SPOR HEKİMLİĞİ

Dr. Soner Akkurt                                                                                                                           02 Aralık 2006   

Giriş
DR. SONER AKKURT
SPOR HEKİMLİĞİ
SAĞLIK BİLGİLERİ
AYYILDIZ SPOR
E-POSTA

 

 

        Tarihçe: İlk Çağlardan beri insanlar birbirleri ile yarışmalar yapmalarına rağmen yapılan bu aktivitelerin faydalı etkilerinin olduğunu geç anlamışlardır. Daha sonraları bu hareketlerin etkileri tedavi amaçlı kullanılmıştır. Bu konudaki en eski bulgular M.Ö. 800-1000 yıllarında Hindistan’daki Atharda-Verda yazıtlarında tespit edilmiştir. Tarihçilere göre ise ilk spor hekimi, M.Ö. V. yüzyılda hasta ve yaralıları egzersizle tedavi eden Herodicus’tur. Daha sonra, Hipokrat pekçok hastasını egzersizle tedavi etmiş ve bu tedavinin önemi hakkında yazılar yazmıştır. M.S. II. yy.’da Galen, yaralı gladyatörleri tedaviyle görevlendirilmiş ve böylece belirli aktivite türleriyle özel olarak uğraşan ilk hekim olmuştur. XI. yy.’da İslam dünyasının en büyük hekimlerinden İbn-i Sina ‘’El Kanun’’ isimli tıp kitabında egzersizlerin hastalıklardan koruyucu ve tedavi edici etkilerinden bahsetmiştir.         

          Yakın çağda beden eğitimi konusundaki ilk bilimsel çalışmaların başlangıcı 1854 yılında Edward Hitchcock tarafından Massachusetts’de açılan Amherst Kolej’idir. Prof. Hitchcock takım doktorluğu kavramını da ilk kez bu okulda gerçekleştirmiştir. 1885’te kurulan Amerikan Sağlık, Beden Eğitimi ve Rekreasyon Birliği tüm yönleriyle egzersizin etkilerini incelemeye başlamış ve bu alandaki gelişmelerin başlangıç noktasını oluşturmuştur.       1928 yılında  Dr. Laterject ve Dr. Knoll’un çabalarıyla Uluslararası Spor Hekimleri Birliği kurulmuştur. 1952 yılında Uluslararası Spor Hekimliği Federasyonu (FIMS) adını alan bu kuruluş, spor hekimliğinin hızla gelişmesine öncülük etmiştir. XX. yy. 2. yarısında rekreasyonel ve yarışmacı olarak spor yapanların sayısındaki olağanüstü artış, sporla tıbbın birlikteliğini ve işbirliğini de yoğunlaştırmıştır. Böylece değişik branşlardaki hekimlerin sporculara ve spora katkısı incelenmeye başlanmıştır. Türkiye de 1966 yılında FIMS'e üye oldmuştur.

        Tanım: Spor hekimliği, sadece takım doktorluğu ile sınırlı olmayan aynı zamanda koruyucu ve tedavi edici hekimliği de kapsayan multidisipliner bir uzmanlık dalıdır.     Başlıca çalışma alanları Spor fizyolojisi, spor travmatolojisi ve sportif rehabilitasyon dur.

            FIMS'e göre Spor Hekimliği;Elde edilen sonuçları koruyucu hekimliğe, tedaviye, rehabilitasyona ve sporcuya uygulamak için hareketin, antrenmanın, sporun ve hareketsizliğin her iki cinsten ve her yaştaki normal ve hasta bireyler üzerindeki etkilerini araştıran teorik ve pratik tıp dalıdır.

            Buna göre spor hekimliği uzmanının görevleri şunlardır:

1- Yaralanmış sporcuların tanısını koymak, tedavisini yapmak, onların uygun şekilde rehabilitasyonunu sağlayarak en kısa zamanda aktif spor yaşamına döndürmek. Yaralanmış bir kişiye hekimin yapacağı ilk girişim tanıyı koyup tedaviyi başlatmaktır. Ancak yaralı kişi sporcu ise onu yalnızca sağlığına kavuşturmak yeterli değildir; sedanter kişilerden farklı olarak sporcuya önceki performans düzeyini kazandırmak gereklidir. Bu amaçla spora ve sporcuya özgün rehabitasyon proğramlarını uygulaması gerekir.

