HASTA BAKIMI TEKNİĞİ

 

HASTA BAKIM
 TEKNİĞİ

 

 

 

 

        

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

       

 

 ÖZET ÇALIŞMA

SAĞLIK ; Hastalık ve sakatlığın olmayışı değil , fiziksel , mental , ve sosyo yönden tam bir iyilik hali.

HASTALIK ; Organizmanın çeşitli nedenlerle bozulmasıyla ortaya çıkan , bir takım değişikliklerle fizyolojik , psikolojik ve sosyal sorunları da beraberinde getiren tablo.

SAĞLIK MEMURUNUN FONKSİYONLARI ;

A)                            Bağımsız fonksiyonları ; Sağlık memurunun kendi bilgi ve becerisi ile sorunları çözmesi.

B)                             Bağımlı fonksiyonları ; hekimin direktifinde sorunların çözülmesi.

C)                             Yarı bağımlı fonksiyonları ; hekimin direktifleri ile sorunlar çözülürken sağlık memurunun kendi bilgi ve becerisini de ortaya koyması.

HASTA ODASININ NİTELİKLERİ ;

·        Havalandırılmış

·        Temiz

·        Aydınlatılmış

·        Isı – nem ayarlanmış

 

HAVALANDIRMA ;

Hasta odalarında her hastaya 5 - 5,5 m² yer yüzeyi düşmeli. Karyolalar arası 70 – 80 cm mesafede olmalı. Normal bir insanın saatte 25 -30 m³ havaya ihtiyacı vardır. Oda ısısı 18 – 22 º C olmalı. Oda belirli nemde olmalı % 60 – 30.

AYDINLATMA ;

Hasta odaları ne çok aydınlık nede çok karanlık olmalıdır. Hasta odalarının aydınlatılması ; doğal ve suni aydınlatma olarak ikiye ayrılır.

a)     Doğal aydınlatma ;  Güneş ile pencerelerden aydınlatma

b)    Suni aydınlatma ; Çeşitli şekilleri vardır.

-         Direkt aydınlatma ; Işığın doğrudan göze gelmesi.

-         Endirekt aydınlatma ; Işığın kaynağından çıktıktan sonra doğrudan değil bir cisme çarparak veya süzülerek aydınlatma.

-         Semidirekt aydınlatma ; ışık kaynağından gelen  ışığın yarısının direkt olarak göze gelmesi.

-         Genel aydınlatma ; birden çok ışık kaynağının aynı oda içinde belirli mesafelerle aydınlatması.

-         Lokal aydınlatma ; bir tek ışık kaynağı ile yapılan aydınlatma.

-         Karışık aydınlatma ; hem lokal hem de genel aydınlatmanın bir arada bulunması.

FİZİKSEL MUAYENE YÖNTEMLERİ ;

1)      İNSPEKSİYON ; Çığla gözle yapılan muayene

2)    PALPASYON ; Elle dokunarak yapılan muayene

3)    PERKÜSYON ; Vücudun belirli bölgelerine elle vurularak yapılan muayene.

4)    OSKÜLTASYON ; Hasta organı veya hasta bölgeyi dinleyerek yapılan muayene.

TEDAVİ VE MUAYENELERDE HASTALARA VERİLEN POZİSYONLAR;

a)     Horizontal  pozisyon ; Sırt üstü düz pozisyon. Genel muayenelerde ve baş,karın,etraf ameliyatlarında verilen pozisyon

b)    Dorsal Rekümbent ; Sırt üstü dizle bükük. Karın , rektum , vajen muayenesi

c)     Litotomi ; Vajen , rektum ,perine ,muayene ve tedavisi,doğum ameliyatlarında verilen pozisyon.

d)     Prone pozisyonu ; Yüz üstü pozisyonu. Bütün sırt ve omurga ameliyatlarında ve müdahalelerinde verilen pozisyon

e)       Lateral pozisyon ; Yan pozisyon. Böbrek ve göğüs ameliyatlarında verilen pozisyon.

f)     Sims pozisyonu ; Sol yan pozisyon. Rektum ve vajen müdahallerin de verilen pozisyon.

g)     Secde pozisyonu ; Vajen servix ve rektumu meydana çıkarmak için verilen pozisyon.

h)     Trendelenburg pozisyonu ; Jinekolojik ameliyatlarda ve prostat ameliyatlarında verilir.

i)       Şok pozisyonu ; trendelenburg pozisyonunun yatakta yapılanı. Baş aşağıda ayaklar yüksekte.

j)      Fowler pozisyonu ; Dik oturur pozisyon.

 PRE – OPERATİF BAKIM ;  Ameliyat öncesi hastaya verilen bakım.

POST – OPERATİF BAKIM ; Ameliyat sonrası bakım.

 TIBBİ VE CERRAHİ ASEPSİ TEKNİKLERİ ;

Asepsi ; Patojen mikroorganizmaların tamamen yok edilmesi.

Medikal asepsi ; Patojen mikro organizmaların bir kimseden diğerine geçmemesi için önlemlerin alınması.

Cerrahi asepsi ; Ameliyatlarda kullanılacak alet ve eşyalar ile ameliyathanenin mikroorganizmalardan arındırılması.

Sterilizasyon ; Bir cisim veya madde üzerinde bulunan bütün saprofit ve patojen mikroorganizmaların sporlu ve sporsuz şekillerinin öldürülmesi.

Dezenfeksiyon ; Bir cisim veya madde üzerindeki patojen mikroorganizmaları öldürmek.

Septik ; patojen mikroorganizmaların ortamda varlığı.

Antisepsi ; Mikroplarla bulaşmış bir yerin, bu mikroplardan uzaklaştırılması ve öldürülmesi.

Antiseptik madde ; Antisepsi uygulamalarında kullanılan kimyasal maddeler.

Bakterisit ; Bakteriyi doğrudan öldüren.

Bakteriostatik ; Herhangi bir maddenin yayılmasını ve üremesini durdurmak.

Antibakteriyel ; Canlı bakteriye karşı etkili anlamında.

