DEĞERLENDİRME
Anayasamızda siyasi parti kapatma nedenleri gösterilerek "....siyasi partilerin..... kapatılmaları.:., usulleri! yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir," amir hükmüne karşın.2820 sayılı siyasi partiler kanunumuzda (SPK) anayasa yasakları dışında, hatta anayasaya aykırı yasaklar getirilmiş ve 11 adet siyasi parti kapatma davası bu nedenle açılmıştır.
Örneğin, Yeşiller partisi taşra teşkilatçının birleşik kesin hesap çizelgesinin sunamadığı, Diriliş partisi ilci dönem genel seçimlere katılamadığı nedenle kapatılmış, Doğru Yol partisinin kapatılan siyasi partinin devamı olduğu ve MGK' ne karşı tutumu nedeniyle kapatma davası ile yüz yüze kalması, ilk kapatılan parti olan İşçi Çiftçi Partisinin genel kurulunu yapmadığı nedenle kapatılması kaynağını anayasadan almayan yasaklamalar olup, SPK' nun anayasaya aykırı bir kısım hükümleridir.
Nitekim, siyasi partilerce savunmalarında SPK' nun Anayasaya aykırılığı iddiaları yapılmış, Anayasa Mahkemesi'nce bu iddia ciddi görülse bile Anayasanın geçici 15. maddesince Anayasaya aykırılığı iddia edilemez. 12 eylül mevzuatından olması nedeniyle inceleme yapılmadan reddedilmiştir. Anayasa Mahkemesi burada yasayı şekilci ve katı yorumuyla uygulayarak adeta iki başlı anayasa yaratıp, kendi işleviyle uyumsuz duruma düşmüştür.
Geçici 15. maddeye göre 12.9.1980 tarihinden ilk genel seçim sonucu toplanarak TBMM Başkanlık Divanı oluşuncaya kadar (6.12.1983) geçecek süre içindeki MGK'yı, hükümetlerin ve Danışma Meclisi'nin çıkardığı kanun, Kanun Hükmündeki Kararlarının Anayasaya aykırılığı iddia edilemez hükmü, ihtilalin korunması kaygısıyla çıkarılmış bir düzenlemedir. Bu düzenleme kendi mantığınca normal olup, 1961 Anayasasında da 27.5.1960 ve 06.01.1961 dönem arası Milli Birlik Komitesi ve hükümetlerinin kararları yargı denetimleri dışında bırakılmıştı.
Normal olmayan Anayasa Mahkemesi'nin bu 28 aylık dönem içerisinde çıkarılan 670 kanun, 90 Kanun Hükmünde Kararname, 76 MGK kararından oluşan, toplam 836 adet, bir çoğunun temel konuları düzenlediği yasama işleminin geçici bir madde ile anayasanın hükümlerim süresiz işlemez hale getirmesi, geçiş dönemi dışında da adeta anayasa hükmü düzeyinde korunmasıdır.
Yine değişikliği gündemde olan SPK'nun 13 kez değişmesine karşın bir geçici maddeyle küçümsenmeyecek sayıda mevzuatın geçiş dönemi dışında korunması Anayasa koyucunun amacına aykırı olduğu gibi, Anayasanın temel esprisine ayları olup, Anayasa Mahkemesi'nin varlık nedeniyle de çelişmekte, Anayasanın üstünlüğünün fiilen tartışmalı bir hale getirmektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin geçici 15. madde yorumu ne yazık ki ihtilal hukukunun bütün zamanlara uygulanmasına yol açmakta, MGK'nın bile kanunun tam metni içinde değil de sonundu geçici maddeyle düzenleme amacının da ötesinde bir ihtilal uygulamasına dönüşmektedir.
Hacı Ali Özhan------------------------------------------------
ana sayfaNot: Bu site adresine atıf yapılmak şartıyla, tarafıma ait değerlendirme, önsöz, özetler ve not bilgilerinden alıntı yapılabilir. İstek halinde karar, savunma, iddianamelerin tam metni gönderilebilir
...........................................................hacialiozhan@hotmail.com>
NOT
. BU ARAŞTIRMA <‘PARTİ KAPATMA DAVALARI VE TÜRKİYE’ > BAŞLIĞI İLE MİLLİ GAZETEDE 27 EYLÜL 3 EKİM TARİHLERİ ARASINDA 8 GÜN DİZİ YAZI OLARAK YAYIMLANMIŞTIR.