br>Counter


TÜRK ERKEĞİ NASIL BİRİDİR?..
Konuğum olan kadın bunu sorunca ben de düşündüm.Gerçekten Türk erkeği kimliğinin belirğin çizgileri neydi? Ama bakalım Türk erkeği diye bir prototip var mıydı,yoksa insanların kolayına geldiği için mi böyle düşünülüyordu? Türk erkeği Fransız kadını Amerikan kızı gibi bütün bir toplumu kapsayan değerlendirmeler yapılabilir miydi? Konuğum Erkekleri bir türlü anlayamadığını,belkide Türk erkeklerinin kendine özgü özellikleri olduğunu düşündüğünü söylediği zaman da ona katılamadım. Türk erkeklerinin değil de her erkeğin,hahta her insanın ayrı özellikleri olduğunu düşündüğümü söyledim. Bence,böyle standartlaştırmalar kolay hükümler vermeye yardım ediyordu ama,insanın özelliklerini gözardı ederek yanılmalara neden oluyordu.Konuğum düşüncelerime pek katılmadı.Başka kadınlarla yaptığım görüşmelerde de, Türk erkeği konusundaki düşüncelerin belirgin olduğunu gördüm.Bu konudaki görüşleri birleştirince,ortaya şu özellikler çıktı:
BENCİLDİR...
Kendini çok önemser.Her şeyin kendi dediği gibi olmasını isrter.Bunun da,kendi istediği için değil de doğrusunun o olduğu için yapılmasının istediğini söyler.Eğer isteklerine karşı çıkarsanız,kavga hazırdır.Bir an bile istediğinin benimsenmiyeceğinden kuşku duymaz.Bencildir,bencil olduğunuda kabul etmez.
SUSKUNDUR...
Az konuşur,Ağzından kerpetenle laf çıkar.İlk tanıştıklarında çok konuşur,sonra da ağzını bir kapar pir kapar,Ne olup bittiğini sorarsanız,ağzında bir şeyler geveler,o kadar.Sanki sır küpüdür mübarek.Ona aldırmayıp da siz konuşmaya çabalasanız,pek dinlemediğini anlarsınız.Siz de kendinizi geveze yerine koymaktansa susarsınız.
SEVDİĞİNİ SÖYLEMEZ,KIZDIĞINI SÖYLER...
Hoşuna gittiğini bildiğiniz bir şey yaparsınız,ağzınınaçıp tek söz bile söylemez.Beğenip beğenmediğini sorarsınız,iyi olmuş falan gibi bir şeyi lütfen söyler. Sen artık beni sevmiyorsun deseniz,sevdiğini ama illede bunu söylemek mi gerektiğini söyler.Ama kızdığı bir şey olursa hiç geçiktirmeden söyler.Söylerken de sizi incitmekten hiç çekinmez.
POHPOHLANMAKTAN ÇOK HOŞLANIR...
Siz onu pohpoohlayın da ne olursa olsun. Pohpohlanmaktan çok hoşlanır.Hatta pek doğru olmassa bile kuşku duymaz.Kendine çok güvenir ya da öyle görünür.Hele erkekliğini cesaretini her şeyi çok iyi düşündüğünü pek zeki olduğunu herkesin onu çok beğendiğini söylerseniz,çok hoşlanır.Aslında sizin böyle düşünmeniz de yetmez,başkalarının da böyle düşündüğünü söylemeniz gerekir.Yanlışlarında da başkalarının suçlamak gerekir.Onun yanlış yaptığını söylerseniz dehşetli kızar,sizin onu anlamadığınızı,zaten budala olduğunuzu rahatça söyler.
HASTALIĞINDA ÇOK MIZMIZDIR...
Atmasına tutmasına bakmayın,hastalığında çok mızmızdır.En küçük kırıklığında oflamaya puflamaya başlar.Küçük bir çoçuk gibi ilgilenmenizi,bakmanızı bekler.Hastalığını abartmanızdan çok hoşlanır.Ama siz hastalanırsanız canı çok sıkılır.Pek bir şeyiniz olmadığını,hastalanmaktan hoşlandığınızı söyler.Hele yatıp dinlenmek isterseniniz,size adamakıllı kızar.Kendinize bakmadığınızı,üşütüp hastalanmak için bahane aradığınızı söyler.