 STERİLİZASYON YÖNTEMİ;

1)      Kuru sıcak hava ile Sterilizasyon ; Kuru sıcak hava bakteriler üzerinde , nemli sıcak havadan daha az etkilidir. Bu yöntem ile sadece cam , ve metal aletler steril edilir. Pastör fırını ; içindeki ısı 150 ºC olduktan sonra 3 saat içinde Sterilizasyon olur.

2)    Nemli ısı ile Sterilizasyon ; ikiye ayrılır.

a)     Sıcak su ile Sterilizasyon ; 2 ye ayrılır.

-         Kaynatmak ile Sterilizasyon ; Bakterilerin vejetatif şekilleri suyun kaynama derecesinde çabuk ölürler. Suya % 1-2 soda ilave edilirse daha çabuk ölürler. 100 º C 15 dk kaynatılır.

-         Tindalizasyon ile Sterilizasyon ; Benmari denen cihazla yapılır. ( suyu devamlı olarak 58 -60 º C sabit sıcaklıkta tutar 3 – 4 gün içinde strelizasyon olur)

b)    Buharlı (Basınçlı) strelizasyon ; Otoklav ile yapılan Sterilizasyon.

c)     Basıçsız buharlı Sterilizasyon ; Koch kazanı ile yapılan Sterilizasyon.

d)     Yakma ve alev ile yapılan Sterilizasyon ; acil durumlarda madeni aletleri yakarak yapılan Sterilizasyon.

3)    Filtrasyon ile yapılan Sterilizasyon ; süzerek yapılan Sterilizasyon

4)    Işıklarla Sterilizasyon ; Ultraviyole , X , ve gama ışınları ile yapılan Sterilizasyon.

 OKSİJEN TEDAVİSİ;

         İnsanlar yaşayabilmek için oksijene ihtiyaç duyarlar. Vücudun tamamen oksijensiz kalmasına Anoksi denir.

         Oksijen tedavisinin uygulandığı yerler ;

·        Solunum yolu depresyonlarında ( Morfin ve barbitürat zehirlenmeleri)

·        Solunum yolları daralması , tıkanması ( astım)

·        Solunum yollarının iyi gelişemediği durumlar (pramatüre)

·        Dolaşım sistemi yetmezliğinde (miyokart enfarktüsü)

·        Kanın yeterli oksijen taşımadığı durumlar

·        Yeni doğan asfiksisinde

·        Dışarıdan oksijen alımını bozan tüm durumlar.

 OKSİJEN VERME YÖNTEMLERİ ;

1)      Nazal Kateter ; Burun yoluyla orofaraenkse sokulan sonda ile oksijen verilmesi. Oksijen %30 – 50 oranında , dakikada 5 -8 litre.

2)    Nazal kanül ; Burun içine bir miktar giren iki borucuk

3)    Oksijen maskesi ; ağız ve burunu içine alabilen maskedir.

4)    Oksijen çadırı ;

 VÜCUT ISISI ; Termometre dediğimiz civalı alet ile ölçülür. Normal insanda vücut ısısı ; 36,5 – 37 ºC dir.

BAŞLICA ATEŞ TİPLERİ ;

·        Subfebril ateş ; Akşamları 37,7 ºC geçmez. TBC de görülür.

·        Kontinu ateş ; Sabah akşam ateş farkı 1 ºC’den azdır. Vücut ısısı devamlı yüksektir. Tifoda görülür.

·        Remittent ateş ; Sabah-akşam ateş farkı 1 ºC ‘den fazladır. Sepsislerde ve TBC de görülür.

·        İntermittent ateş ; Aynı gün içinde ateşin normalden düşük ve yüksek olarak görülmesi. Ateş birden yükselir daha sonra 1-3 gün normale iner.  Sıtma ve safra yolları enf. görülür.

·        Ondulans ateş ; Bu tip ateş yavaş yavaş yükselir. Birkaç gün yüksek kaldıktan sonra yavaş yavaş düşer. Birkaç gün düşük kalır ve tekrar yavaş yavaş yükselir. Burusellada görülür.

·        Rekurrans ateş ; Ateşli devreleri ateşsiz devreler takip eder. 3-4 gün yüksek , 3-4 gün düşük olarak seyreder (39 ºC). Malta humması.

·        İrreguler ateş ; Vücut ısısının sabah yüksek akşam düşük olması.

·        Ateşin düşmesi ; Ateşin yavaş yavaş düşmesine “lizis” , aniden düşmesine “krizis” denir.

VÜCUT ISISININ ÖLÇÜLDÜĞÜ BÖLGELER ;

1)      Oral (ağız) yol ;  Termometre dil altına konur ve 3 -5 dk beklenir. 37 ºC -37,7 º C

2)    Rektal (makat) ; Termometrenin rektal yola sokulması ile alınır. 1 – 3 dk beklenir. Yetişkinlerde 37,5 º C ,çocuklarda 37,7 º C

3)    Koltuk altı (aksilla) ;   koltuk altındaki ter silinir ve derece koltuk altına ucu boşta kalmayacak şekilde yerleştirilir. 7 -10 dk beklenir. Normal insanda 36,5 º C dir.

 NABIZ VE NABIZ ÇEŞİTLERİ ;

Nabız ; Kalbin sol karıncığının kasılmasıyla , arter içine itilen kanın atardamarları genişleyip kasılması sonucu duyulan ritmik vuruşlar.

Nabzın alındığı yerler ;

-         Radial arter

-         Femoral arter

-         Temporal arter

-         Brakiyal arter

-         Fasiyal arter

-         Arterya dorsalis pedis

-         Karotis

Nabız yeni doğanda dakikada ; 100 -160 atım , yetişkinde 60 – 100 atım. Normal nabız ritmik ve belli aralıklarla olur.

         Aritmi ; Ritmik olmayan nabız.

         Bradikardi ; Nabzın 1 dk da 60 altında olması.

         Taşikardi ; Nabzın 1 dk da 100 ‘ün üstünde olması.

Filiform nabız ; Nabzın şiddetinin azalmış olmasına , dolgunluk hissinin kaybolmasına denir.

