NOGAYLARDA GìYìM VE KUSAM KÜLTÜRÜ

Bir toplulugun giyimi, yasadiklari bölgenin iklimi ve hayat sartlari ile yakindan ilgilidir. Bu bakimdan Nogaylar gibi uzunca bir süre bozkirda yasamis olan bir Türk toplulugunun giyimi de bu ortama uygun bir tarzda olusmus, bozkirin sartlarina ve gereklerine uygunluk göstermistir. Ancak daha sonralari yerlesik hayata geçtikleri yerlerde de bu giyim tarzi degisiklige ugramistir. Bahattin Ögel, kiyafet tarihinin metodolojisini incelerken, elbise yapmak için gerekli malzemenin o memlekette bulunup, bulunmadigini incelemenin zorunlu oldugu hususu üzerinde durmaktadir. Bu da geçim kaynaklari ile giyim arasindaki iliskiyi ortaya koymaktadir.

Bozkirda yasayan Türk topluluklarinda hayvancilik en önemli geçim kaynagidir. Özellikle bu topluluklar, küçükbas hayvanlardan azamî ölçüde istifade etmekteydiler. XVI. Yüzyilin basinda Özbek ordusu ile Kazaklara karsi savasa katilan Fazlullah b. Ruzbihan bozkirdaki insanin küçükbas hayvanlardan nasil yararlandigini su sekilde izah etmektedir: "Koyunlarin barsaklarindan yay kirisi, midesinden de okluk yaparlar. Koyunun eti de çok bereketli bir nimettir. Bir kaç yil kullanmak üzere kuruturlar. Koyunun basini da Kazaklar akrabalarina ikram ederler. Yününden öncelikle kendilerine gömlek, geri kalani ile de savan yaparlar ve vücudlarini da onunla sararlar."

Bozkirda yasayan Nogaylarin da bu sekilde küçükbas hayvanlarin derilerinden yararlanarak kiyafetlerini hazirladiklari anlasilmaktadir. Bu durumu Seydî Ali Reis de tasdik etmektedir. O, Nogaylarin koyun derisinden kürkleri oldugunu belirtmektedir. Bununla birlikte özellikle iç giyim bakimindan Nogaylarin degisik kumaslara ihtiyaç duyduklari da anlasilmakta olup, bu kumaslarin az bir kismini kendilerinin imal ettigi, geriye kalan bölümünü ise diger bölgelerden temin ettikleri de kaynaklarda belirtilmektedir.

XV. ve XVI. yüzyillarda Nogay Ordasi'nin güçlü oldugu devirlerde Nogaylar Moskova'dan çuha, her türlü elbise ve keten bezi almakta ve Buhara'daki Nogay kervansaraylari vasitasiyla da Çin ipekleri ile çesitli kumaslar temin etmekteydiler. XVI.-XVIII. yüzyillarda Nogaylar, kürk altina giyecek elbise dikmek için ìran basmasi, kadinlarin kullandigi basörtü için Rus keteni, dikis dikmek için de iplik halinde ipek satin alirlardi.

Bundan baska elbiselerini seritlemek için ipek kaytanlar ve kordonlar, nakis islemek için sahte ve hakikî altin telden iplikler, her türden elbise için de çesitli iplikler de satin almaktaydilar. Bu ithal mallari genellikle zenginler temin edebilirlerdi. Fakirler ise evlerde üretilen kumaslarla yetinmek zorundaydilar. Kiyafetleri kadinlar elleriyle dikmekte olup, dikis makinalari ancak XX. yüzyilin basinda Nogaylarda görülmeye baslamisti.

Gündelik erkek kiyafetlerini su sekilde tasvir etmek mümkündür: Bir erkegin kiyafeti göçebe hayat tarzina ya da yerlesik hayat biçimine göre uyarlanmisti. ìçe giyilen gömlek tunik biçiminde idi. Dizlere kadar uzanan bu gömlek genellikle salvarin içine sokulur, bazi zamanlar da serbest birakilirdi. Bu gömlekler genellikle basmadan yapiliyordu.