BİZİM DEMEZ,BENİM DER...
Evdeki her şey onundur.Onun televizyonu çok iyi görüntü vermektedir.arabasının bakıma verse iyi olcaktır,oğlu yakışıklidır,kızı çok iyi okumaktadır.Sizi neredeyse unutmuştur.Hayatın ortak lduğunu bir şey alınacağı zaman hatırlar,sonra da çabucak unutur.Yaşanan her şey onundur,siz de eklenti gibi uzaktan bakarsınız.Ne diyeceksiniz ki?
GÖZÜ HEP DIŞARIDADIR,KENDİNİ DON JUAN SANIR..
Başka kadınların kendini beğendiğini sanır,bundan da çok hoşlanır.Başkalarının yanında hemen değişiverir.Kadınların hoşuna gitmek için olmadık şeyler yapar.Aşırı kibarlaşır ,konuşkan biri olur,fıkralar anlatır,iltifatlar eder,siğaralar yakar.O hevesle sizi de ilgiliymiş gibi davranır ama eve dönünce eski hamam eski tastır.değişen bşr şey yoktur.
Ama başka bir erkek sizi beğenince müthiş öfkelenir.Sizi suçlamaktan hiç çekinmez.Sizin.başkalarının ilğisini çekmek için hareket ettiğinizi söyler.Siz de aynı şeyleri ona söylerseniz,kendisinin her zaman beğenildiğini,kadın ruhunu çok iyi anladığını söyler.Sizin ruhunuzu neden çok iyi anlamadığını soramazsınız.
AİLESİNİN AĞZINA BAKAR...
Ailesini ziyaret edip döndüğü zaman,neler konuşulduğunu hemen anlarsınız.İçerideki elektriğin boşu boşuna yandığını söyler,yemeklerin fazla yapıldığından söz eder.Müsrif olduğunuz konuşulmuştur.Sevgili oğullarının kıymetli paracıkları,savruk gelinin elinde pul olmuştur.Yeni bir elbise diktirmesi gereklidir,siz de oğulcuklarının kendini ihmal ettiğinin konuşulduğunu anlarsınız.Giyim kuşam meraklısı kadından oğullarına sıra gelmemektedir.Biraz sabırlı olursanız hepsini anlarsınız.Ailesiyle konuştukları birer birer ortaya çıkar.onların söylediği her şey doğrudur.Hepsi de kısa zamanda unutulur ya.
EN KÜÇÜK AKSİLİKTE PANİKLER...
Öyle kasılmalarına,kurumlanmalarına bakmayın,en küçük aksilikte panikler.Sıkıntılar,oflamalar,içine kapanmalar hemen başlar.Size düşen de anlayışlı olmak,merak etmemesini,her şeyin çaresinin bulunacağını söylemektir.Baştan karşı çıkmasına aldırmayın,siz bunlarda ısrar edin,hoşuna gidecektir.Her zaman desteklenmeye ihtiyacı vardır.Karşılaştığı güçlükleri büyütmeye bayılır.Dünyada bir onun başına geliyormuş gibi davranır.Önce şaşar,sonrada böyle güçsüz olmasına alışırsınız.Sakın olayın önemsiz olduğunu söylemeyin,çok kızar.Düşüncesiz olduğunuzu,hayatınız mahvolurken kayıtsız kaldığınızı söyler.Siz çok önemser gibi yapın ama çareler bulmak da sizin işinizdir,unutmayın.
GELECEKTEN HEM KORKAR,HEM DE HİÇ DÜŞÜNMEZ...
Sık sık eline geçen fırsatları değerlendirmediğinden yakınır.Herkes neler yapmış,nelerin sahibi olmuştur ama kendisi fırsatçı davranmadığı için kaybetmiştir.Sonlarının ne olcağı belli değildir.Bu gelecek korkusu,yakasını hiç bırakmaz.Ama,eline geçen parayı har vurup harman savurmakta da üstüne yoktur.Biraz diş sıkıp dabir şeyler yapmanın gerektiğini söylediğiniz zaman onu anlamadığınızı,hayatını kısıtladığınızı söyler.Siz yaşamayı bilmiyorsunuzdur.Arkadan da müsrif olduğunuz gelecektir.Sizin dikkatsizliğiniz yüzünden paralar çarçur olmaktadır.Ne dediğinizi bir türlü anlatamazsınız.