 TANSİYON ;

         Kan basıncı ; Kanın arter duvarına yaptığı basınç. Tansiyonda iki basınç vardır.

·        Sistolik Basınç ; Karıncıkların kasılması sırasında kanın atar damar duvarına yaptığı en yüksek basınç.

·        Diastolik basınç ; Karıncıkların gevşediği esnada kanın arter duvarına yaptığı en düşük basınç.

Normal kan basıncı Sistolik : 110 – 140  arası , Diastolik basınç 70 -90 mm/hg dir.

Hipertansiyon ; sistolik basıncın 140 mm/hg , diastolik basıncın 900 mm/hg den yüksek olası.

Hipotansiyon ; sistolik basıncın 90 , diastolik basıncın 50 mm/hg den düşük olması.

 LAVMANLAR ;

         Bağırsağın peristosizmini uyandırmak ,dışkıyı yumuşatmak ve çıkmasını sağlamak için yapılan rektal yoldan sıvı verilmesi.

Boşaltıcı lavmanlarda kullanılan solüsyonlar ;

·        % 9 luk serum fizyolojik

·        % 3 cc lik sabun solüsyonu

·        % 5 ‘lik Sodyumbikarbonat

·        Magnezyum sülfat(30 cc) + gliserin(60cc) + sıcak su(90 cc)

·        Zeytin yağı 38 ºC de ılıtılmış olarak

Solüsyon ısıları ; Yetişkinlerde 40º C , Çocuklarda 38 ºC ,  antipiretik  amaçlı ;

35 ºC

Solüsyon miktarı ; Erişkinlerde 1000 cc – 1500 cc , bebekte ; 50 -100 cc , oyun çocuğunda ; 300 cc , okul çocuğunda ; 500 – 1000 cc

 İLAÇLAR VE İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI ;

         Hastalıkların teşhis ve tedavisi , septumları ortadan kaldırma , hastalıklardan korunmak için kullanılan bitkisel ve kimyasal maddeler.

İlaçların kullanım amaçları ;

-         Tedavi etmek ( Radial tedavi)

-         Hastalık semptomlarını ortadan kaldırmak (polyatif tedavi)

-         Hastalıklardan korunmak (proloksi tedavi)

-         Tıbbi işlemleri kolaylaştırmak amacıyla.

Ampirik tedavi ; Hastalıkların sebebini ve ne olduğunu , ilaçların hastalıktaki rolü ve etki şekilleri bilinmeden yalnızca gözlem ve deneylere dayanılarak yapılan tedavi.

GENEL İLAÇ VERME İLKELERİ ;

·        Doğru hasta

·        Doğru ilaç

·        Doğru zaman

·        Doğru doz

·        Doğru veriliş yolu.

Drog ; Tedavi amacıyla kullanılan her türlü madde.

Biyotransfarmasyon ; Vücuda giren ilaçların karaciğerdeki enzimlerle belirli miktarda değişiklik göstermesi.

Detoksifikasyon ; İlaçların kimyasal değişikliğe uğradıktan sonra etkisiz duruma gelmesi.

Klirens ; İlaçların vücuttan atılıp temizlenmesi.

İLAÇLARIN TEDAVİ EDİCİ ÖZELLİKLERİ ;

·        Lokal Etki ; İlacın sadece belli bir alana etki göstermesi.

·        Genel etki ; İlacın tüm vücutta etkili olması.

·        Selektif Etki ; İlacın dolaşıma geçtikten sonra belli bir organda etki göstermesi.

İLAÇLARIN ETKİSİNDE ROL OYNAYAN FAKTÖRLER ;

1)      İLACIN DOZU ; Kişinin kilosuna , yaşına ,cinsiyetine , göre ayarlanmalı. Doz şekilleri

-         Maksimum Doz ; Toksik etki yaratmayan sınırdaki doz.

-         Minimum doz ; İstenilen etkiyi gösterebilecek en düşük doz.

-         Yükleme dozu ; Bazı ilaçlara maksimum doz ile başlanması.

-         İdame doz ; Yükleme dozundan sonra gelen biraz düşük doz.

-         Letal doz ; Deney hayvanlarını öldüren doz.

-         Tedavi dozu ; Maksimum doz ile minimum doz arasındaki tedavi yapacak olan en uygun doz.

2)    TAŞİFİLAKSİ ; Çabuk gelişen tolerans.

3)    VÜCUT AĞIRLIĞI ; Genelde kullanılan yetişkin dozları 70 kg içindir.

4)    YAŞ ; Kişilerin yaşlarına göre ilaçlar verilmeli.

5)    ELİMİNASYON ORGANLARI HASTALIKLARI ; Karaciğer ve böbrek hastalıklarında ilaçlar standart dozlarda verilirse birikme oluşur ve zehirlenir.

6)    İLACIN VERİLİŞ YOLU ; Veriliş yoluna göre emilim farklı olacağından doz ayarlanmalı.

7)    İLACIN VERİLİŞ ZAMANI ; Aktiviteyi etkileyen ilaçlar yatarken , sinir sistemi uyarıcıları gece , mideyi tahriş edenler tok karnına.

8)    CİNSİYET ; Bazı ilaçların etkisi cinsiyete göre farklılık gösterir.

 ETKİLERİNE GÖRE İLAÇ GRUPLARI;

ANTİBİYOTİKLER ; Canlı organizmalardan elde edilen ve bakteriostatik veya bakterid etki oluşturan maddelerdir.

ANALJEZİKLER ; Ağrı kesiciler

ANTİROMATİZMAL ; Romatizmal septomları gidericidirler.

ANTİENFLAMATUAR ; Kas gevşemesini sağlayan ilaçlar.

ANTİALLERJİK ; Alerjik septomları ortadan kaldıran ilaçlar.

ANTİEMETİK ; Bulantı kusma önleyici ilaçlar.

ANTİHİPERTANSİF ; Tansiyon düşürücü ilaçlar.

ANTİASİTLER ; Mide salgılarını azaltmak için kullanılan ilaçlar.

