Hacialinin websitesi

28- DEMOKRASİ PARTİSİ (DEP)

İDDİANAME- C. Başsavcılığı DEP' in kapatılması istemli 2.12.1993 tarihli iddianamede ki genel başkanın F. Almanya nın Bonn şehrinde ve Erbil' de yaptığı konuşmalar da ve PMYK' nın yapılanma olduğu bildirinin anayasanın başlangıç ile 2,3,14,69 maddeleriyle SPK' nun 78/a,b, 8l/a,b maddelerine aykırılıktan. 104/b gereğince kapatılmasını talep etmiştir.

İddianamede Yaşar Kaya' nın bu konuşmaları yaptığını ve bunları tekrar ettiğini DGM'deki ifadesinde belirttiğim Merkez yürütme kurulunca hazırlanan ve dağıtılan bildirinin hazırlandığını, ifadelerinde kabul edildiği bunlarla kürt ulusun varolduğunu ve 70 yıldan beri inkar edildiğini, baskı altında tutulduğunu, toplu göç ve sürgünler yapıldığını cumhuriyetin bu sorunu çözemediğini DEP' in bu nedenle doğduğunu, PKK'ya karşı verilen mücadele savaşa benzetilerek savaş hukukunun uygulanmasını istediklerini, Kürdistan ın parçalara ayrıldığını bir parçasının da Doğu ve Güneydoğu olduğunu, ana dilde eğitim yapılması istenildiği, Kürt başkanlarının, temsilcilerinin isimlerinin kongrelerde kullanıldığını bunların anayasa ve kanuna aykırı amaçlar olduğunu belirtmiştir.

SAVUNMA- Davalı parti yazılı ve sözlü savunmasında, SPK' nun 9 maddesine aykırılık olarak davanın açıldığı, soruşturmanın genişletilmesinin zorunluluk olduğunu, HEP' in :kapatılma davasının AİHK' da bulunduğunu sonucunun bekletici meseleler olarak beklenilmesini SPK' nın 9 maddesinin DGM'de anayasaya aykırılığın iddia edildiğini ve dikkate alınmasını, SPK' nın 78 maddesinin anayasaya aykırı olduğunu konuşmaların parti programına uygun olup olmadığının ön mesele olarak incelenmesini duruşma yapılmasını usulden talep etmişlerdir.

Esastan Bonn konuşmasında Yaşar Kaya' nın genel başkan sıfatı ile davet edildiğini, konuşmanın tam metni temin edilmemiş olduğu, Erbil konuşmasının kürtçe olduğu çeviri hatası yapıldığı ve yasaya aykırı olarak genel kurmaydan temin edildiği barış bildirisinin dağıtılmadan, toplatıldığını ve suç unsuru taşımadığı, bölücü değil kardeşçe bir arada yaşamak için kampanya başlattıklarını, kürtlerin var olduğunu söylemenin bölücülük olmadığını, silahların susmasını istediklerini, yurtdışında yapılan propagandanın suç olsa bile TCK 140 maddesinin yürürlükten kalktığını, iddianamenin çelişkilerle dolu olduğunu Adil yargılama istediklerini ve cezaların şahsiliği ilkesine uyulmasını savunmuşlardır.

Sözlü açıklamada bir üyece sorguların "kurt kimliği tüm sonuçları ile birlikte tanınmalı" beyanının açıklamanın açıklanması istenmiş, uluslararası sözleşmeler çerçevesinde bir etnik yapının kimliği demokratik olarak kendisini ifade etmesi ile ilgili sonuçlardır diyerek cevaplandırmıştır.

Esas hakkındaki savunmada, iki konuşma ve bir bildirinin kapatılma gerekçesi çağdaşı ve hukuka aykırı olup, TC devletinin bunlarla bölünmeyeceği, dava açılırken çifte .standart uygulanmadığını, demokrasi isteminin bölücülük olamayacağı, Bonn konuşmanın. 10l/b anlamında değerlendirilemeyeceği, Erbil konuşmasının bölücü içerikte olmadığı, uluslararası anlaşmalar gereği kapatma gerekçesi bulunmadığı DEP' in kapatılmasının ülke yararına olmadığı DEP’ in toplumsal barış için yaşaması gerektiği, cezaların şahsiliği ilkesi gereği milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmesine karar verilmemesi, SPK' nın 78,81 maddelerinin zımnen ilga edildiği, DEP 'in barış için bir şans olduğu vurgulanarak, yasal demokratik anlaşmanın engellenmemesi düşüncenin suç sayılmamasını, kapatılma davasının reddini talep etmişlerdir.

KARAR- Anayasa Mahkemesine ön sorunlar yönünden; SPK' nun 9 maddesinin uygulanmadığı itirazının l üyenin muhalefetine karşı oy çokluğuyla yerinde olmadığım, duruşma istemelerinin reddine, bekletici mesele taleplerinin reddine, SPK' nun 78,81 maddelerinin anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal veya ihmal edilmesi talepleri 2 üyenin muhalefeti ile oy çokluğuyla reddine SPK' nın 9 maddesinin Anayasaya aykırılığı iddiasının bu davada uygulanacak kural olmadığından isteğin reddine karar verilmiştir.

Esas yönünden; genel başkan hakim önünde ki ifadelerinde Bonn ve Ebril konuşmalarını yaptığını kabul etmiş MYK 'nun savcı önündeki ifadelerinde de, bildirinin düzenlenip yayınlandığı anlaşılmış olduğundan, kürt kimliğinin bütün sonuçları ile tanınmasından bahsedilerek ülkeyi parçalama, türk, kurt ulusları biçiminde ikiye bölme amaçları SPK'nun.7,8,81/a,b maddelerince aykırı olduğundan l01/b maddesince kapatılmasına l üyenin, bildirinin kapatılma nedeni olmadığına karşı oyuyla ve oy çokluğuyla, esasta oy birliğiyle 10.6.1994 tarihinde karar verilmiştir.

 

not-Davanın açıldığı tarihte parti üyesi olan 13 milletvekilinin vekilliği "kapatma kararının TBMM si Başkanlığına tebliğinde sona ermesine, bir üyenin diğer dört milletvekilinin de üyeliğinin sona ermesi kararı verilmesi gerektiği yolundaki karşı oya karşın oy çokluğuyla, bir üyenin de bu konuda karar verilmesine yer olmadığına gerekçesiyle karara muhalefet etmiştir. DEP tarafından AİH Komisyonuna başvurulmuş, Komisyon kabul edilebilirlik kararı vermiştir. Halen AİH Mahkemesi önünde karar aşamasındadır. Dokunulmazlıkları kaldırılan milletvekilleri yargılanarak mahkum edilmişlerdir. Halen Hatip Dicle, Leyla Zana, Orhan Doğan ve Selim Sadak cezaevinde bulunmaktadır. ağustos 2001. HAÖ.

Hacı Ali Özhan---------------------------ana sayfa

Not: Bu site adresine atıf yapılmak şartıyla, tarafıma ait değerlendirme, önsöz, özetler ve not bilgilerinden alıntı yapılabilir. İstek halinde karar, savunma, iddianamelerin tam metni gönderilebilir. <hacialiozhan@hotmail.com>

NOT. BU ARAŞTIRMA <‘PARTİ KAPATMA DAVALARI VE TÜRKİYE’ > BAŞLIĞI İLE MİLLİ GAZETEDE 27 EYLÜL 3 EKİM TARİHLERİ ARASINDA 8 GÜN DİZİ YAZI OLARAK YAYIMLANMIŞTIR.

 

1