...
                      ÖNCE CİLDİMİZİN TİPİNİ TANIYALIM

Cildinizin tipini bilmeniz, doğru bir cilt bakımı yapmanız için son derece önemlidir. Çok basit bir test ile her yerde cildinizin yapısını değerlendirebilirsiniz. Böyle bir testi yapabilmek için ihtiyaç duyacağınız malzeme, ince ve emici bir kağıttan (sigara kağıdı olabilir) hazırlanmış, 2 cm. eninde, 5-6 cm. boyundaki şeritlerdir.
1. Testin Yapılışı
Birinci Basamak
Yüzünüzü ılık su ve yumuşak bir sabun ile bastırmadan ve zorlamadan yıkayınıp, bol su ile çalkalayınız. Cildinizi kurulayın ancak herhangi bir krem, losyon veya kozmetik tatbik etmeyiniz. Cildinizi yıkamak ile, cilt üzerindeki örtüyü kaldırmış oldunuz. Sağlıklı bir cilt bu örtüyü 1 saat içinde yeniden oluşturur.
İkinci Basamak
Hazırlamış olduğunuz kağıt şeritlere alın, burun, çene ve yanak yazınız.
Üçüncü Basamak
Hazırladığınız kağıt şeritleri, üzerlerinde yazan yerlere göre alın, burun, çene ve yanak bölgelerine yapıştıracak gibi sıra ile tatbik edin ve 10'a kadar sayın.
2. Testin Değerlendirilmesi
Eğer cildiniz yağlı ise:
Tatbik ettiğiniz kağıt şeritler alın, burun, çene ve iç yanak bölgelerine nerede ise yapışır ve meydana gelen yağ lekesi büyük olur.
Eğer cildiniz kuru ve veya susuz kalmış ise:
Kağıt şeritler hiç bir yere yapışmayacak ve burun bölgesi dışındaki kağıtlarda yağ lekesi oluşmayacaktır.
Eğer cildiniz karışık karakterde ise:
Kağıt şeritler alın, burun, çene bölgelerinde büyük yağ lekelerine sahip iken diğer bölgelerde kuru kalır.
...
YAGLI CİLTLER

1. Cilt Yapısı
Yağlı ciltler, cildinizde bulunan yağ bezlerinin (sebase bezlerin) aşırı çalışmaları sonucu ortaya çıkarlar. Yağ bezlerinin çalışmaları, bazı hormonlarca düzenlenmektedir. Bu hormonların miktarlarındaki değişim sizin cildinizi de etkileyecektir. Bu sebeple mevsimler cildinizin tipini etkilerler, örneğin yaz aylarında sıcak ve nemin fazlalığı, cildinizi daha yağlı yapar. Güneş ışınlarına maruz kalan cilt ise, çoğunlukla daha kuru bir hal alır. Yağlı cildin yumuşak ve daha esnek olması nedeni ile daha az kırışıklar görülür.
2. Görünüm
Bütün yüz parlak, dokunulduğunda kaygandır. Portakal kabuğuna benzer. Geniş porlar (delikler) vardır. Aşırı yağ üretimi sonucu kanallar genişler.
Siyah noktalar ve lekeler vardır. Cilt porlarının giriş bölümlerindeki aşırı yağ birikimi. Cilde dokunulduğunda daha kalın olduğu hissedilir. Bunun ölü olan hücrelerin birikmesinden olduğu düşünülmektedir. Makyajınız akar.
3. Nedenleri
Bir çok kişide genetik olarak vardır.
Stres ve heyecan. Sağlıksız beslenme (fazla şeker ve yağ alınması, alkol).
Hormonal dengesizlikler. Uygun olmayan cilt bakımı. Doğru yapılmayan cilt temizliği.
4. Neler Yapabilirsiniz?
Ellerinizi ve saçlarınızı yüzünüzden uzak tutunuz. Dengeli besleniniz, özellikle acılı ve baharatlı besinlerin aşırı yağ üretimini başlatabileceğini unutmayın. Düzenli olarak egzersiz yapınız ve öncesinde makyajınızı temizleyin. Bol bol su içiniz (günde en az 5 bardak). Egzersiz öncesinde nemlendirici kullanmayın. Bol bol dinleniniz. Minimal düzeyde makyaj yapınız, cilt deliklerini tıkayabilir.
Sivilce veya siyah noktaları sıkmayın.
KURU CİLTLER

