Ateş topları ya da plazmoid damlaları Son birkaç haftadır Türkiye'nin değişik bölgelerinde görülen ateş topları ve ardından yaşanan depremler hatırlanacağı gibi, bilim adamlarının da konuya eğilmelerini sağladı ve ateş toplarının deprem habercisi olabilecekleri ifade edildi. Bu ateş toplarının bir benzeri de bilindiği gibi Gölcük depremi sırasında görülmüştü. Değerli bir dostum, 23 Aralık 1996 tarihinde Rusya'nın Sesi Radyosu'nda yapılan bilim ve mühendislik programının konuşma metnini getirdi. Programın konusu, modern Rus mikrodalga plazma (ateş topu için kullanılan ifade) değişmeleri ve elektromanyetik silahlardı. Soruları soran Yekimenko ve bilimsel otorite de Belitzky. Yekimenko: Nisan'da yapılan 'Rusya'da mikrodalga jeneratörleri' konulu program çok dikkat çekti. Bu tür jeneratörlere ilginizin sebebi nedir? Belitzky: Güçlü mikrodalga jeneratörlerine olan ilginin sadece bir sebebi vardır: Askeri alanda kullanılabilmeleri. Bir plazmoidi, plazma damlasını yok etmek için kullanılabilirler. Yekimenko: Plazma ne demektir? Belitzky: Plazma, elektron ve iyon karışımıdır. Hepimiz görmüşüzdür. Elektrikte yük boşalmaları olur. Ya da kıvılcımlarda. Ayrıca güneşteki gibi termonükleer reaksiyonların başlıca nedenidir. Plazma motorları ilk Mars uydularında denenmişti, bu neredeyse çeyrek asır önceydi. Kontrollü nükleer füzyon konusu üzerine çok derin araştırmalar yapıldı. Askeri uygulamaları üzerine yapılan araştırmalar, 'Radyo Aygıtları Araştırma Enstitüsü' gibi önde gelen askeri-sanayi komplekslerinde yürütülmektedir. Yekimenko: Mikrodalga jeneratörleri nasıl kullanılabilir? Belitzky: Gelen bir füzenin, başlığının ya da uçağın yolu üzerindeki plazmoid yok edilebilir. Plazmoid etkili bir şekilde o bölgeyi iyonlaştıracak ve gelen füzenin, savaş başlığının, uçağın aero-dinamiğini bozarak, uzaydan ya da atmosferden gelen tehlikelere karşı koruma sağlayacaktır. Yekimenko: Bu silah hakkında konuşan bilim adamları blöf yapıyor olamazlar mI? Belitzky: Hayır sadece bir olaya bakarak bile ispatlayabiliriz, birkaç yıl önce Vanncouver'da yapılan Rus-Amerikan zirvesinde, Ruslar, Stratejik Savunma İnisiyatifi (Strategic Defence Initiative, SDI) projesine alternatif olabilecek bu tür jeneratörlerin ya da burada kullanıldığı şekliyle, plazma silahlarının kullanıldığı ortak bir tatbikat önerdi. Adının "Güven" (Trust) olması önerilen bu tatbikatta sistem, bir füze saldırısını etkisiz hale getirecekti. Bu yolla, Rusya Soğuk Savaş sonrası dünya güvenliğini artıracak yeni bir atmosfer oluşturmayı planlıyordu. Yekimenko: Rusya'da bu tür plazma silahlarının geliştirilmesinde etkili bilim adamları var mı ? Belitzky: Evet. Moskova Enstitüsü Güç Mühendisliği mezunu 65 yaşındaki Rimily Avramenko. 1955'te dahi Alexander Mints tarafından yönetilen araştırma enstitüsünde çalışmaya başladı. Sonra Lake Belghash'e benzer imkanlar sağlayan Sary-Shagan'da çalıştı. Anti-füze savunma sistemleri üzerinde orada çalışmaya başlamıştı. Batılı uzmanların "Dünyanın sekizinci harikası" olarak gördükleri "Don Radar" Kompleksi'nin yönetici tasarımcılarındandı. Plazma silahları alanında 1967'den beri çalışıyor. Yekimenko: Ülkemizde anti-füze savunması problemi ile ilk ilgilenen kişi miydi? Belitzky: Hayır. İlki meşhur Peter Kupitsa'ydı. Stalin zamanında mikrodalga emisyonu üzerine çalışan silahlar tasarlamıştı. 1952'ydi; bu sisteme verdiği ad, ülkesindeki köyünün isminden türetilmiş bir kısaltma idi, Higotron. Bu konu ile ilgilenen diğer bilim adamları Alexander Mints ve Levartisimovitch'di. Bunlar aslında Avramenko'nun hocalarıydı. "Anti-füze"nin etkili olabileceğine inanmıyorlardı. Onlara göre anti-füze savunması "radara yakalanmayan" koruyuculara ve şaşırtıcılara karşı etkili olamazdı. Ve probleme alternatif çözümler aramaya başlamışlardı. Sonra şu sonuca vardılar, füze saldırısının en hassas noktası füzenin takip ettiği yoldu. Ve bu yolu etkilemenin en etkili çözüm olduğuna karar verdiler. Güçlü mikrodalga jeneratörleri fikri böylece ortaya çıkmış oldu. Yekimenko: Peki bunun barış için kullanılması mümkün mü? Belitzky: Tabii ki. Rusya'daki bazı bilim adamlarına göre ozon tabakasındaki hasarı tamir etmekte çok etkili olabilirler. Yapılan bu yorumlardan şu sonuç çıkıyor, gökyüzünde görülen "nesnelerin" aslında maddesel bir yapıları yoktu, yoğun elektromanyetik enerjiden açığa çıkan ışıktan "hologramlardı". Bu ışıktan şekiller, üç ya da daha fazla vericiden gönderilen "tesla dalgaları" ile üç boyutlu uzayda kontrol edilen "plazmoid" damlaları sayesinde oluşturuluyordu. Bu yorumlar son zamanlarda sıkça görülen ateş toplarıyla ilgili kuşkusuz yeni ufuklar açacaktır. |