SİZİN SÖYLEDİĞİNİZ ÖNEMSİZ,BAŞKALARININ SÖYLEDİĞİ ÖNEMLİDİR...
Bir şeyler söylersiniz,kabul etmez.Ama aynı şeyi başkaları söylerse doğru olur.Bunun öyle çok örneği vardır ki.Siz,aynı şeyi daha önce söylediğinizi ama kabul etmediğini,bunu başkalarından duyunca nasıl da kabul ettiğini söylerseniz,aynı şey olmadığında direnir durur.Bir şeyin doğru olduğunu başkalarından duyması neden gereklidir,bunu anlayamazsınız.Sizin hakkınızda bile iyi bir şeyi başkalarından duyarsa sevinir,bunu da size söyler.Siz de neden kendi aklıyla hareket etmediğini kendinize sorar durursunuz.
HEM İLGİSİZDİR,HEMDE KISKANÇTIR...
Size karşı ilğisini belli edecek bir şey yapmaz.Ne tatlı bir söz,ne de bir günü hatırlama,ne bir demet çiçek.Ama ne zaman ki size gösterilen küçücük bir ilğiyi farkeder,aman tanrım,dünyanın en kıskanç erkeği karşınızdadır.Meğer nelere dikkat edermiş de siz bilmezmişiniz.Sçlarınız neden öyle yapılmışmış?bluzunuzun yakası açıkmış o nasıl oturmaymış öyle.Siz artık saçlarınızın ne zamandır öyle olduğunu bu bluzu kaçıncı giyişiniz olduğunu anlatın durun,faydası yoktur.Yapacağınız şey sadece onu sevdiğinizi,onun gibi yüce Tanrının nimeti bir erkeğiniz varken kime bakacağınızı durup dinlenmeden söylemektir.
ERDAL ATABEK...
ERKEKLER KADINLAR İÇİN NE DÜŞÜNÜYOR?
Erkeklerin kadınlar için ne düşündüğü hep merak konusudur.Bu konuda da bütün erkeklerin aynı kefeye konulması söz konusu olamaz.Ama gündelik konuşmaların yansımaları,özellikle erkeklerin kadınlara karşı davranışları,bu düşüncelerin izdüşümünü taşımaz mı?
Biz de duyduklarımızın,gördüklerimizin bazılarını aktararak,belki kadınlarımızında kimi konularda düşünmesine yardımcı oluruz diye düşündük.
1.KADINLAR EVLENDİKTEN SONRA ÇOK DEĞİŞİR...
Evleninceye kadar çok dikkatli,kibar,sevecen davranan kadınlar,evlendikten sonra değişirler.Artık erkek benim oldu diye düşünürler,kendilerini ihmal ederler,dikkatsiz,ilgisiz olurlar.Oysa asıl evlendikten sonra kadının kendisine dikkat etmesi gerekir.Erkeğin karşısına kendine bakmadan çıkan kadın,bir süre sonra erkeğin ilğisizliğinden yakınmaya başlar.Oysa,bunu kendisinin düşünmesi gerekir.Sonradan yakınmanın yararı olmaz.
2.KADIN ERKEĞİN ARKADAŞI OLMAYI BİLEMEZ...
Erkeğin kadından beklediği en önemli şey,onun kendisiyle arkadaş olmasıdır.Oysa kadın hele evlendikten sonra,evin gereksinmelerini,evin temizliğini,ya da başka şeyleri öne alır,erkekle arkadaş olmayı unutur.Kimileri bunu daha baştan bilmez.Erkek yavaş yavaş kendini yalnız hissetmeye başlar.Oysa erkeklerin kendini anlatmaya,iyi kötü günlük olaylarını paylaşmaya gereksinmesi vardır.Kadının bunlarla ilğilenmemesi,konuşmaya zaman ayırmaması,erkeğin de ona hiçbir şey söylememesiyle sonuçlanır.Bu da,erkeklerin başka bir kadın arkadaş aramalarına neden olur.
3.GÜNLÜK SIKINTILARIN SÖYLENECEĞİ ZAMANI BİLMEZ...