1. Kuru Cilt Yapısı
En sık karşılaşılan cilt tipidir. Kuru ciltlerde iki şey eksiktir, nem ve yağ. Sadece yağ varlığı cilt nemi için yeterli bir faktör değildir. Ancak yeterli miktarda su içeren hücrelerin üzerini kaplayan yağ katmanı, cilt neminin korunmasına yardımcı olur.
2. Görünüm
Çok ince por yapısı vardır. Cilde dokunduğunuzda kuru ve kaba bir his alırsınız. Makyaj donuk ve kuru gözükür. Özellikle göz kenarları ve ağız çevresinde ince çizgilenmeler görülür. Pullanma olur.
3. Nedenleri
Yağ bezlerinin yeterli işlev görememesi. Alkol bazlı astringent kullanımı. Alkaline sabun kullanımı. Kurutucu masklar ve fırçalayarak yapılan temizlik. Aşırı sıcak su ile yıkama. Çevre faktörleri; soğuk, rüzgar, düşük nem oranları, aşırı dozlarda ultraviyole ve güneş ışığına maruz kalma, susuzluk. Bazı ilaçların kullanımı. Yaşlanma.
4.  Neler  Yapabiliriz?
Uygun kozmetik malzeme kullanın. Bol bol su için (günde en az 5 bardak). Yüzünüzü yıkadıktan sonra mutlaka nemlendirici kullanın. Yüzünüzü alışılmış sabun ile yıkamayın, uygun temizleyiciler (sütler, jeller ve özel yüz yıkama sabunları) kullanın.
KARMA CİLTLER

1. Karma Cilt Yapısı
Karma cilt toplumda en sık olarak karşınıza çıkan cilt tipidir. T bölgesi olarak tanımlanan alın, burun ve çene bölgelerinde yağlı, yanak bölgelerinde ise kuru bir cilt yapısı gözlenir. Bir çok olguda yağlı ve kuru alanları birbirinden kolayca ayıramazsınız. Pratikte yüzün ayrı bölümlerine ayrı ürünler uygulamanız gerekmez. Yanlız nemledirici ve temizleyici losyon seçerken de bunların sadece yağlı veya sadece kuru ciltler için olmayanlarını seçmelisiniz. Nemlediricileri daha çok kuru bölgelere uygulamalısınız.
2. Görünüm
T bölgesinde geniş porlu bir görünüm vardır. T bölgesinde bazı porların tıkalı olduğu veya ağızlarında yağ birikintileri görülür.
Yanak bölgelerindeki cilt normal, kuru veya susuz bir yapıdadır.
Göz çevreleri de kuru veya susuz bir yapıdadır.
3.  Neler Yapabilirsiniz?
Yüzünüzdeki makyajı çıkartmadan yatmayın. Haftada iki kez cildinize exfoliye ediciler uygulayın ve porların ağızlarının açık kalmasını sağlayın. Her zaman güneş ışınlarına karşı önlem alın. Yağlı bölgelere daha az nemlendirici tatbik ediniz. Kuru bölgelere daha fazla nemlendirici uygulayın. Bol bol su içiniz. Dengeli besleniniz. Egzersiz yapmadan önce makyajınızı temizleyiniz.
DOĞRU CİLT BAKIMI
Bol su içmek, sağlıklı beslenme, çok hareket ve gevşeten istirahatlar, dengeli bir hormon düzeyi, uyku ve ultraviyoleden korunma, güzel bir deri için gerekli yapı taşlarıdır. Hiç bir kozmetik ürün, bu temel faktörlerin yerini tutamaz. Ancak sağlıklı bir deriyi korumakta zordur. Kozmetik ürünler, derinin ihtiyaçlarını sağladıkları gibi deriyi korurlar da.
Kozmetik Ürünler Cildi Korurlar
Özellile Ultraviyole ışınlarının etkisi ile deri kurudukça ve içerdiği suyu kaybedince, dışardan yağ ve neme olan ihtiyacı artacaktır. Kozmetik ürünlerden bir kısmı, bu amaca yöneliktir. Cilde kaybettiği nemi verirler. Ayrıca içerdikleri bazı kimyasal maddelerin yardımı ile ciltte düzelme sağlarlar, parlaklık ve düzgünlük verirler. Bazı kozmetik ürünler ise; cildin dış yüzünde biriken veya yapışan kirleri, aşırı yağları temizlerler ve cildin nefes almasını sağlarlar.

Ciltte bulunan yağ bezlerinin görevi, derinin en üst tabakasını bir zırh gibi örtmektir. Mikroplar, bu ortamda yaşıyamazlar ve cildin alt tabakalarına geçemezler. Ayrıca cildin sahip olduğu nemin, buharlaşmasına da engel olur. Yeterli miktarda yağ ve nem oranı olan bir deri, sadece sağlıklı görünüş vermez, aynı zamanda soğuk, güneş, rüzgâr, egzos gazları, sigara dumanı, klima veya kuru kalorifer havası gibi zararlı çevresel etmenlere karşı koruyucudur.

