Internet üzerinden yapılan haberleşmenin izlenebilmesi için kurulan istibharat birimlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye'de de böyle bir birimin kurulduğuna ilişkin bir haber geçen yıl bu sıralarda Aktüel'de yer almıştı. Aradan geçen bir yıl içinde, kişilerden, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerden ya da medyadan - Yurtsan Atakan'ın Hürriyet'teki bir yazısı hariç - söz konusu habere olumlu ya da olumsuz tepki gelmedi.
ABD'de ise bu konu çerçevesinde, bizdekinin aksine, yoğun tartışmalar sürdürülüyor. Hele bugünlerde bir kampanya alabildiğine şiddetlenmiş durumda. Kampanyayı yürütenler, Internet üzerindeki haberleşmenin izlenebilmesi için FBI tarafından yürütülen programın finanse edilmesine karşı çıkıyorlar.
Gerekçeleri çok net. Internet'teki haberleşmenin izlenmesi, telefon görüşmelerinin izlenmesine benzemiyor. Internet'te bir grup kullanıcıya ait veriler bir noktadan diğerine paket halinde gönderiliyor. Yani birine ait verilere ulaşılırken, onunla birlikte başkalarına ait verilere de ulaşılmış oluyor.
FBI yetkilileri, bu tür durumlarda istibharat elemanlarının görevlerini kötüye kullanmayacağı ve başkalarına ait verilerin gizliliğinin ihlal edilmeyeceği garantisi veriyorlar. Ama kampanyayı yürütenler, teknolojide gerekli değişikliklere gidilmediği sürece izleme faaliyetlerinin askıya alınması için sonuna kadar mücadele etmeye kararlı.
Kampanyanın başını çekenlerden American Civil Liberties Union, Electronic Privacy Information Center, Electronic Frontier Foundation ve Computer Professionals for Social Responsibility, şubat ayının ortalarında Kongre'ye bir çağrıda bulundular. Talepleri, FBI programının incelemeye alınması. EPIC'in hukuk danışmanı David Sobel, "Yoldan çıkan trenin frenine basma zamanı geldi" diyor. "Kongre, FBI'a elektronik istibharat konusunda açık çek vermiş değil ki.."
Türkiye'yi de yakından ilgilendiren konuyla ilgili ayrıntılara ulaşmak isteyenler, bu grupların Web sitelerindeki bilgilerden yararlanabilir, gelişmeleri adım adım izleyebilirler.