Giydikleri poturlar bir çok toplulukda oldugu gibi genis dikimli idi. Kemer yerine uçlari püsküllü, yün ipliginden bir kaytan sicim kullanilirdi. Gömlek üstüne kolsuz ceket giyerlerdi. Bir de "yelen" dedikleri astarsiz hafif bir kaftanlari bulunmaktaydi. Nogaylarin hafif üst giysisi olarak giydikleri ve "sepken" diye isimlendirdikleri deve çuhasindan yapilan bir tür giysileri de vardi.

Erkekler üst giyim olarak ince keçeden yapilmis genis omuzlu yamçilar- kepenekler giyerlerdi ("yamis"). Yamis boyun kisminda ince bir deri ile tutturulurdu. Bu yamislar Nogaylari yagmur, kar, soguk ve sicaktan korurdu. Kisin hafif iç giyimin üstüne kislik kürk ("ton") giyerlerdi. Kuzu kürklere ise "eltir ton" denmekteydi. Kürkler genellikle uzun olup, dizlerin altina kadar uzanmaktaydi. Kisin postekiden ya da çuhadan eldivenler yaparlardi. Bu eldivenlerde yalnizca bas parmak ayri tutulmustu. Eldivenlere nakisla süslemeler yapmaktaydilar.

Erkek giyiminde önemli bir aksesuar da "bel bagi" dedikleri ince kemerdir. Bu kemerin madenî tokasi ve kayis askilari bulunmaktaydi. Üzerine siyah ya da altin sarisi oyma yapilmis levhaciklar takilmisti. Kemere, kirmizi veya siyah marokenden imal edilmis bir kin içinde bir hançer ya da biçak asilmaktaydi.

Nogaylar baslarina çesitli tipte serpuslar giymekteydiler. Bu serpuslar keçeden, posttan veya kumastan olmaktaydi. Her yastan Nogay'in giydigi kislik sapka ("börk") koyun postundan yapilmaktadir. Nogaylarda degisik tipde ayakkabilara rastlanmaktadir. En yaygin olani halkin çok giydigi "idiriq" denen ayakkabidir. "Qon sariq" denilen bir çariklari daha bulunmaktadir ki, bu çarik önden kapalidir ve deri bir kaytanla baglanir. Türkistan'daki Türkler de bu tür ayakkabiyi günlük hayatlarinda daimî surette giymektedirler.

Günlük kiyafetlerin yaninda bayram ve tören kiyafetleri de bulunmakta idi. "Aba" dedikleri cübbe bayram-tören kiyafeti olarak görülmekteydi. Aba, Adige kiyafetine benzemektedir. Abayi genellikle yaslilar ve din görevlileri giymekteydi. Silahlar ve teçhizat ise erkek kiyafetinin ayrilmaz bir parçasiydi.

Kadinlarin giyimi de biçim bakimindan erkeklerin kiyafetlerine benzemektedir. Nogaylarin içinde kadin giyimi konusundaki en orjinal degisiklikler Kuzey-Bati Hazar bölgesindeki Nogaylarda görülmüstür.

Kadinlarin iç kiyafeti "istan" olarak isimlendirilmektedir. Bu kiyafet biçim bakimindan erkeklerin pantolonlarina benzemektedir. Istan basma, saten veya ipekten dikilebilir. Istanin üstüne tunik biçiminde bir gömlek giyerler, bu iç gömlekdir. Bu gömlegin üstüne de dis gömlek giyerlerdi. Bu dis gömlegi ise aslinda elbise gibi kullanan Nogay kadinlari, bu elbise gömlegin üzerine kisa ipekten bir de kaftan giymekteydiler. Diger bir üst giysi ise "siba" adini verdikleri elbisedir. Siba uzun ve vucuda oturan korsajli bir elbisedir. Kisin içi tüylü kürkler de giymekte olan Nogay kadinlari, bir üst giyim olarak ev isleri yaparlarken önlük de takmaktaydilar.

Geleneksel kadin basliklari çok çesitlidir. "Taqiya" ve "qunduz börk", "oqa börk" gibi çesitleri bulunmaktadir. Genç bir kadin evlendikten sonra evli oldugunu gösteren beyaz bir basörtüsü takmaktadir.

Çocuklarin kiyafetleri ise yetiskin erkeklerin giydikleri kiyafetlerle hemen hemen aynidir. Ancak çocuklarin kullandiklari kiyafetler daha rahat ve sadedir.