Deri bakımını doğru olarak yapabilmek, cilt temizliğinden başlar. Deri bakımı, doğru temizlik ve doğru bakımla olur. Herkesin deri yapısı farklıdır. Ayrıca yaşa bağlı olarak, mevsime bağlı olarak ve ruhsal duruma bağlı olarak cilt, yapısını değiştirir. Bir genelleme yaparsak, 4 deri tipi vardır: kuru, yağlı, normal ve karışık. Her deri tipine uygun bakım yapılmalıdır.

Cildin temizlenmesi için su yeterli değildir. Havadaki toz zerrecikleri, gazlar ve kir, vücudun kendi yağıyla birleşerek, deride yapışır kalır. Ayrıca cildin en üst katmanı, zamanla dökülen bir katmandır, bu katmanın da uzaklaştırılması gerekir. En uygun deri temizliği, ılık su ve pH değeri düşük sabunla yapılır. Temizleme sütü ve losyonları da temizlik için uygundur ama, losyonlar cildin yağını aşırı miktarda alırlar. Genelde geçerli olan, derinin yağ oranı arttıkça, daha aktif yıkayıcı maddeler kullanılmasıdır; daha kuru derilerde nispeten daha az aktif maddeler kullanılır. Bitkisel kökenli kozmetik ürünlerde, bu konuda oldukça ciddi bir yere sahiptirler. İçerdikleri doğal maddelerle iyi bir temizlik sağlarlar. İyi bir temizlik, ciltte bulunan gözeneklerin ağızlarınında açılmasını sağlar.

Cildin boynuzsu en dış tabakası, zamanla dökülür, eğer dökülmezse cilt kalınlaşır, gözeneklerin ağızlarında da geniş mağralar oluşur... Ciltte gözenekler belirginleşmeye başlar. Cilt kuru ve mat bir hal alır. Özellikle bitkisel kökenli kozmetikler, içerdikleri doğal AHA (Alpha hidroksi asit) sayesinde bu katmaları soyarlar ve cilde, taze parlak ve sağlıklı bir görünüm verirler, cildi temizlerler.

Yapılan her temizlik, sadece ölü deri hücrelerini; kir, yağ ve kozmetik kalıntılarını değil aynı zamanda cildin asidik koruyucu mantosunu da geçici olarak tahrip eder. Bu da cildin neminin kaybolması ve sertleşmesine yol açar. Genç deriler, bu kaybı 30 dakika gibi kısa bir zamanda, yeniden yağ salgılayarak kendiliğinden dengeler. Ama deri yaşlandıkça, bu süreç de yavaşlar. Derinin dışardan nem ve yağ desteğine gereksinimi artar. O nedenle, duş ve banyoda pH değeri 5.5 civarında bulunan sabunların kullanılması ve banyodan sonra tüm vücudun nemlendirici kremler ile kremlenmesi önemlidir.
Cilt tipine göre bakım :
Genel olarak sağlıklı, normal bir deride; normal bir gündelik krem yeterli yağ ve nem ihtiyacını karşılayacaktır (yüz için de geçerli). Kullanacağınız kozmetik ürünler, cildinizi UV (ultraviyole ışınları)'den koruyacak faktörleri içermelidir. Ciltteki yaşlanmanın en büyük nedeni, UV ışınlarıdır. Bu konuda cilt ultraviyole' yı okumalısınız.

Derinizin ihtiyacına uygun içerikli kozmetik ürünler kullanmalısınız. Bu ihtiyaç marka ya da fiyatlar ile ilgili olmayıp, ürünlerin içerikleri ile ilgilidir. Kremin esasını, sıvı yağ emülsiyonu içindeki katı yağlar oluşturur (bunlar kuru deri için uygundur). Tereddüt durumlarında bir deri hastalıkları doktoruna veya kozmetik uzmanına danışılmalıdır.
Cildin nemini korumak ve Lipozomlar
Cilde nem vermek ve nemin kaybolmasını engellemede, kozmetik endüstirisinin geldiği son noktalardan birisi de lipozomlardır. Lipozomlar, dış kılıfları yağdan oluşan, içleri çeşitli maddelerin çözülmüş olarak bulunduğu suyla dolu olan küçük bilyeciklerdir. Çok küçük oldukları için, cildin içlerine kadar ulaşabilirler, nemi en üst boynuzsu tabakaya ulaştırabilirler. İçlerindeki yağ içeriği, aynı zamanda nem kaybını önler. Fakat en küçük lipozomlar bile, içinde kırışıklıkların oluştuğu deri tabakasına derinlemesine ulaşamazlar.
KURU CİLT TEMİZLİĞİ

Kuru ciltlerin temizliğinde en önemli nokta cildin yağını ve nemini kaybetmeden temizlenmesidir. Cilt temizliğine sıklıkla sabun, bazı kimyasal deterjan maddeler içeren temizleyicler ve tonikler kullanılır. Bu ürünlerde uygun seçilmemiş ise cildin yağını ve nemini kaybettirecekler ve sorununuzu arttıracaklardır.