Daha kapıdan girerken erkeğe günlük sıkıntıları anlatmaya başlar.Elektrik faturası çok gemiştir.Bu evde elektriklere dikkat edilmemektedir.Oğlanın okul durumu iyi değildir.Baba olupta çoçuğun ders durumuna bakmamaktadır.Bugün çok yorulmuştur.Elbette bunlar anlatılacaktır ama bir zamanı yok mudur?Şöyle bir içeri girilip biraz dinlenilmelidir,yemek yenmelidir.Ondan sonra konuşulurken bunlar da anlatılacaktır.Sonra hep kötü şeyler mi olmuştur?Biraz da iyi şeyler konuşulmamalı mıdır?İnsanın biraz da yüzü gülse kıyamet mi kopar?Kadınlar bir şeyin zamanını bilmezler,insanın canı sikıldıktan sonra da yüzü gülmez olur.O zaman da Sanki senin yüzün pek mi gülüyor? diye takaza edilir.
4.KADINLAR AŞIRI KISKANÇ OLUR...
Biraz geç kalsan,asık bir surat,kuşkucu bakışlarla karşılaşırsın.Sen istediğin kadar Yahu,bizim canımız burnumuzdan geliyor,sen neler düşünüyorsun? de,hiç faydası olmaz.Buruk bir sesle Neredeydin gene? diye sorulur.Hele o gene yok mu,insanın cinini tepesine fırlatır.Ne genesi?Be nerde olurum? Kırk yılda bir İhsan geldi,çocuğun anlatacakları vardı,bir yerde biraz oturduk,bunlar da dert olurmu?deyiverir.Tanrım,bir başlar susturana aferin derim.Canım burnumdan gelir.Kadın kıskanır,anlarım ama bir şey olurda kıskanır,bizim ki öyle değil,vallahi kıskançlık sevgiden mevgiden değil,herif elimden gidiverirse korkusu.Esir olduk bunlara esir.Kadınları dinlersen,onlarında anlatacağı,çok şey vardır ama erkeklerin kadın kıskançlığından yakınmaları az buz değil.
5.KADINLAR İŞ SORUNLARINI EVE GETİRİR...
Yorgun argın eve gel,kadının iş sorunlarını dinle.İşyerinde Selma diye biri var,onunla anlaşamıyor.Selma'nın şefle arası iyiymiş,bütün işleri bizimkine yüklüyormuş,Selma da bütün gün oturuyormuş.Belkide öyledir ama ben ne yapayım?Gidip de şefiyle kavga mı edeyim?Kızım,herkezin işyerinde sorun olur,bunu kendi çapında halleder,kimini görmezden gel,diyorum.Hayır,bitmiyor,Evde bir Selma sorunu,iş sorunu sürüp gidiyor.Yardım edebilsem neyse,benim ne faydam olur,gidip konuşsam büsbütün zıtlaşacaklar.Bıktım,kazancım yetse hepsinin canı cehenneme,çık işten gel evinde otur diyeceğim.Hoş onu da istemez ya,bu kez de evde bunaldım diyecek,biliyorum.Bunaldım kaldım.
6.SÜREKLİ KÖTÜMSERLİĞİ İÇ KARARTIYOR...
Gelecekle ilgili karamsarlık,kadınların içine işlemiş.Geleceğe ilişkin bütün tahminleri ilerde sefil olacağımıza ,bakanımız olmayacağına yönelik. Bunda da baş sorumlu erkek oluyor.Erkeğin geleceği düşünmediğini sürekli vurguluyor,elimize geçeni har vurup harman savurduğumuzu,bir kenara birkaç kuruş koymayı düşünmediğimizi söyleyip duruyor.Zaten elimize geçen ne? olsa bile bunu daha iyimser söyleyebilir.Hep gam,hep kasvet,insanın içi kararıyor.İnsanın Aman canım,ne olursa olsun demesine yol açıyor.Bunu söyleyincedaha beter suçlanıyoruz.Sonu gelmez bir kötümserlik.
7.HER ŞEYDE SUÇLU ARAMAYA ALIŞMIŞ...