2- Çeşitli spor branşlarında, o spora özgün en sık görülen yaralanma tiplerini ve oluş mekanizmalarını inceleyip önleyici tedbirlerin alınmasına yardımcı olmak.

3- Periyodik kontrollerle sporcuların sağlık durumlarını ve performanslarını izleyip optimal düzeyde devam etmesini sağlamak.

4- Değişik spor dallarında performans geliştirebilecek en uygun antrenman yöntemlerinin fizyolojik temellerini araştırmak ve antrenörle işbirliği yaparak uygulamaya koymak.

5- Yüksek irtifa, hipotermi, hipertermi, hava kirliliği vb. gibi değişik çevre koşullarının sportif performansa etkisini araştırmak, sporcunun değişik çevre ortamına uyumunu kontrol etmek.

6- Her yaşta yapılabilecek sportif etkinlikler bulunduğunu gözönünde tutarak bireyleri tıbbi kontrolden geçirmek ve sonuçlara göre kişiye özgün egzersiz reçeteleri hazırlamak.

7- Çocukluk çağlarından itibaren fiziksel ve antropometrik ölçümlerle birlikte ebeveynle ilgili bilgileri de dikkate alarak, çocukları spora yönlendirmede yardımcı olmak.

8- Hareketsiz yaşayan insanların karşı karşıya oldukları riskleri araştırmak ve bu kişilerin sağlıklı bir bedene sahip olabilmalari için nasıl egzersiz yapabileceklerini araştırmak,

9- Kronik hastalıklı kişilerde (Diyabet, Hipertansiyon, Obesite, Aterosklerotik kalp hastalıkları, Depresyon, Kanser, Dejeneratif eklem hastalıkaları vb.) egzersizin bir tedavi amacı olarak nasıl kullanılacağını belirlemek.   

            Dünya'da SporHekimliği:Günümüzde spor hekimliği bazı ülkelerde tıpta ayrı bir uzmanlık dalı olarak kabul edilmiş, bazılarında ise sertifikalı kurslarla eğitim verilen bir branş olarak uygulamaya girmiştir.

            Türkiye'de SporHekimliği:Ülkemizde ilk Spor Hekimliği Enstitüsü Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde 1973 yılında kurulmuştur. Bunu 1986 yılında GATA’ da kurulan Spor Hekimliği Bilim Dalı Başkanlığı izlemiş, sonraki yıllarda diğer üniversitelerin bünyesi içinde spor hekimliği ile ilgili Bilim veya Anabilim Dalı Başkanlıkları bunu izlemiştir.Bunlar:

1. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi FTR ABD-Spor Hekimliği BD

2. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği ABD

3. İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Spor Hekimliği ABD

4. Atatürk Üniversitesi FTR ABD-Spor Hekimliği BD

5. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ABD-Spor Hekimliği BD

        Görüldüğü gibi Spor Hekimliği ülkemizde henüz tam anlamıyla bir temele oturtulamamıştır. Bazı üniversitelerde ABD bazılarında ise çeşitli Anabilim dallarına bağlı bilim dalı şeklinde faliyet göstermektedir.

        Halen Türkiye'de bu bölümlerden mezun 20'ye yakın Spor Hekimliği Uzmanı çalışmaktadır. Bunlardan büyük çoğunluğu Üniversiteler bünyesinde bir kısmı Sağlık Bakanlığı'nda Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kadrolarında bir kısmı da serbest olarak çalışmaktadır. 2001 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı'nın büyük Hastanelerinde de Spor Hekimliği Uzmanlığı kadroları açılmaya başlanmıştır.

        70 milyon nüfuslu bir ülkenin her ne kadar insanları spor yapmasa da 20 kadar uzman sayı olarak çok azdır. Zaten mezun olan uzmanlar da Spor Hekimliği kavram kargaşası nedeniyle verimli olarak çalışamamaktadırlar.

 

 

Giriş | DR. SONER AKKURT | SPOR HEKİMLİĞİ | SAĞLIK BİLGİLERİ | AYYILDIZ SPOR | E-POSTA

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 02/12/06