Kuru ciltlerde yüz temizliği yaparken özellikle dikkat edilmesi gereken noktalardan biri göz çevresidir. Bu bölgede diğer bölgelere göre daha ince ve hassas bir cilt yapısı vardır. Yüz temizliğine göz çevresine yağ bazlı makyaj çıkartıcı ürünü pamuk veya pamuk ped ile hafifçe silerek başlayın.

Yüzünüzdeki makyaj ve kirleri temizlemek için uygun bir temizleyici kozmetik ürün tatbik edin. Kısa bir süre bekleyin ve fazla bastırmadan ve cildinizi germeden hafifçe temiz ve kuru pamuklar yardımı ile temizleyiciyi cildinizden uzaklaştırın. Kalan temizleyicinin uzaklaştırılması için yüzünüzü bol soğuk su ile yıkayın. Yıkarken cildinizi germeden yapacağınız dairesel hafif dokunuşlar ve soğuk su kan dolaşımını arttırır ve cildin daha taze görünmesini sağlar.

Yumuşak kuru bir havlu ile yüzünüzü kuruladıktan sonra cildin beslenmesi ve nemin korunması için bir besleyici krem kullanılmalıdır. Bu kremin cilt üzerinde oluşturacağı ince tabaka ciltteki nemim dışarı kaçmasını önleyecektir. Özellikle SPF içeren ve antioksidanları içeren ürünlerden size uygun olanını seçmelisiniz.

YAĞLI CİLT TEMİZLİĞİ


Cildimiz en büyük organımızdır. Yüzümüz bu organın en hasas ve bize kimliğimizi veren bölgelerindendir. Özellikle yüzümüz tüm dış etkilere açıktır. Hava kirliliği, dumanlar, sigara, toz ve bakteriler devamlı olarak yüzümüz ile temas halindedir. Yağlı bir cildin üzerindeki yağ katmanı bu istenmeyen maddeleri tutar. Yapısı ve pH'sı değişir. Ciltteki gözeneklerin ağızlarını tıkar. Bu nedenle cildin sağlıklı olması için uygun temizlenmesi gerekir.

Uygun bir temizlemede dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Cilt her ne kadar yağlı da olsa göz çevresindeki alanlarda cilt daha ince ve hassastır. T bölgesi olarak bilinen ve alın burun ve çene bölgelerinde daha fazla yağ bezi ve yağ salgısı vardır.

Temizliğe önceliği göz çevresindeki hassas bölgelere vererek başlayın. Yağlı olmayan bir makyaj çıkartıcıyı pamuk ile bu bölgeye sürün bir süre makyajı yumuşatması için bekleyin.

Yüzünüzü pH'ı ayarlanmış sabunlar veya tercihen yüz temizliği için hazırlanmış köpüklerle yıkamalısınız. Amaç, burada yağ üretimini engellemek değil ciltteki kir, kimyasal maddeler ve bakterilerin uzaklaştırılmasıdır. Yıkama sırasında cildinize hafif masaj yapar gibi mekanik yolla da temizlik konusunda yardımcı olabilirsiniz. Yüzünüzü ılık su ile çalkalayınız.

Cild sıkılaştırıcı (astringent) bir ürün kullanabilirsiniz. Bu ürün cildinizde tazelik ve serinlik hissetmenize neden olacaktır. Eğer rahatsızlık veya batma yapıyorsa damıtık su seyreltebilir veya daha uygun bir ürün kullanmalısınız.

Bütün cilt tipleri neme ihtiyaç duyarlar. Cildin üzerindeki yağ tabakası temizliyiciler ile kaldırılmışken bir nemlendirici ürün kullanmak çok yarar sağlar. Bu amaçla ağır nemlendirici ürünlerden çok su içeriği daha yüksek olanlar tercih edilmelidir.