LAKSATİF ; Dışkılamayı kolaylaştıran ilaçlar.

ANTİDİYARETİKLER ; Diyare septomlarını ortadan kaldıran ilaçlar.

DİÜRETK ; İdrar atımı arttıran ilaçlar.

ANTİSPAZMATİK ; Düz kasların spazmını giderir.

ANTİKOAGULAN ; Kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar.

HİPNOTİK ; MSS’ye etki eden ilaçlar.

SEDATİF ; Vücudun motor fonksiyonlarına etki ederek bunların fazla uyartısını ortadan kaldırır.

LOKAL ANESTEZİKLER ; Uygulandığı bölgedeki sinirleri duyarsızlaştıran ilaçlar.

GENEL ANESTEZİKLER ; Santral sinir sistemini etkilerler.

ANALEPTİKLER ; Santral sinir sistemini uyaran ilaçlardır.

NARKOTİKLER ; Uyuşturu nitelikteki ilaçlar.

 Antogonizm ; İki ilacın birbirine zıt etkide bulunması.

Sinerjizm ; İki ilacın birbirini desteklemesi.

 Ağızdan Alınan Katı İlaçlar ;

         Kapsül , draje , tablet , pastil , granür , kaşe ,pilül

Ağızdan Alınan Sıvı İlaçlar ;

         Şurup , süspansiyon , eliksir

Deri Yoluyla Alınan Yarı Sıvı İlaçlar ;

         Losyon , merhem

Rektum Yada Vaginadan Verilen İlaçlar ;

         Spozituvar , ovül

İLAÇLARIN İTRAH YOLLARI (ATILIM YOLLARI) ;

a)     Böbrekler ile (idrar)

b)    Mide ile 8kusma)

c)     Kalınbağırsak (gaita)

d)     Solunum yolu ( buhar)

e)     Karaciğer ile

f)     Terleme ile

g)     Tükürük ile

h)     Süt ile (gebelerde)

ORDER ; Doktor istemi.

ORDER ÇEŞİTLERİ ;

·        Kalıcı Order ; Doktor yeni bir sistem verene kadar uygulanacak order.

·        Tek istem order ; Yalnız bir kullanımlık order.

·        Acil sistem ; Hemen uygulanması gereken order.

KISALTMALAR ;


 

Kapsül ; cap

Draje ; drg

Tablet ; tabl

Kaşe ; coch

Damla ; gtt

Damlalar ; gtts

Pillul ; pll

Suppozituvar ;supp

Ölçek ; ölç

Süspansiyon ; süsp

Ampul ; amp

Şurup ; syp

C.V ;Kontrovizit

P.O ;Perorol

E.E.G ; Elektro ensefolgrafi

E.K.T ; Elektro kontisit tedavi.

İ.V.P ; İntravenöz piyelografi.

Rejim 1 ; Sulu gıda

Rejim 2 ; Yumuşak gıda

Rejim 3 ; Normal gıda

R.P : Ripit (tekrar)

B.P.D ; Bol proteinli diyet

B.P.Ç.D ; Bol proteinli çocuk D.

K.D.D ; Kalp damar diyeti.

ÖNEMLİ DOZLAR ;

 

1 cc             ; 10 dizyem

1 dizyem      ; 4 ünite

1 cc             ; 20 damla

1 cc             ; 40 ünite

1 ml             : 1 cc           ; 10 dizyem            ; 1 cm³

10 ml           : 10 cc

1 gr             : 1000 mgr

10 cc           : 100 dizyem

25 cc                    : 500 damla

Bir kahve kaşığı : 4 cc su

Bir tatlı kaşığı   : 10 cc su         : 12 cc şurup

 

PARENTERAL YOLLA İLAÇ VERME YOLLARI ;

1)                 İntrakardiak ; Acil durumlarda ilacın direkt kalbe verilmesi.

2)                İntralezyonal ; Belli bir lezyonun söz konusu olduğu durumlarda kullanılır.

3)                İntraartiküler ; İlacın belli bir ekleme verilmesi.

4)                İntraarteriyel ; İlacın doğrudan belli bir organa verilmesi

5)                İntradermal ; Hastanın ilaç alerjisi olup olmadığını anlamak için yapılır.

6)                Deri altı (S.C) ; İlacın etkisinin uzun süreli olası istendiğinde uygulanır.

7)                Kas içi (İ.M) ; Oral yolla alınamayan ilaçların kasa enjekte edilmesi.

8)                Damar içi (İ.V) ; Kas içine ve oral yolla verilemeyen ilaçların damardan verilmesi.

( Sağlık memuru-hemşire sadece ; deri altı , deri içi , kas ve damar içi yolları uygular)

 İLAÇ DOZLARININ HESAPLANMASI ;

 

Soru à        10 mg’lik diazem amp. Doktor ¼ dizyem yapın dediğinde ,2 cc olan bu amp enjektöre kaç dizyem çekilir ?

 

cevap à      1 cc 10 dizyem ve 2cc de 20 dizyem olduğuna göre

2 x ¼  = 5 dizyem

 

Soru à        600 mgr lincolin ampulün 150 mgr yapılması istenmiş ve 2 cc lik  lincolin amp. Enjektöre ne kadar çekilir?

 

Cevap à      600 mgr                20 dizyem (2 cc)

 

                   150 mgr                x dizyem

 

                   x = 150 x 20 / 600 = 5 dizyem

 

Soru à        80 mgr x ilacının 3 x 1/3 yapılması isteniyorsa 2 cc olan bu ilacın enjektöre ne kadar çekileceğini hesaplayın.

 

Cevap à      2 cc = 20 dizyem

 

20/3 x 1/3  = 20/3  = 6,6 = 6,5 dizyem

Soru à        600 gr ve 3 cc olan bir ilaçtan 3x250 gr veriniz.

 

Cevap à      600 gr         (3 cc) = 30 dizyem

 

                   250 gr                  x dizyem

                   -------------------------------<

250 x 30  / 600 = 12,5 dizyem

 

Soru à        8 mgr olan ilaçtan 2 mg veriniz. İlaç miktarı 2cc.

