MÜLKİYET
- MİLKİYET
Arapça'da
(M-L-K) kökünden gelen kelime hem mülk ,hem de milk olarak okunmaktadır. Mülk
daha ziyade siyasî iktidar ve hüküm koyma manasına kullanılmıştır.ı
"Lehû'l Mülk" (mülk O'nundur, bununla "Hüküm koyma" hakkı
kasdedilir. Kur'ân-ı Kerîm'de "Davud (a.s) kıssası" beyan
buyurulurken: "Onun nıülkünü de kuvvetlendirdik. Ona hikmet ve fasl-ı
hitab verdik"2 buyurulmaktadır. Müfessirler bu âyet-i kerimedeki
"mülk" ten maksadın siyasî güç, zafer ve büyük ordular olduğunu
kaydetmektedirler.3 Esasen mülkün Allahû Teâla (cc)'ya ait olduğunu beyan
buyuran ayet-i kerimelerin tamamında kasdın hüküm koyma olduğu hususunda müfessirler
ittifak halindedirler.
Milk
kelimesi ise, daha ziyade mala sahip olma manasına kullanılmıştır. Ancak
Türkçe'de mülkiyet, saltanat manasına kullanıldığı için fazla
yaygınlaşmamıştır. Osmanlı döneminde sultanlara "Allah mülkünüzü daim
kılsın" şeklinde dua etmek âdet haline dönüşmüştür. Günümüzde siyasî
iktidar manasındaki "mülkiyet" ile, mala sahip olma manasında
kullanılan "milkiyet" kavramları birbirine karışmıştır. Genellikle
"mülkiyet" kullanılır.
Şimdi
milkiyet kavramı üzerinde duralım. İmam-ı Kasani; milkiyet, tasarrufa konu
olabilen mal-ı mütekavvim üzerinde, tasarrufta bulunabilmek için Şâri'nin
(Allah ve Rasûlünün) bahşetmiş olduğu yetki ve iktidardır" tarifini esas
almış. İbn-i Hümam Fethû' l-Kadir isimli eserinde: "Mülkiyet, bir mani
bulunmadıkça doğrudan doğruya kullanılabilen şer'i şerifin bahşettiği yetki ve
iktidardır"5 hükmünü zikrediyor. Dikkat edilirse her iki tarifte de;
milkiyet'in teşekkülü için şer'i şerifin bahşetmiş olduğu yetki ve iktidarın
bulunması şart görülmektedir. Bu noktada "haram, milke konu olur mu?"
sualine cevap bulmak mecburiyetindeyiz.
Resûl-i
Ekrem (sav): "Gerçekten Allahû Teâla (cc) şarabı haram kılmıştır. Şimdi
kimin elinde ondan bir şey olduğu halde bu hüküm kendisine ulaşırsa, artık onu
ne içsin ne de satsın" emrini verdiği bilinmektedir. Bunu duyan sahabe-i
kiram elleri altında bulunan bütün şarapları döktükleri mütevatir haberlerle
sabittir. Yine Resûl-i Ekrem (sav)'in şarapla ilgili olarak: "İçilmesini
haram kılan Allahû Teâla (cc) alışşini de (ticaretini de) haram kılmıştır"
diyerek, şarabın, milk olamıyacağı konusunda ittifak halindedirler. Dolayısıyla
"haram" kat'iyyen milkiyete konu değildir. Haram yolla zengin olan
bir kimse zekât veremiyeceği gibi, bu kazancıyla hacca da gidemez. Alauddin
el-Haskafi ed-Dürrü' l Muhtar isimli eserinde "Hacc" bahsinin hemen
girişinde "haram malla hacca gitmek haramdır" hükmünü zikreder. İslâm
dininde haram yolla elde edilen milkiyet kabul edilmemiştir.
KAYNAKLAR
(1)
İbn-i Manzur, Lisanû'l Arab, "Milk" maddesi, Ayrıca İbn-i Nüceym,
el-Esbah ve'n Nezai, İst: 1257, c. II, sh. 202 vd.
(2)
Saad sûresi: 20. Geniş bilgi için bkz. Mecmuatu't Tefasir, İst: 1979 Çağrı Yay.
c. V, sh. 67 vd. (Gadı Beyzavi B1.)
(3)
İmarı-ı Suyutî, Lübâbü'n Nükûl, Kahire; Darû'1 İhya Neşri, c. II, sh. 136.
Ayrıca İbn-i Kesir, Tefsirû'I Kur'ân'il Azim, Beyrut 1969, c. IV, sh. 30.
(4)
İmam-ı Kasanî, el-Bedaiû'I Senai fi Tertibi-ş Şeria, Beyrut:1974, (2. bsm.), c.
VII, sh.128.
(5)
İbn-i Hümam, Fethû'I Kadir, Beyrut: 1316, D.Sadr Mtb. c. VI, sh. 248.
(6)
Sahih-i Müslim, İst:1401, Çağrı Yay. c. II, sh.1206, Had No: 67 (1578)
K.Müsakat:12.
(7)
İmam-ı Mâlik, el-Muvatta, İst: 1401, Çağrı Yay. c. II, sh. 846, K.Eşribe: 5.