düşürmek için fırsat kolluyorlar.

Bilindiği gibi, Çeçen gerillaları  geçen sene sonu dört bir yanı mayın tarlalarıyla çevrili olan Grozni’den toplu halde çekilmişlerdi. Buna rağmen Grozni içinde  hâlâ sabotaj ve suikast faaliyetine devam eden mücahit birimleri bulunmakta.

Haberlerini Rus kaynaklardan alan uluslararası medyaya göre Çeçen gerillaların güçlü oldukları merkezler: Dağıstan sınırına yakın Nozayiyurt, güneyde Vedeno ve güneybatıda Itumkale bölgeleri.Çeçenistan geneline günübirlik saldırılarında ölen ortalama Rus askeri sayısı 3 ila 10 arasında değişmektedir. Yüz binlerle ifade edilen Rus ordusunun  bu kayıplarının az olduğu düşünülebilir fakat sürekliyapılan bu operasyonlar sonucu sürekli panik hali yaşayan Ruslar kendilerini hiçbir zaman güvende hissedemiyorlar. Güvensizlik ve belirsizlik dengesizliği getiriyor, Rus askerleri artan bir oranda çözümü intiharda arıyor. Sürekli ‘yeni denemelerde’ olan mücahitlerin bitmek tükenmek bilmeyen cesareti Rusların savaşma cesaretini kırmış. Bu nedenle eylemin büyüklüğü ve şekli ne olursa olsun, baskın ve operasyonlarını büyük küçük demeden devam ettiriyorlar.  Allah Resulü de amellerin az da olsa devamlı olanını övmüştür.

Çeçenistan’da birbirinin tamtamına zıddı olan iki ruh halinin savaşı yaşanmakta aslında. Biri iyi eğitilmiş, aletler ve imkanlar bakımından daha donanımlı olmasına rağmen hayatın merkezindeki temel sorunun, ne için yaşadığı sorusunun cevabını vermeye yanaşamayan,dolayısıyla ne için öleceğine de içten gelen bir iradeyle özgürce karar veremeyen, ikilemde, inancı ve motivasyonu olmayan bir ruhun halinin sahibiyken,  ikincisi ise fikrinin aksini eşyada görme heyecanıyla dolan, taşan ve tekrar dolan, dinamik ve kararlı bir ruh halinin aydınlığını yaymakta.Böyle bir yapının Çeçenistan’da cemaatleşebilmesi, vakayı Rusların tahmin gücünün üstüne çıkarıyor.  Gerçekten de Ruslar, Mücahitlerin tam olarak ne kadar bir güce sahip oluğunu kestiremiyor. Ruslar, Mücahitler karşısında düştükleri utanç verici   hallerini, yeterince deneyimsiz ve hazırlıksız olmalarına bağlıyorlardı. Seçme Rus askerleri karşısında mücahitlerin elde ettikleri başarılaraçıkça göstermektedir ki, tecrübe o kadar önemli değildir. Önemli olan mücahitlerin İslâm’ı yüceltmek için gösterdikleri azim ve kararlılıklarından doğan dinamik ruh yapılarıdır. En  basit savaş aletinden en gelişmişine kadar silahı kavrayışın ruhu da buradadır, gözünü kırpmadan saldırmanın da... Rus’ların hezimetle sonuçlanan  1. Çeçenistan işgâlinde, Grozni içinde bini aşkın tankın basit bir patlayıcı olan molotof kokteylleriyle imha edildiği unutulmamalıdır.