 

Cevap à      8 mgr          2 cc

                   2mg             x cc

                ----------------------

                   2 x 2 / 8 = 4/8 = 0,5 cc  = 5 dizyem

 

Soru à        Bebek servisinde yatan bir hasta için doktor 200 000 ünit penicilin procoin verilmesini istiyor. Serviste 400 000 ünit penicilin procin 2 cc ile sulandırılıyor. Buna göre enjektöre ne kadar çekilmeli.?

 

 

Cevap à      400 000 ünit proc          (2cc) = 20 dizyem

                   200 000 ünit proc                    x dizyem

         ----------------------------------------------------------

  200 000 x 20

 ---------------- = 10 dizyem = 1 cc

    400 000

 

Soru à        1 gramı 3,5 cc ile sulandırılan roceptin ilacından doktor 400 mgr verilmesini istiyor. Buna göre enjektöre ne kadar çekilir?

 

 

Cevap à      1 gr = 1000 mgr               ve      3,5 cc = 35 dizyem

 

         1000 mgr roceptin           35 dizyem

         400  mgr roceptin           x dizyem

         --------------------------------------<

            400 x 35              

------------ = 14 dizyem = 1 cc + 4 dizyem

   1000

 İ.M ENJEKSİYON UYGULAMASI ;

         İlacın kas içine verilmesi. Kan damarlarına ve sinirlere rastlamamalı ve büyük kaslara yapılmalı.

1)      GLUTEA BÖLGE (KALÇA KASI) ;Koksik ile krista iliaka anterior superiora hayali bir çizgi ile birleştirilir. Bu çizgi üç eşit parçaya ayrılır dışta kalan üçte birlik kısma yapılır. Koksiksle , krista iliaka superiordan geçen bir daire çizilir bu dairenin dörtte bir dış kısmına İ.M yapışır.

2)    DELTOİD KASI ; Omuz başından 4 parmak alta yapılır.

3)    FEMUR KASI ; Üst baldırın yan kısmı, femur başından 4 parmak aşağıya dizden 4 parmak yukarıya uygulanır. Bebek ve çocuklara uygulanır.

Z TEKNİĞİ ;

         Demir gibi tahriş edici ilaçlar z tekniği ile verilir. Enjeksiyonun yapılacağı yerdeki deri bastırılarak 3-4 cm itilir ve enjeksiyon 90 derecelik açı ile yapılır. İlaç verildikten sonra iğne çıkartılır ve deri serbest bırakılır.

 SUBCUTAN (SC) ENJEKSİYON ; (DERİ ALTI)

         Deri altındaki gevşek bağ dokusuna sıvı verilmesine denir. 15 º açı ile 2 ml ye kadar ilaç verilir. İnsülin bu yolla verilen ilaçlardandır.

 TÜRKİYEDE KULLANILAN İNSÜLİN ŞEKİLLERİ VE ÖZELLİKLERİ;

KRİSTALİ İNSÜLİN ;

·        Kısa etkili

·        Berrak görünümlü

·        Etkisi ½ - 1 saatte başlar 6 saatte biter

·        İ.V , İ.M , S.C yapılır

·        Geçici süre kullanılır

·        İ.V yapılabilir

·        Serum içine verilebilir

 N.P.H İNSÜLİN

         * Orta etkili

         * Bulanık görünümlü

         * Etkisi 4-6 satte başlar 24 saat sürer

         * S.C yapılır

         * Damar içine kesinlikle yapılmaz

         * Uzun süreli tedavide kullanılır.

 İNSÜLİN KULLANMADA DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR ;

-         Buz dolabında saklanmalı

-         45 º açı ile deri altına girilmeli

-         Yapılmadan önce 2-3 saat oda sıcaklığında bekletilmeli.

-         Şişe çalkalanmamalı

-         Enjeksiyon yeri her gün değiştirilmeli

-         İnsülin yapıldıktan 15 dk sonraya kadar yemek yenmemeli.

 

Soru à        Ordere göre ; Hastaya 16 ünite İnsülin yapılması gerekiyorsa , İnsülin enjektörüne kaç dizyem İnsülin çekilmelidir?

 

Cevap à      1 dizyem      4 ünite

                   X dizyem     16 ünite

                   -----------------------

                   16 x 1

           x=  ----------  = 4 dizyem İnsülin çekilmeli.

                       4

 

İNTRA DERMAL ( DERİ İÇİ ) ENJEKSİYON ;

         Deri içine yapılan enjeksiyon şeklidir. Ön kolun iç yüzünün orta kısmına uygulanır. Yapılma amacı çeşitli testlerin sonuçlarını gözlemek.

         Bu yolla ;

a)     Serolojik testler ( Tetanos serumu) ;

b)    Antibiyotik testi ( penisilin) ; 15 -20 dk sonra okunur.

c)     Tüberküloz testi ; 48 -72 saatte okunur.

d)     Aşırı duyarlılık testi ( çiçek tozu) ; 15 -20 dk okunur.

e)     P.P.D testi ; 72 satte okunur

f)     BCG testi ; 72 saatte okunur

g)     Serum testi ; 30 dk okunur.

Desensitizaston ; Uzun bir zaman içinde, gittikçe artan dozda allergen vererek kişinin o maddeye karşı duyarlılığını kırmak.

 İNTRA VENÖZ ENJEKSİYON ( İ.V) ;

     Damar içi enjeksiyondur. Kan alma veya damar içine ilaç vermek için kullanılır. Kullanılan damarlar ; Çocuklarda temporal ven , büyüklerde kolda brakial venler , dorsal pleksus , bacakta femoral ven , ayakta dorsal kavis , dorsal pleksus.

İ.V VERİLEN SIVILARIN DAMLA SAYISINI HESAPLAMA ,

 

FORMÜL ;                         günlük sıvı miktarı x 20 gtts

              Damla sayısı = -----------------------------------  = …………… damla

                                                      24 x 60

 

Örnek ;  24 saatte gidecek sıvı miktarı 2000 cc ise  dakikada kaç damla gitmeli?

