Kadının
Mehrin Tamamına Hak Kazandığı Durumlar
Kadın mücerred evlilik akdi ile mehir üzerinde hak sahibi olamaz.
Cinsel temas, sahih halvet veya eşlerden birisinin ölümü kadını, mehir üzerinde hak
sahibi kılar. Aşağıda bunları kısaca açıklayacağız.
1) Cinsel temas (zifaf):
Evlilikte ilk cinsel birleşme ile kadın mehrin tamamı üzerinde hak
sahibi olur. Mehir peşin konuşulmuşsa bunu teslim alma hakkı doğar. Hatta bu durumda
kadın mehri teslim almadıkça cinsel temastan kaçınma hakkına sahiptir. Mehir sonraki
bir vadeye bağlanmışsa, vadesi gelmedikçe istenemez. Evlilikte cinsel temas veya sahih
halvet sonucunda kadının mehrin tamamma hak kazanması şu ayete dayanır: "Bir eş
yerine başka bir eş alırsanız, onlardan birine yükler dolusu mal vermiş olsanız
bile, ondan bir şey geri almayın." (en-Nisa',
4/20)
Burada evliliğin sahih veya fasit olması sonucu değiştirmez. Hatta
kadınla cinsel temasın hayız, nifas, ihram, oruç veya itikat durumlarında olması da
sonucu etkilemez. Çünkü koca cinsel temasla hakkını aldığı için, buna karşılık
kadının da mehir üzerindeki hakkı kesinleşir. Mehir miktarı daha önce evlilik
sırasında belirlenmemiş ise, ya sonradan karşılıklı rıza ile belirlenir ya da
emsal mehir gerekir. Ayette şöyle buyurulur: "Birbirinize kaynaşıp başbaşa
kalmışken ve onlar sizden kuvvetli bir ahit almışken, verdiğinizi nasıl geri
alabilirsiniz." (en-Nisa', 4/21.) Bu ayetteki, "kaynaşıp başbaşa kalmak" anlamına
gelen "ifda" cinsel temas olarak tefsir edilmiştir. İşte cinsel temasla bir
hak halini alan mehir, artık ödenmedikçe veya hak sahibi olan kadın tarafından
borçlu koca bu konuda ibra edilmedikçe düşmez. (bk.
el-Kasanî, a.g.e., II, 291 vd.; eş-Şirazî, el-Mühezzeb, II, 57 vd.; İbn Kudame,
el-Muğni, VI, 716; ez-Zühayli, el-Fıkhu'l-İslami ve Edilletüh, VII, 289)
2) Sahih halvet (eşlerin başbaşa kalması):
Sahih bir nikahla evli bulunan eşlerin, kimsenin görmediği ve
istekleri dışında kimsenin giremeyeceği kapalı veya kapalı sayılan bir yerde
yalnız olarak kalmalarına "sahih halvet" denir. Başbaşa kalmaya engel
sayılan durumların da bulunmaması gerekir. Eşlerin yanında üçüncü bir kişinin
bulunması, karı-kocada cinsel birleşmeye engel bir durumun olması, hastalık,
küçüklük, ay hali, farz oruçlu olmak, farz veya nafile hac için ihramda bulunmak
başba'şa kalsa bile eşler için cinsel temas engeli sayılan haller arasındadır. (İbn Abidin, Reddü'l-Muhtar, II, 465) Eşlerin bu engellerle birlikte başbaşa kalmasına ise "fasit
halvet" denir. Mesela; düğünden önce trafik kazası
geçiren nikahlısının başında hizmet için hastanede kalan kadının bu başbaşa
kalışı fasit halvet niteliğinde olup mehre hak kazandırmaz.
Sahih halvetin sonuçları şunlardır:
a) Bu halvetten sonra eşler boşanırsa kadın mehrin tamamına hak
kazanır. Eğer mehrin miktarı konuşulmamışsa emsal mehir gerekir. Burada kadın
evlenmeyi istediği bir erkekle, cinsel temas engeli olmayan bir ortamda başbaşa
kaldığı için, daha sonra boşanma olunca kadının yeniden evlenmede, önceki
şartlarla eş bulması güç olabilecektir. İşte bu eksikliğin mehirle giderilmesi
hedeflemiş olmalıdır (bk. en-Nisa, 4/21).
b) Yine bu şekilde boşanan kadın iddet bekler. İddet süresince
nafaka ve halvetten en az altı ay sonra doğacak çocuğun nesebinin babaya bağlanması
gibi haklardan yararlanır. (ez-Zühayihi, a.g.e.,
VII, 292; Döndüren, Delilleriyle İslam Hukuku, s: 287. Ş.İ.A. "Mehir" mad.,
IV, 110)
3) Eşlerden birisinin ölümü:
Sahih evlilikte, cinsel temastan önce eşlerden birisinin ölümü
durumunda, kadının önceden miktarı belirlenen mehrin tamamına hak kazandığı
konusunda görüş birliği vardır. Çünkü ölümle nikah akdi feshedilmiş olmaz,
belki mali sonuçlarını doğrurarak sona erer. Mehir de bunlar arasındadır. Ancak
vefat eden kadın olursa, mehri mirasçıları isteyebileceği için bunlar arasında
kocası da vardır. Bu yüzden koca mehirden kendi miras payı olan dörtte bir veya ikide
bir miktarı düşebilir.
Çoğunluk müctehitlere göre cinsel temastan önce eşlerden birisi
ölür ve daha önce mehir miktarı belirlenmiş olmazsa kadın mehr-i misle hak kazanır.
Delil Abdullah b. Mes'ud (ö. 32/652)'un naklettiği şu hadistir. "Cinsel
temastan önce kendisi veya kocası vefat eden kadın için daha önceden bir mehir
konuşulmamışsa emsal mehir gerekir. Bunda ne aldatma ve ne de hile olmaz. Kadın iddet
bekler, miras hakkına sahip olur". Ashab-ı kiramdan Ma'kıl İbn Sinan, ibn
Mes'ud'a şöyle dedi: Hz. Peygamber Vaşık kızı Berva' hakkında senin naklettiğin
gibi hüküm vermişti." (Ebu Davud, Nikah, 31;
Nesai, Talak, 57; İbn Mace, Nikah, 18; Darimi, Nikah, 47)
4) Kadının kocasının evinde bir yıldan çok kalması:
Malikîlere göre, kocasının evinde cinsel temas olmaksızın en az
bir yıl kalan kadın mehrin tamamına hak kazanır. Hanefi ve Hanbelilere göre ise bu
süre içinde eşler herhangi bir tarihte yalnız başbaşa kalmışlarsa (sahih halvet)
kadın mehre hak kazanır. Aksi durumda mehir gerekmez. (ez-Zühayli, a.g.e., VII, 292, bk. İbn Rüşd, a.g.e., II, 20)