Nogaylarin dügün törenlerinde giyim ise su sekilde bir manzara ortaya koyuyordu. Önce gelinin kiyafetine bir göz atalim. Gelinin elbisesi genelde kirmizi ipek elbiseden, ipek salvardan, dize kadar uzanan gerdan bölümü gümüsle islenmis açik renkli duvakdan meydana geliyordu. Büyük tokali genis kemeri ise gümüstendi.

Gelinin saçlarini dümdüz tararlar ve daha sonra da örerlerdi. Örülmüs saçlara küçük akçelerle süslenmis kurdelalar takarlardi. Gelinin basinda gümüsle süslenmis bir özel baslik bulunuyordu.

Bu basligin üzerine büyük bir kunduz börk, daha sonra ise kirmizi bir kumas doluyorlardi. Bu kirmizi kumas evlendikten sonra beyaz bir kumasla degistirilirdi. Gelinin dügün ayakkabisi ise deri iskarpindi. Nogay töresine göre dügün kiyafet ve esyalari gelinin kendi elleriyle süslenmeli ve yapilmaliydi. Bu onun isseverliginin ve yeteneginin de bir göstergesi olarak kabul edilmekteydi.

Takilara gelince, XVIII. yüzyilda Nogay gelinleri burunlarina hizma takmaktaydi. Ayrica küpe, yüzük gibi aksesuarlar da kullanilmaktaydi. Bütün gelin kiyafetleri ve takilari kizin babasi tarafindan temin edilir ve damat hiç bir elbise göndermezdi. Bazi Nogay gruplarinin elbiselerinde farklilik görülürdü. Kuban Nogaylarinin gelinleri Adige gelinlerine benzer sekilde giyinmekteydiler.

Damat, dügünün diger istirakçileri gibi besmetten olusan bir kiyafet giyer,koyun derisinden yapilmis bir baslik takar, yumusak tabanli sahtiyan çizme giyerdi.

Yas kiyafetleri ise kadinlar için önemliydi. Erkekler için yas kiyafeti diye bir husus söz konusu degildi. Onlar sadece 40 gün tras olmazlar, yeni elbise giymezlerdi. Kadinlar yas elbisesi olarak siyah elbise giyerlerdi. Yas elbisesi siyah elbise ve beyaz basörtüsünden olusurdu.

Sonuç olarak: Nogay Türklerinin kiyafetlerinin bozkir kültüründen etkilendigi görülmekle birlikte, buna tesir eden baska faktörlerin de bulundugu görülmektedir. Genellikle deri mamûlleri, giyeceklerinde hâkim unsur olarak görülmekte olup, bunun yaninda özellikle iç giyimde çesitli kumaslarin kullanildigi da anlasilmaktadir. Bu kumaslarin bir çogu diger ülkelerden getirilmekte olup, bitkilerden elde edilen ürünlerle yapilan dokumacilik konusunda fazla ileri olmadiklari da gözlenmektedir. Bu durum onlarin topraklarinda uzun süre bu tür dokumacilik için yeterli hammaddenin yetistirilmemis olmasi ile izah edilebilir. Bununla birlikte oldukça genis bir giyim kültürüne sahip bulunduklari da söylenebilir.

Nogaylardaki bu kültürün diger Türk topluluklari ile bir çok bakimdan benzerlikleri bulundugu gibi, onlarin bazi yönlerden Kafkasya'daki diger topluluklarla kültür alisverisi içinde bulunduklari da tesbit edilmektedir. Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giris, Cilt: V (Ankara, 1991), s. 2.
Mehmet Alpargu, Yeniçagda Kazak Türkleri (Ankara, 1996), s. 64.
Seydi Ali Reis, Mir'at ül Memâlik, Baskiya Hazirlayan: Necdet Akyildiz (ìstanbul), s. 96-97.
ì. H. Kalmikov - R. H. Kereytov - A. ì. Sikaliyev, Nogaytsi (Çerkessk, 1988), s.121.
Kalmikov ve digerleri, s. 123,
Kalmikov ve digerleri, s. 126.
S. Gacieva, Oçerki ìitorii semya i braka u Nogaytsev (Moskova, 1979), s. 28.

Gaciyeva, s. 130.

                                                                                       Doç. Dr. Mehmet ALPARGU