 

                                               2000 x 20 gtts

Cevap ;        damla sayısı = ---------------------------- = 28 damla.

                                               24 x 60

 

İ.V VERİLEN SIVILARIN GİDECEĞİ SAATİN HESAPLANMASI;

 

                                                Total sıvı x 20

FORMÜL ;            saat = ---------------------------------  = ……………saatte

                                               24 x 60 x 3

 

 

Örnek ;        Hastaya total sıvı olarak 200 cc serum takılacak. Kaç saatte gider?

 

 

                                               2000 x 20

Cevap ;                  saat = ------------------------  = 9 saat 12 dk.

                                               24 x 60 x 3

 

İ.V SIVI VERİLİRKEN OLUŞABİLEN KOMPLİKASYONLER ;

1)      İNFİLTRASYON ; Ödem , yanma , ağrı , soğukluk , renk değişikliği. Kola turnike bağlanır ödem az ise soğuk uygulama yapılır. Çok ise sıcak uygulama yapılır.

2)    TROMBOFLEBİT ;  Acı , yanma , sertlik , şişme , damar boyunca kırmızı çizgi. Sıcak uygumla yapılır.

3)    KAN VOLÜMÜNÜN ARTMASI ; T.A yüksek , boyun veni şişkin , dispne vardır, Fowler pozisyonu verilir , sıcak uygulama yapılır.

4)    EMBOLİ ; T.A Düşer , Taşikardi , siyanoz , şuur kaybı. Damara 10cc den fazla hava gittiyse ölüm oluşabilir.

CUT DOWN ;

         Normal iğne ,  intraketle veya kelebek iğneyle damara girilemediği durumlarda damara girmek için yapılan cerrahi müdahale.

 

ORGANİZMA VE SU ;

         Sağlıklı bir insanın vücudunda % 60 – 70 su bulunur. Yetişkin bir insan günde 2500 -2600 ml suyu içerek veya besinlerle yiyerek vücuduna alır.

Organizmada sıvı dağılımı ; Vücut sıvıları iki bölüme ayrılır.

SIVI KAYIPLARI (Dehidratasyon) ;

a)     İzotonik Dehidratasyon ; Sodyum ve su kaybı bir aradadır.

b)    Hipertonik Dehidratasyon ; Aşırı terleme , diüretiklerin fazla kullanımı sonucu oluşan su kaybıdır.

c)     Hipotonik Dehidratasyon ; Yanıklarda görülür.

SU KAYBI ORANLARI VE BELİRTİLERİ ;

-         % 1 – 3  su kaybı --- belirtiler à Susama ,tükürükte azalma , dil çatlaması

-         % 5 – 9   su kaybı --- belirtiler à Susama , dil çatlaması , halsizlik ,yüksek ateş ve yüksek nabız.

-         % 10 -15 su kaybı --- belirtiler à Delirium , sağırlık , böbrek yetmezliği

-         % 20 – 25 su kaybı --- belirtiler à Dehidratasyon , deride buruşma , kan damar dışına çıkar , hipotansiyon

-         % 26 – ve üstü su kaybı --- belirtiler à Kan akımı azalır , atıklar atılamaz , metobolitik asidoz , koma ,ölüm.

 

Hipertonik hipervolemi ; Vücuda aşırı oranda serum fizyolojik verilmesi.

Hipotonik hipervolemi ; Vücuda aşırı oranda su verilmesi.

İzotonik hipervolemi ; Vücuda aşırı oranda izotonik verilmesi.

Hiponatremi ; Plazmadaki sodyumun normalden eksik olası.( normal değer 142 – 145 m eq/lt)

Hipernatremi ; plazmadaki sodyumun normalden fazla olması.

Hipopotasemi ; Serum potasyumunun normalin altına düşmesi.

Hiperpotasemi ; Serumdaki potasyumun normalden fazla olması. ( normal değer K= 3,5 – 5 m eq/lt)

Hipokalsemi ; Plazmadaki kalsiyumun normal düzeyinin altına düşmesi.

Hiper kalsemi ; Plazmadaki kalsiyumun normal düzeyinin üstüne çıkması. ( normal değer Ca; 4,5 – 5 m Eq/lt)

Hipomagnezemi ; serumda mağnezyumun normal düzeyinin altına düşmesi.

Hipermagnezemi ; serumda mağnezyumun normal düzeyinin üstüne çıkması.           ( normal değer Mg ; 1,5 – 2 m eq /lt)

ASİT BAZ DENGESİ ;

Eriyiklerin pH ‘sı 7 den küçük ise asit eriyik , 7 den büyük eriyiklere baz eriyik denir.

Bazı vücut sıvılarının pH değerleri

-          Saf su                    : pH  7

-         Arteryal kan  : pH  7,45

-         Venöz kan      : pH  7,35

-         İdrar            : pH  6

-         Saf mide suyu : pH  1 -2

-         Bağırsak sıvısı         : pH  6,7  - 7,7

-         Pankreas sıvısı         : pH  7,6 – 8

VÜCUTTA PH DENGELEYEN SİSTEMLER ;

A)       Hidrojen iyonlarının ekstra selüler sıvıda dilüe olması ; Besinler hücrelerde yanarken ortama asit ürünleri verirler.

B)        Tampon sistemler ;

1)      Bikarbonat – Karbonik asit tampon sistemi ;

2)    Fosfat tampon sistemi

3)    Protein tampon sistemi

4)    Hemoglibin tampon sistemi

C)        Solunum sistemi ;

D)       Renal sistem ;

ASİT BAZ DENGESİ BOZUKLUKLARI ;

ASİDOZ ; MSS depresyondadır vücutta mental durgunluk gözlenir.

ALKALOZ : MSS aşırı duyarlıdır. Kişide tedirginlik gözlenir.

Metabolitik asidoz ; Vücuttan böbreklerle atılamayan asit iyonlarının yoğunluğunun artmasıyla veya böbreklerde aşırı şekilde bikarbonat iyonunun kaybedilmesiyle metabolitik asidoz oluşur.