Hala başımızı sokacak bir evimiz yokmuş.Suçlusu ben deniz (yani erkek).Evi çok dağıtıyoruz.Suçlusu biz.Çok yoruluyormuş,Suçlusu gene biz.Artık böyle yaşamaktan bunalmış.Suçlusu ben.Düşünce haklı yanları var ama bunları birilerini suçlayaraksöyleyince,insan da kendini savunmak zorunda kalıyor.Böyle suçlayarak konuşacağına derdini güzel güzel anlatsa,insan da anlamaya çalışır değil mi?Ya hiçbir şey söylemiyor ya da patlayıp hepimizi suçluyor.Biz de sıkıntılıysak kavga hazır.Bilmiyorum neden böyle oluyor.
8.ARKADAŞLARININ ÇOK ETKİSİNDE KALIYOR...
Kadınları anlamak mümkün değil.Arkadaşları arasındaki konuşmaların çok etkisinde kalıyor.Akşam evdeki konuşmalardan o gün hangi arkadaşıyla konuştuğunu anlıyorum.Eşyalar eskimiş,artık değiştirmemiz lazımmış.Tamam diyorum,bugün Hayriyelere gidilmiş,Hayriye,evdeki eşyalara kafayı takmış bir arkadaşı.Gider dolaşır,nerede mobilya kaça,arar durur.Artık biliyorum.
Saçlarını yeni bir biçime sokmak istiyormuş,bu kafayla dolaşan kalmamışmış.Tamam,bugün Belma'yla görüşüldü.O da saçlarını,cilt kremlerini filan tutturur.Kadının bakımlı olması iyi güzelde,bizimkinin kendi fikri olsun istiyorum.Yahu,sen kendine bak,saçında başın da kendine uygun,ne fıkfıklanıyorsun desem,bitti.Herkesin kendine nasıl baktığı,berberden bilmem ne salonlarından çıkmadığı,kendinin en küçük ihtiyacının bile göze battığını dinle dur.
9.AİLESİNİN ETKİSİNDE KALMAKTAN KURTULAMADI...
İnsanın ailesiyle bağları elbette olur.Ben, anneni babanı terk et,görme demiyorum.Ama aile içindeki bütün eleştirileri benimsemesi canımı sıkıyor.Tabii bunları böyle açık açık söylemiyor ama tavrından anlıyorum.Onların da hala bizim hayatımızı kendilerine göre düzenlemekten vazgeçmediler.İnsan da kalkıp Kendi hayatınızu iyi düzenledinizde sıra bizimkine mi geldi?diyemiyor.Aslında dinlesen,bizimkilerde bunu yapar ya ben kulak asmam.Kaç kere Biz kendi işlerimize aileleri karıştırmayalım diyorum,bana öyle diyor ama gene de oraya gidip geldiginde anlıyorum ki doldurulmuş.Artık yapacak bir şey yok,ben de anlamazdan geliyorum.Gene de zaman zaman tartışmalarımızın konusu.
10.ÇOÇUKLARIN SORUNLARINI BENDEN SAKLIYOR...
Bu da bir dert.İyi niyetle yaptığını biliyorum ama sonunda yanlış oluyor.Çoçukların sorunlarını kendi çözmeye kalkışıyor.Benden tatsız bir tepki falan gelmesin diye yapıyor olmalı.Ama yanlış bir kere,sanki çoçukları sade kendisi düşünüyormuş da biz ilğisizmişiz gibi oluyor.Sonra da çoçuklar gizli saklı işlere alışıyor.Benden saklayıp da ne olacak,iş bir yerde gelip bana ulaşıyor.O zaman ne oluyor? Bana geldiğinde daha da karışmış bir sorun.Şunu zamanın da bana söylese.Yok yorğunmuşum,yok işlerim zaten beni sıkıyormuş falan filan hayır bunlar değil,işin aslı böyle alışmaları.
Ben duyduklarımı,gördüklerimi anlatmaya çalıştım.Bunlar önemlida olabilir,önemsiz de.Ama sizin için çok önemli olan şey,erkeğin gözüyle ara sıra kendinize bakmayı bilmenizdir.Şu sayılan dökülen sorunların hiçbiri sizinle ilğili olmayabilir ya da bir ikisi söz konusu olabilir.Ama,erkek arkadaşınızın ya da eşinizin sizi nasıl gördüğünü merak etme akıllılığını gösterin,sonuç ikiniz içinde iyi olacaktır.
ERDAL ATABEK...