Çeçenler, kaçarken yakaladıkları Rus askerlerineısrarla, askeri malzemeleri bırakarak savaş alanını niçin terk ettiklerini sorduklarında, Ruslar samimi ve dürüst olarak, savaş için her hangi bir neden görmediklerini ve savaşmak istemediklerini söylüyorlar. Bahsettiğimiz  ruh yapısından doğan dinamizmin ‘buluşçu pratik zeka’ halindeki yansımasına birkaç  misal:Rus patlayıcı uzmanları, mücahitler tarafından yapılan mayınların teknolojisini ve mühendisliğini ele geçirmek için gece gündüz çalışıyor. Yoğun araştırmalar ve deneme çalışmaları yapıyorlar ve hatta devlet televizyonlarında bu mayınları patlatabildiklerini halka seyrettirerek konuyu çözdüklerini belirtiyorlar.  Ruslara göre bu tür patlayıcıların mücahitler tarafından keşfedilip imal edilmesi imkansız. Onlar hâlâ bu bombaları imal etmek için  Çeçen mücahitlerin özel uzmanlar çalıştırdıklarını iddia ediyorlar. Bu patlayıcılar üzerlerinde "Müslümanlar tarafından imal edildi" şeklinde onurlu ve benzersiz etiketler taşıyorlar. Herhangi Doğu veya Batı ülkesinden satın alınma değil, tamamiyle Müslümanlar tarafından imal edilmektedirler. imal edilen bu mayınlarda kullanılan değişik parçalar,Ruslarla “yapılan savaş esnasında ganimet olarak ele geçirilen malzemelerden yapılmaktadır. Bu patlayıcıların mühendisliği, imalatı ve her tür bağlantısı,  Allah’ın dinine yardım azmi içinde olan,maharetli Mücahitler tarafından yapılmaktadır. Rus subaylar da bunun çok iyi farkındalar. Rus üst düzey yöneticileri ve basın yayın organları bu savaşa  mayın savaşı demektedirler.

Mücahitler Rusların patlamamış füzelerini bile kullanıyorlar. Rusların korkulu rüyalarından biri,mahir Çeçen gerillası Arbi Barayev komutasındaki Mücahitler, Rus savaş uçaklarından atılıp da patlamamış olan bir füze buldular. Ve füzeye telsiz kontrollü bir mayın ilave ederek yeni bir şekle soktular. Grozni’de harabelerde bulunan bu füzeyi, Rus askerlerinin sık kullandıkları bir yol üzerine koydular. Mayın, bir düşman BTR’si yakınından geçerken patlatıldı. BTR öylesine tahrip oldu ki, tamamıyla metal yığını haline döndü ve parçaları en az 30 metre öteye dağıldı. Mücahitler bu patlama ve imha hareketi ile, Ruslara bu kışın kolay geçmeyeceği mesajının verildiğini belirttiler. Mücahitlerin sözcüsü ayrıca,Yüce Allah’ın yardımı ile bu kışın Rusların gördüğü diğer kışlara benzemeyeceğini belirtti. Yine, birkaç Rus subayı onlar için hazırlanmış bir mayını bulunca çok sevindiler. Hemen buluşlarını telsiz ile arkadaşlarına haber vererek sevinçlerini paylaştılar. Bir çok Rus askeri toplanmış  mayını inceliyorlarken, mücahitler uzaktan kumanda ile mayını patlattılar. Toplanan askerlerin çoğu öldü veya yaralandı.   Allah’ın izni ile bu plan da diğer bir çok mayın operasyonu gibi başarı ile uygulandı.

Düşmana mayınlar konusunda ücretsiz bir ders daha verilmiş oldu. özellikle Grozni’de mayın patlamaları ile imha edilmek, düşmanın karşılaştığı normal olaylardan oldu.  Ayrıca, şahadet eylemlerinin de Ruslar üzerindeki etkisi ağır olmakta. Mücahit Askeri Komuta Konseyi tek bir mücahidin başkent Grozni’de bir şahadet operasyonu gerçekleştirmesini planladı. Sakallarını keserek kendini Rus görevlisi olarak gizleyen mücahit, bubi tuzaklı beyaz bir UZAK aracına bindi. Birkaç kontrol noktasını geçtikten sonra, Grozni’nin merkezinde

Rusların komuta merkezinin bulunduğu  Octoberski bölgesine ulaştı. Aracını binanın yanında durdurdu ve patlattı. Yüksek rütbeliler de dahil 17 Rus askeri öldü ve birçoğu yaralandı.