Cildiniz bu temizlikten sonra en geç yarım saat içerisinde yağ dengesini tekrar sağlayacaktır.
YAŞINIZA GÖRE BAKIM YAPIN
20'li yaşlardaki kusursuz güzelliğinizi koruyun
Bu yaşlarda cilt güçlü, pürüzsüz ve gergindir. Ama özellikle alın ile burnun ve ağzın yan taraflarında sivilce topluluklarına rastlanır. Genç cildin tek sorunu da budur: Sebum salgıları ve hormonlar henüz düzene girmemiştir. Ölü hücreler ayda 1 kez, yerlerini yenilerine bırakmak üzere, dökülür. Dokular sağlamdır, Vücut tarafından yıkılan kolajen, kolaylıkla tekrar üretilir. Temizlik ve nemlendirme anahtar kelimelerdir. Özellikle sivilce ve siyah noktaların fazla olduğu durumlarda, doğru sabunu kullanmaya özen gösterilmelidir. En sık yapılan hata, cildin yağını fazlasıyla alan bir ürün seçmektir: Böyle bir durumda, sivilceler azalmak yerine artar. Çünkü, cilt yüzeyindeki nem ve yağ tabakası hızla yok olur. Kullanılan kremler, gözeneklerin fazla tıkanmasını önlemek için, hafif olmalıdır. Ayrıca, genç ciltte leke oluşmasına fırsat vermemek için, parfüm içermemelidir.
30'lu yaşlar; yolun yarısı mı gerçekten?
Otuzlu yaşlarda birkaç küçük sorun baş gösterir... Göz çevresi, alın ve ağzın kenarlarında, özellikle ışıkta belli olan, ilk kırışıklıklar ortaya çıkar. Yaşlı hücreler, dökülme yeteneklerini kaybeder ve üst derinin kalınlaşmasına neden olurlar. İşte bu yüzden, cilt yüzeyi artık eskisi kadar pürüzsüz değildir. Işık eskisi gibi güzel yansımadığından, cilt yüzeyinde gölge oyunları oluşur. Cilt kıvrımları arasına sızan makyaj malzemeleri de, alerjik reaksiyonlara neden olmaya başlarlar. Esnek lifler ve kolajen eskisi kadar fazla üretilmez. Cildin devamlı hareket halinde olduğu bölgelerde ilk belirgin izler oluşur. Yeterince güçlü olmayan bir cilt, güneş ışınlarından fazlasıyla zarar görür. Bu yaşlarda cilt, ilk zayıflık belirtilerini göstermeye başladığından, zararlı UV ışınları, cildin orta tabakasına kolaylıkla geçebilir.
Bunu önlemek için ne yapmalı?
Ağızdan A, F ve E vitaminleri ile mineral preparatları alınabilir. Dışarıdan yapılacak uygulamalara gelince: Sabahları koruma filtresi içeren kremler, akşamları ise cildi nemlendirip onaran meyve asitlerinden faydalanılabilir. Bu yaşa dek normal ya da karma olan bir cilt, birden kuruyabilir. Hemen uygulamaya geçmeniz gereken strateji, hassas ciltler için hazırlanmış, bileşiminde rahatlatıcı ve dengeleyici maddeler bulunan, özel ürünler kullanmaktır. Özel temizliğin dışında, nemlendirici bir kremle masaj yapılmalıdır.
40'lı yaşların çekiciliği ve olgunluğu başkadır
Bu yaşlardaki cildin kolajen üretimi giderek azalır. Üst katman hala gücünü korusa da, iç kısımda bulunup, onu destekleyen esnek lifler biraz zayıf düşer. Bu durum, dıştan bakıldığında, yanaklarda ya da çenenin altında çöküntüler şeklinde görülebilir. Bazen de, cilt mat ya da solgun bir görünüm alır. Bunun nedeni, hücre değişiminin yavaşlamasıdır. 40 yaşına gelindiğinde, tıpkı vücutta olduğu gibi, yüzdeki kaslarda da çökmeler görülür. Bu yüzden, her gün ayna önünde yapılacak 5 dakikalık bir yüz jimnastiği de mükemmel sonuç verir. Garip olduğu kadar etkili bir diğer egzersiz de, çubuk şeklinde bir sakızı dişlerin arasına yerleştirip, bu şekilde çiğnemeye çalışmaktır. Bir diğer kurnazlık da, yüzün bir yanı üzerinde uyumaktan kaçınmaktır: Aksi halde, yüzde kolaylıkla kırışıklık oluşabilir. Son olarak, ağızdan alınacak, vitamin ve mineral takviyesine önem vermenizi hatırlatalım.
Nemlendirici alırken sıradan seçimler yapmayın
Nem kaybına uğrayan cilt iki sorunla karşı karşıya kalır... Cildin en üst yüzeyi olan epidermdeki su molekülleri, buharlaşmaya karşısında, koruyucu bariyer görevini yerine getiremez hale gelir. Bitki özlü nemlendiriciler, cildin zayıflayan nem tutma kapasitesini artırır. Dış etkenlere bağlı olarak günlük nem ihtiyacı giderilmemiş olan epidermin bu gereksinimi böylece karşılanır. Amerika da yapılan araştırmalar, 35 yaş üzerinde olup, nemlendirici krem kullananların kırışıklık şikayetlerinin, kullanmayanlara kıyasla, yüzde 50 azaldığını gösteriyor.
Hangi yaşta nasıl nemlendiriciler kullanmalı?
20 - 30 yaş
Bu yaş grubunda, normal veya yağlı cilt yapısına sahip olanlarda da cilt kuruluğu görülebilir. Nem eksikliğini giderecek nitelikteki kremler, cilde nüfuz ederek koruma sağlar. Ayrıca, cildin su dengesini düzelterek cildi canlandırır. Nemlendirici kremlerde bulunan bitkisel konsantrasyon, hücreler tarafından emilir. Bu da cildin en üst yüzeyi olan epiderme esneklik ve rahatlama kazandırır.
30 - 40 yaş
25 yaşından sonra cildin doğal nemlendirici mekanizması yavaşlamaya başlar. Donuk, nemsiz, elastikiyetten yoksun bir cilt için kullanılacak nemlendirici kremin yumuşatıcı etkisinin yoğun olması gereklidir. Bitkisel lipozomlarla takviye edilmiş nemlendiriciler, 30 yaş ve üzeri ciltleri için idealdir. Bitkisel özlü nemlendiriciler cildin su deposunu uzun süre optimal düzeyde tutarak nemlilik sağlar.
40 - 50 yaş
Giderek daha da kuruyan ve doğal nemini kaybeden cildin, derinlemesine nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Limon, salatalık ve çiçek özlü kremler, cilt hücrelerine nüfuz ettiklerinde en az 8 saat boyunca nemlilik ve esneklik sağlarlar. Bu tür kremlerin kullanılması, cildin nem kazanma sürecini hızlandırır.