Metabolitik alkaloz ; Böbreklerde hidrojen iyonlarının kaybedilmesi.

Solunum asidozu ; Çeşitli sebeplerden dolayı solunum fonksiyonu azalan kişilerde ortaya çıkar.

Solunum alkalozu ; Pulmonerlerde Hiperventilasyon artmasından dolayı oluşur.

 

KAN ;

KANIN YAPISI ; Kan,plazma adı verilen sıvı ile , şekilli elemanların (eritrosit , lökosit , trombosit) karışımından oluşur.

SERUM ; Kanın pıhtılaştıktan sonra üstte kalan sıvı kısma serum denir.

PLAZMA ; İçinde antikaogulan madde bulunan tüpe konan kanın hücreleri tüpün dibine yoğunlaşır. Üstte kalan sarımtırak renkteki sıvıya plazma denir.

         Kanın pH % 7,4 , özgül ağırlığı ; 1050 – 1060 , alyuvarların özgül ağırlığı ; 1080 – 1090.

ERİTROSİTLER ; İçinde bulundukları hemoglobinden dolayı kana kırmızı rengi veren hücrelerdir. Kemik iliğinde oluşurlar. 1 mm³ kanda erkeklerde ; 5 -5,5 milyon , 1 mm³ kanda bayanlarda 4 – 4,5 milyondur.

         LÖKOSİTLER ; 8 – 15 mikron çapındadırlar. Plazmadaki taneciklerine göre ikiye ayrılırlar. 1) Gronolosit (tanecikliler)  , 2) Agronülositler (taneciksizler)

         TROMBOSİTLER ; Kemik iliğinde yapılan çekirdeksiz ve oldukça büyük olan kan hücreleridir. 1 mm ³ kanda 150 – 300 bin tanedirler.

PIHTILAŞMA MEKANİZMASI ;

         Yaralanma ile beraber trombositler hasara uğramış endotel ile temas edince,temas faktörü tromboplastin’in açığa çıkmasına neden olur. Açığa çıkan tromboplastin trombositleri yapışkanlığını arttırır.

         Karaciğerden salgılanıp plazmada bulunan protrombin , kalsiyum iyonları ile (Ca ++) ve tromboplastin etkisiyle trombin’e dönüşür . trombin de plazmada eriyebilen fibrijoni , fibrine çevirerek pıhtılaşma gerçekleşir.

KANIN GÖREVLERİ ,

·        Solunum görevi ; Dokulara oksijen taşımak

·        Besin görevi ; hücrelerin beslenmesi için gerekli maddeleri taşır.

·        Yıkama ve zararlı maddeleri giderme görevi ;

·        Isı iletme görevi

·        Elçi maddeleri taşıma görevi

·        Savunma görevi

KANIN SAKLANMASI ; Kan donörden steril torbada alınır. Hemen kullanılmayacaksa + 4 º C, + 6 º C ‘de 21 gün saklanabilir. Kan taşımak için dahi olsa 1 saatten fazla dışarıda kalmamalı sarsmamalıdır. Hastalıklı kanlar (VDRL ,AIDS) 121 ºC de otoklavda yok edilmelidir.

KAN GRUPLARI ;

İçindeki reseptörlere göre kan grupları 4 e ayrılır;

·        A grubu kan A reseptörü taşır. β aglütinini taşımaz

·        B grubu kan B reseptörü taşır. ∞ aglütinini taşımaz

·        AB grubu kan AB reseptörü taşır. ∞ β  aglütinini taşımaz.

·        0 grubu kan 0 reseptörü taşımaz. ∞ β aglütini taşır.

Bir insana kan transfüzyonu gerekiyorsa önce kendi kan gurubundan aranır bulunamaz ise 0 gurubundan alınır.

 

                                      0

        

         A                                                      B

 

 


 

                                      AB

 

 

 

RH FAKTÖRÜ ;

         Kan nakli yapılana bazı kişilerde kendi grubundan kan verildiği halde ağır kötü neticeler görülmüş, nedeni ise eritrositlerin aglütinasyonu olduğu anlaşılmıştır. Eğer kişiye kan verilirse organizma antijene karşı antikor oluşturur bu faktörün bulunduğu kişiler de RH (+) denir. İnsanların % 85 de bulunur. Bulunmaz ise RH (-) .

 

LAM METODU İLE KAN GRUBU VE RH TAYİNİ ;

·        Lam üzerine anti A , anti B ve anti D serumu üzerine yeterince kan damlatılır.

·        Kan ve serumlar bir baget ile karıştırılır.

·        Lam öne arkaya hafifçe sallanarak aglütinasyon olup olmadığına bakılır.

·        Sonuç 2 dk içinde alınır.

 

KAN

GRUPLARI

ANTİ A SERUMU

ANTİ B SERUMU

ANTİ D SERUMU

 

A

(+)

(-)

 

(+)

 

B

(-)

(+)

(-)

 

AB

 

(+)

(+)

 

 

0

(-)

(-)

 

 CROSS MATCH ( ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMA ):

         Hasta kanı ile hastaya verilecek olan şişe kanın , uygun olup olmadığını saptama işlemidir. Hasta kanı ile dönor kanı ayrı ayrı tüplere konarak 2dk 1000 devirli bir santrifüj cihazında çevrilir. Daha sonra iki lam üzerine birine A diğerine V yazılarak birer damla serum ve kan damlatılır. Ve ikisi karıştırılır aglüntasyon gözlenir.

 SEDİMANTASYON ;

         Kanın şekilli elementlerinden olan eritrositlerin çökme hızına sedimantasyon hızı denir. Bu hız normal bir bayanda saatte ; 0 – 15 mm (ortalama 8mm) , erkeklerde 0 -6,5 mm (ortalama 4 mm) , çocuklarda 0 – 1 mm . enfeksiyon hastalıklarında ve doku harabiyetinde bu hızlar artar. (50 mm). Sedimantasyon ölçümü tok yapılmaz.