Ramazan ayında oruç tutmakta olan bir Mücahit 5 ton patlayıcı yüklü kamyonunu Gudermes Rus İstihbarat Merkezine sürdüğünde 30’dan

fazla asker öldü ve 115’i  yaralandı. Mücahit, askeri kampı yerle bir eden, onlarca zırhlıyı ve askeri aracı parçalayan eylemi gerçekleştirdiğinde şehir dehşetli bir uğultuyla sarsıldı. Rusların acil yardım üniteleri büyük bir panik ve dehşet içinde bölgeye akın etti.Yaralıların bir çoğunun yaşama şansı zayıf. Mücahitler, bu son şahadet operasyonu için  Ruslara nesi var nesi yok toplayıp gitmesi vekalanları kurtarması için bir uyarı olsun dediler. Kendi  varlığını koruma, düşmanın nizamını bozma ve kendi varlığını kabul ettirme  safhalarıyla özetlenen mücadele anlayışı gereği geçtiğimiz aylarda Mücahit Askeri Komuta Konseyi (MAKK) bir bildiri yayınlamıştı.Yayınlanan bildiride; "özellikle Rusların, kendilerine ait olmayan Çeçen petrolünü, nakliye amaçlı olarak kullandıkları tren yolları ve istasyonlarının ilk hedef olduğu açıklanmıştı. Aynı zamanda düşman tarafından kontrol edilen petrol rafinerileri ve benzin istasyonlarının da imha hedefi oldukları belirtilmişti. Yayınlanan ikinci bir  bildiride de, alkollü içki satan kahvehaneler, bar ve kadın pazarlama  yerlerinin de imha edilmesi emredilmişti. Bildiride,  "bu tür pis yerlere uğrayan Çeçenlere de,bir daha bu yerlere gitmemeleri için yapılmış ilk  ve son bir uyarımızdır. çünkü mücahitler bu bildiriden sonra her an buraları bombalayabilirler." denilmişti. Bunun üzerine, Argun, Urus Martan ve diğer Çeçen köy ve kasabalarında bulunan çok sayıdaki kahve, bar ve benzeri içki satan  yer tahrip edildi. Bu operasyonlar aynı zamanda bazı Rus komutanlarının; Mücahitleri yok ettik ve Çeçenistan’ın kontrolü tamamen bizim elimizdedir." şeklindeki beyanatlarının da ne kadar yersiz ve dayanaksız olduğunu ortaya koyuyor. İşin ilginç yanı; bu  yasaklar, Rus askerleri için de zararlı. Çünkü Ruslar votka ve alkole o kadar bağımlılar ki, eğer bulamazlarsa depresyona girip, her tür çılgınlığı yapabiliyorlar ve intihar ediyorlar. Rusların mücahitleri yenebilmek için son çaresi: Gürcistan’a baskı yapmak.

Rus hükümeti Gürcü–Çeçen sınırını kapatmasını ve ülkesindeki  Çeçenler üzerinde baskı kurması için Gürcistan’ı tehdit ediyor. Gürcistan’daki Çeçen elçisi Rusların, Çeçenleri Gürcistan nezdinde zor durumda bırakmak  için çeşitli provokasyon eylemleri yaptığını, Gürcistan’ın zor durumunu da anlayışla karşıladıklarını söyledi. Bir mücahit komutanı Ömer Dok ise  konu hakkında yaptığı açıklamada: mücahitlere şimdiye kadar verdiği insani destekten dolayı Gürcistan hükümetine teşekkür ettikten sonra şunları ekledi: Gürcistan hükümeti yaşanılan durumun ciddiyetini çok iyi biliyor. Bu bilgisinden ötürü yanlış bir adım atmadan önce ciddi bir şekilde düşünmelidir. Gürcistan’ın Rus baskılarına boyun eğmesi durumunda savaş Gürcistan’ın bazı bölgelerine sıçrayabilir" Komutan Dok,  Rusya’nın düşmanca tavır takınması durumunda ise Gürcistan’ın yanında yer alacaklarını ve Ruslara karşı Gürcistan’ı savunacaklarını da sözlerineekledi.Kafkasya bu sefer de, Aralık ortasında merkezi Gürcistan olan  5 büyüklüğünde 2 depremle  sarsıldı. Başkent Tiflis’te dokuz katlı bir bina çöktü.

Çeçenlerin Askeri Komuta Konseyi üyesince yapılan açıklamada 150 Mücahidin Filistin’de cihad için hazır olduğu duyuruldu. Sözcü, "çok daha fazla gönüllü olmasına rağmen, bu mücahit grubu görev için her an hazırda beklemektedir. Çeçenistan’ın içinde bulunduğu duruma rağmen kalpler Filistin Cihadı için çarpmaktadır" dedi.