50 yaş ve üstü

Yaşın ilerlemesiyle birlikte, kullanılan ilaçlar, geçirilen hastalıklar ve hava kirliliği cilt üzerinde daha belirgin bir etki göstermeye başlar. Bu yaş grubu tarafından kullanılacak nemlendiricilerin, cildi nemlendirmenin yanısıra, onarıcı ve kırışık giderici özelliklerinin de bulunması gerekli.
IŞIL IŞIL CİLT İÇİN ALTIN KURALLAR...

-Dengeli beslenin, balık ve beyaz ete öncelik tanıyarak bol bol meyve ve sebze tüketin, vücuttaki toksit maddelerin atılmasına yardımcı olan A, E, C vitaminleriyle minerallerin yardımına başvurun.
-Hergün en az 1.5 litre su tüketin.
-Yüz kaslarını güçlendirmek ve elastikiyet kazandırmak için düzenli yüz jimnastiği yapın.
-İnce bir yastık, mümkünse hiç yastık kullanmadan, yüzdeki kırışıklıkları engellemek için sırt üstü yatın ve düzenli uyumaya özen gösterin.
Konuşurken mimiklerinizi incelemek için telefonunuzun yanına bir ayna koyun.
-Nemlendiriciyi yüzünüze masaj yaparak yayın.
-Göz çevresindeki hassas bölgeyi özel bir kremle besleyin.
-Yaz aylarında uzun müddet güneşlenmekten kaçının.
-Yoğun trafiğin ve kirliliğin arttığı bölgelerde uzun süre kalmamaya dikkat edin.
-Günde en az bir saat temiz havada yürüyüş yapın.
-Sentetik iç çamaşırı ve kıyafetler giymeyin.
-Stresli ortamlardan kaçınıp günlük yoğun tempo içinde kendinize gevşeme süreleri bırakın.
-Mümkün olduğu kadar yüz ve vücut temizliğini alışkanlık haline getirin.
-Uzman rehberliğinde cilde uygun, yaşlılığı geciktirici kozmetik ürünleri kullanın.
-Bol bol gülüp, eğlenip yaşamın tadım çıkartmaya bakın.
GÖZ ÇEVRESİNDE KOYU RENK HALKA VE KESELEŞME 

Gözlerin çevresinde cilt son derece narin ve kolay yara alabilir bir yapıdadır. Cilt bu bölgede çok incedir. Cilt altında özellikle süngersi dokular fazladır.
Dış ortamın tüm etkilerine karşı açık olan bu bölgede cildin kendi nemini koruması zordur. Ayrıca ani ısı değişiklikleri ile karşılaşan, yüksek oranda UV (ultraviyole) ışınlarından etkilenen bu bölgede kapiller damarlarda etkilenmektedirler, elastikliklerini kaybederler. Daha belirgin hale gelebilirler. Damar duvarlarından dışarı kan serumu sızabilir. Bu bölgelerde ciltaltında sıvı birikmesi olabilir. Bölgeden bu sıvıların uzaklaşması zamanla daha zorlaşır ve göz çevresinde keseler oluşmaya başlar. Allerjik olaylarda yine damarlardan sıvı sızması ve göz çevresindeki süngersi dokularda daha çok sıvı toplanmasına neden olur. Uygun olmayan makyaj malzemelerinin kullanımı, beslenmedeki bazı yanlışlar bu olayı kalıcı sonuçlara taşıyabilir.