KANDA YAPILAN MİKROSKOBİK TETKİKLER ;

1)      KAN HÜCRELERİ SAYIMI (HEMOGRAM) ; Kan hücrelerinin 1 mm³ kandaki sayısının belirlenmesi. Kan yoğun olduğu için sayımı zordur bu yüzden uygun eriyiklerle sulandırılır.

2)    ERİTROSİT SAYIMI ; 1 mm³ deki eritrosit miktarını belirlemek için yapılır. Thoma sayma lamında 225 kare sayılır 20 000 ile çarpılır

3)    LÖKOSİT SAYIMI ; Thoma lamına konarak 16 büyük kare sayılır 200 ile çarpılır.

4)    TROMBOSİT SAYIMI ; 1 mm³ deki trombosit miktarını belirlemek için yapılır.

5)    HEMOGLABİN MİKTARINI BELİRLEME ; Kandaki hemoglobin miktarını belirlemek için yapılır.  Normal değerler ; erkeklerde 14 -17 gr , kadında 12 -15 gr

6)    HEMATOKRİT ; Normal değer ; kadında , % 36 -46 , erkekte , % 42 – 52.

7)    SEDİMANTASYON ; Normal değer ; 1 saatte erkekte ; 1 -9 mm , kadında  6 – 12 mm

8)    GLİKOZ MİKTARININ BELİRLENMESİ ; Normal değerler ; % 80 – 120 mg

9)    PROTEİN MİKTARININ BELİRLENMESİ ;

o       Total Protein ; % 6 -8 gr

o       Albumin ; % 3,8 – 6,7 gr

o       Globulin ; % 1,2 – 3,2 gr

10) N.P.N (arka azot veya bakiye azot) ; Normal değer ;%25 – 40 mgr

11)  SERUMDA TOYAL LİPİT MİKTARI ; Normal değer ; % 530 – 765

12) KOLESTROL ; Normal değer % 150 – 190 mgr

13) TRİGLİSERİD MİKTARI ; Normal değer %70 – 130 mgr

14) KAN ÜRE MİKTARI ; Normal değer ; % 20 – 50 mgr.

 

KAN TRANSFÜZYONUNDA GÖRÜLEBİLECEK REAKSİYONLAR.

A)    Hemolitik reaksiyonlar ; Neden kan grubu uyuşmazlığıdır. Belirtiler; ateş , titreme , sarılık , dispne ,siyanoz , kas ağrıları. Tedavi ; Böbrek fonksiyonları normale dönünceye kadar diyaliz.

B)     Febri reksiyonlar ; Sık kan transfüzyonu yapılan hastalarda görülür. Belirtiler ; ateş , titreme , adele ağrıları , öksürük. Tedavi ; kan damla hızı düşürülür , ateş düşürücüler verilir.

C)     Alerjik reaksiyonlar ; En sık görülen reaksiyonlardır. Deri tahrişi ve kaşıntı ile kendini gösterir. Kan transfüzyonu yavaşlatılır ve anti histaminikler verilir.

D)    Anaflakti reaksiyon ; Nadir görülür. Belirtiler; solunum güçlüğü , siyanoz, taşikardi , hipotansiyon , şok. Tedavi ; transfüzyon kesilir. Şoka karşı tedbir alınır.

E)     Septik ( mikrobik) reaksiyonlar ; Nadir görülür fakat öldürücüdür. Reaksiyon çabuk gelişir, belirtiler ; ateş , üşüme , titreme, baş ağrısı , kusma  , kanlı ishal ( bu olaylar 1-2 dk içinde gelişir). Tedavi ; kan transfüzyonu kesilir , sıvı verilerek plazmanın hacmi arttırılır.

F)     Dolaşım yüklenmesi ; Yaşlılarda  , kalp hastalarında kan transfüzyonun hızlı yapılması sonucu olabilir.  Belirtiler ; akut sol kalp yetmezliği , dispne ,taşikardi , kuru öksürük , akciğer ödemi. Tedavi ; transfüzyon durdurulur , diüretikler verilir, oksijen verilir.

G)     Gecikmiş reaksiyonlar ; 1 ile 6 ay sonra ortaya çıkabilen reksiyonlar.

 

KAN TRANSFÜZYONU KONTRENDİKASYONLARI ;

a)     Yaygın akciğer hastalıklarında

b)    Kalp hastalıklarında

c)     Kan vizikozitesinin arttığı hallerde

d)     Böbrek hastalıklarında kan transfüzyonu kontrendikedir.

 

KATETERİZASYON ; Sonda ile mesanenin içindeki idrarın boşaltılması

LAVAJ ; İlgili organın içinin yıkanması

GAVAJ ; Ağız ile beslenemeyen hastaların özel yöntemlerle beslenmesi

TÜBAJ ; Mideye uygulanır. Amaç tanı.

 

PANSUMANLARDA KULLANILAN DEZENFEKTAN MADDELER ;

 

·        Hidrojen peroksit ( oksijenli su ) ; Yanıklar hariç tüm pansumanlarda kullanılır.

·        Potasyum permanganat ; Deri ve mukoza antisepsisi.

·        Potasyum klorat ; ağız bakımında

·        Asit borik ; Dokuları tahriş etmez. Yara ve ekzema gibi lezyonların temizlenmesinde kullanılır.

·        Alkol ; Antiseptik olarak kullanılır

·        Hidroklorik asit ; Vücut salgıları dezenfeksiyonunda kullanılır.

·        Teintured’iode ; deriyi tahriş edici özelliği vardır. Yara üzerinde bırakılmaz.

·        Haksakloropen ; Deri temizliği için kullanılır.

·        Lizol ; Vücut akıntılarının temizliğinde kullanılır

·        Mersol ; Kuvvetli bakteristik özelliği vardır. Tendürtiyotun kullanılmadığı yerlerde kullanılır.

·        Gümüş nitrat ; bakteriostatik özelliği vardır.

·        Rivanol ; Akıntılı enfekte yaralarda ve yanıklarda kullanılır.

Özeti Hazırlayan:Ufuk Tan Doğan YILDIZ

ANASAYFA

1