Çeçen mücahitler son olarak: "çokluk terazinin kefesini eğemez, iman ve tevekkül ise terazide ağırdır.  Eğer Ruslar her yerde isemücahitler nasıl her yerde olabilir. Bu sorunun cevabı Çeçenistan’dadır.  Ruslar bütün çoklukları ile Çeçenistan’ın her neresindeyseler korku ve terör de onların ayrılmaz parçasıdır. Buna kıyasla mücahitler azlıklarına rağmen her yerdedirler ve Allah’a iman vetevekkül onların arkadaşıdır. Biz Mescid-i Aksa’ yı ve Filistin’i unutmadık, Biz Çeçenistan’da Ruslar ve Yahudilerle savaşıyoruz  Bütün mücahitler bir yandan Ruslarla savaşırken, yahudinin Filistin ve Mescid-i Aksa vahşeti karşısında kalpleri üzüntüyle doluyor. Bu düşman Ruslar, ordularında Yahudi asker ve mühendisleri Çeçen mücahitlere karşı kullanmaktadırlar. ümmetin bütün acıları ve ızdırabları bizim Allah yolunda cihad kararlılığımızı zayıflatmayacaktır. Bilakis daha da ateşleyecektir.Ümmetin gururunu geri verecek ve ümmeti yüceltecek tekyol cihaddır. Bu özel bölge için cihada hazırlık her müslümanın en önemli görevlerinden birisidir. Biz belirli bir günde Yahudiler ile Müslümanların savaşının olacağına ve Yüce Allah’ın izni ile onları tamamen öldüreceğimize inanıyoruz" Çeçen mücahitler sözlerin şöyle bitiriyor: Biz zaferin kendi yaptıklarımızla değil, Allah’ın dilemesiyle olduğuna kesinlikle inanıyoruz. Bizim görevimiz tüm araçlarımızı seferber ettikten sonra Allah’a dua etmektir Pariste toplanan konferans esnasında Putin’e soru soran muhabire göre; Putin, Çeçenistan’daki savaşın yeni  bir şekle girdiğini, gelişen İslâmî terörizmin dünyaya yayılmasının ve özellikle de İsrail’e gitmesinin önünü kestiği  için, dünyanın kendisine teşekkür etmesi gerektiğini söyledi.

Çeçen Mücahitleri çektikleri bin bir zorluğa rağmen Filistin meselesine "senin vatanın, benim vatanım"diyerek ve emperyalist sistemin ezilen milletlere karşı özünde aynı olduğunu belirterek "küfür tek millettir" kutsal ölçüsüne nispetle yaklaşıyor. Çeçenlerin bu  tavırları onlara Kaf Dağı gibi geçit vermez Kafkas dağlarını deldirecek, zafere taşıyacak.

Çeçenlerin Filistinlilere mesajı:

ÇEÇENLERDEN FİLİSTİNLİLERE MEKTUP

Rahman ve Rahim olan

Allah’ın adıyla  Bütün övgüler  Allah’adır.

Elçisi, Mücahitlerin Kumandanı, ve Kıyamet Gününde

yüzleri parlayacak olanların liderine dualarımızı ve

selamlarımızı gönderiyoruz. Dualar ve selamlar O’nun

bütün ailesi ve arkadaşlarının üzerine olsun. 

Bu mektubu Çeçenya tepelerinden, kararlılık, bağlılık, onur ve vakar topraklarından Filistin’ de ki

kardeşlerimize gönderiyoruz. (…)

Biz de bu mektubu Çeçen topraklarından, savaş jetleri, tanklar, toplar ve makineli tüfeklerin bombardımanı altından gönderiyoruz. Gördüklerimiz ve duyduklarımızdan ötürü acıyla doluyuz. Allah’ın huzurunda, gece gündüz yakarmaktan ve dua etmekten başka bir destek teklif edemediğimiz için sizden özür diliyoruz. Sizin vatanınız bizim vatanımızdır. Sabredin,kaderiniz cennettir. 

Filistinli Müslümanlara…

Siz, Filistin’ in kalan son parçası için savaşan insanlar. Size, Allah’ın düşmanlarına Din adına ve Allah’ın sözünü yüceltmek için cesurca karşı koyanlar. Size mesajımız:  Sabredin. Zafer fazladan bir saat daha sabredenindir. Gerçekten, Allah her şeye Kadir ve en Yücedir. Cihadınızda sebat edin! Yorulup, usanmayın! Yorulursanız, bizi hatırlayın.

 

 yukarı

1