Korunma

Göz çevresindeki rengi mor veya koyu kahve renge doğru giden koyu renkli halkaların önlenmesinde ilk adım göz çevresinin nemlendirilmesidir. Göz çevresindeki cilt yapısının diğer bölgelerdeki ciltten farklılıkları daha özel nemlendiricilerin yapılmasını gerektirmiştir. Vit C, damar duvarlarında kollajen yapımını uyararak ve dayanıklılığı arttırarak etki eden bir vitamindir. Özellikle göz çevresi bakım ürünlerinde yer alır. Vit C ışıkta Kolay okside olur, geceleri cilt hücrelerinin kendilerini onarma zamanı olduğundan, gece kullanımının daha faydalı olduğu düşünülmektedir. Gündüzleri göz çevresindeki damarları etkileyen UV ışınlarında karlı mutlaka koruma sağlamak gereklidir. UV ışınlarının etkisi ile damar duvarları elestik yapılarını kaybederler. Bu koruma sadece göz çevresinde halka oluşumuna karşı değil, kırışıkların oluşmasına karşı da çok etkili bir önlem olacaktır. Anti oksidan maddeler başta Vit E de yine renk halkası oluşumunun engellenmesinde katkıda bulunabilecek yardımcılardandır.

Ağız yolu ile günlük vitamin ve mineral ihtiyacının alınması cilt sağlığı açısından önemlidir. Cildin neminin korunmasında ki en önemli faktör ise yeterli suyun alınmasıdır.

Sigara içmek damarlarda daralmaya neden olarak kan akımını bozan bir faktördür. Cildin beslenmesini bozar. Damarlar üzerine olan etkileri nedeni ile kılcal damarlarda kanın geçebilmek için damar duvarını zorlamasına neden olur. Kanın sıvı kısmının dışarı sızması kolaylaşır.

Stres yine damarlarda daralma yaratan faktörlerdendir. Stresten uzak kalmak önemlidir. İş ortamında veya yaşam koşullarında bunu sağlanmak zor ise de günlük yeterli dozlarda başta magnezyum gibi minerallerin alınması katkıda bulunacaktır.

Alkol alımı da değişik etkileri ile cilt sorunlarına neden olabilir.

Yorgunluk ve uykusuzlukta göz çevresinde koyu renkli halka olması için faktörlerdir. Yeterli miktarda uyku güzellik için gereklidir. Yorgunluk sonrası veya uykusuzluk sonrası ortaya çıkan göz altı keseleşmesi ve renk değişikliklerinde buzlu suya batırılan pamuk parçalarının göz üzeri ve çevresine uygulanması geçici bir çözüm sağlar.

Baharatlı ve sağlıksız beslenme de yine göz çevresindeki halkanın oluşunda etkilidir. Daha çok sebze ağırlıklı bir beslenme ve bol su içilmesi daha sağlıklı bir cilt için gereklidir.

Kullandığınız tüm kozmetikleri mutlaka deneyerek alınız. Cildinizde allerjik etkiler yaratan ürünleri hiçbir zaman kullanmayınız.
...
GÜZEL  GÖRÜNMENİN  YOLLARI
Güzelleşmek için pratik küçük çözümler mevcut. Önemli olan bunları doğru zamanda, doğru şekilde uygulamak. İşte güzelliğinize güzellik katacak küçük ama önemli ipuçları...
Akneler için
Evde biraz sütle mayaladığınız doğal yoğurdu aknelerinizin üzerine sürün. Birkaç dakika bekledikten sonra bir parça pamukla silin. Ertesi gün akneden eser kalmadığını göreceksiniz.
Toniğinizi kendiniz yapın   
Kendi toniğinizi kendiniz yapın. Bir çay bardağı içme suyunun içine iki damla mentol ya da lavanta esansı damlattıktan sonra buzdolabında soğutun. Bir parça pamukla yüzünüze uygulayın. Gözle görülür bir canlanma hissedeceksiniz.
Saçlarınız için muz
Kuru saçları nemlendirmek ve canlandırmak için olgun bir muzu iyice ezin. Bir ay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınıza friksiyon yaparak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın. Sonuca inanamayacaksınız. Saçı yağlı olanlara da bir tavsiyemiz var; aloe vera içeren bir parça saç jölesiyle aynı miktarda şampuanı karıştırın. Karışıma bir çorba kaşığı limon suyu katıp saçınıza uygulayın. En az iki haftada bir bu maskeyi yapın; saçınızın yağ oranı normale dönecek.
Cildiniz ve tırnaklarınız için  
İçebildiğiniz kadar su için. Cilt bakımı ve sağlıklı saç ve tırnaklar için su içmek şart. Günde en az sekiz bardak su vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlıyor. Su aynı zamanda diyet listelerinin de vazgeçilmez ögesi.
Sağlıklı ve güzel dişler için
Sağlıklı ve güzel dişlere sahip olabilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken tek şey, bir miktar sodayla hidrojen-peroksidi karıştırıp haftada bir kez bu karışımla dişlerinizi fırçalamak. Diş ve dişetlerindeki bakteri ve plaklara yaşam şansı tanımayacaksınız böylece.
Selülit için kafein   
Selülitle başınız dertteyse, selülitli bölgeye limon ya da greyfurt yağıyla masaj yapın veya yaptırın. Ancak ondan daha ilginç bir önerimiz daha var size. Piyasadaki selülit kremlerinin hepsinin içeriğinde kafein olduğunu biliyor muydunuz? Duş yaptığınız sırada, bir fincan ılık, kafeinli granül kahveyle selülitli bölgeye sıkı bir masaj yapın. Farkı hemen farkedeceksiniz.
      GÜZELLİK MASKELERİ
Yağlı Ciltler İçin Maske
1 fincan sıkılmış çilek
2 oz. raw accorn kabak veya bal kabağı
Birlikte karıştırın ve yüzünüze tatbik ediniz. Göze kaçmamasına dikkat ediniz. 10 dakika sonra yıkayınız ve toner veya yağsız nemlendirici kullanınız.
Kuru Ciltler İçin Maske
Yarım avokado
1 dilim şeftali
Birlikte karıştırın ve yüzünüze, göz çevresine tatbik ediniz. 10 dakika sonra yıkayınız. Nemlendirici tatbik ediniz.
Her Cilde Uygun Mask
yarım çay kaşığı limon suyu
1 çay kaşığı kuru siyah çay
1 yumurta akı
1 çay kaşığı bal
Tüm içeriği birlikte iyice karıştırınız. Tüm yüz ve boyun bölgenize tatbik ediniz. 10 dakika sonra yıkayınız. Daha sonra toner ve nemlendirici kullanınız.
Limon-Yumurta Maskesi
Yarım limon suyu
1 yumurta beyazı
Limon suyu ve yumurta beyazını birlikte 3 dakika iyice çırpın. Gözlerinizi koruyarak doğrudan yüzünüze tatbik ediniz. 30 dakika kadar bekleyiniz. Sonra yüzünüzü yıkayınız ve nemlendirici sürünüz.
Salatalık Maskesi
2 çay kaşığı dolusu küçük doğranmış salatalık
1 çay kaşığı süt tozu
Salatalık ve süt tozunu iyice karıştırıp, göz çevresine ve göz kapağına tatbik ediniz. 10 dakika bekleyiniz ve yıkayınız. Göz kremi sürünüz.

      BİTKİLERLE GELEN BAKIM
Rezene ve papatya

Göz Altı Torbaları İçin


1 Bardak taze kaynatılmış su içine 2 poşet rezene çayı ve 2 poşet paptya çayı koyup, ağzı kapalı olarak 5-10 dakika demlendirip soğutunuz. İki parça pamuğu bu infüzyona batırıp gözlerinizin üzerine koyarak15 dakika  dinleniniz. Bu karışımın sürekli kullanımı özellikle lens kullanımından doğan kırmızılıkların ve göz altı torbalarının giderilmesinde faydalıdır.

Yeşil Çay

Yeşil Çay Maskesi (Kuru ciltler için)


1 Yumurta sarısı ve 1 Bardak iyi kalite zeytin yağı ile hazırlayacağınız taze mayoneze 1 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş yeşil çay ilave edip, göz çevresi hariç yüzünüze sürüp 20 dakika bekletin ve ılık su ile yıkayın. Haftada iki kez yapılacak bir uygulama ile bir ay sonunda cildinizdeki değişikliğe siz de şaşıracaksınız.

Yeşil Çay Maskesi (Normal ve yağlı ciltler için)

1 Fincan iyi kalite bal ile 1 tatlı kaşığı toz haline getirilmiş yeşil çayı karıştırıp içine bir ampul C vitamini kırın  ve göz çevresi hariç yüzünüze sürüp 20 dakika bekletin ve ılık su ile yıkayın. Bu maske ergenlik  sivilcesi  problemi olan ciltler için de faydalıdır.
33