SCHUMPETER

Girişimci yeni bileşimleri oluşturan ve yenilikleri üretime getiren kimsedir. Girişimcilerin asıl görevi yeni ürünlere ve yeni ürünlere ve yeni üretim yöntemlerinin kullanılmasına , yeni sanayi organizasyonlarının kurulmasına ve yeni pazarların oluşmasına öncülük etmektir.

Schumpeter yeniliklerin devamlı ve birbirini izleyen bir biçimde ortaya çıkmayacağını aksine , birkaç yeniliğin bir arda ve beraberce ortaya çıkacağını düşünmüştür. Önde gelen girişimcilerin faaliyetleri nedeniyle krediler artacak , fiyat ve gelirler yükselecek ve refah artacak , böylelikle diğer girişimcileri de harekete geçirecek bir ortam oluşacaktır. Fakat bu olumlu gelişme devamlı olmayacaktır. Yaşanan bu canlılık dönemi , kendini frenleyecek unsurları da beraberin de getirecektir. Yükselen fiyatlar yatırımları engelleyecek ve yeni ürünler ile eski ürünler arasındaki rekabet karları azaltacaktır. İş adamları borçlarını ödediği zaman deflasyonist baskılar aratacak ve bolluk döneminin yerini durgunluk dönemi alacaktır. Bunun içindir ki schumpeter ‘ e göre ekonomik dalgalanmalar aslında ekonominin yeniliklere kendini uydurma sürecinden başka bir şey değildir ekonomik sistem denge durumuna geldiğinde yenilikler bu denge durumunu kesintiye uğratır. Ekonomik kalkınmayı sağlayan süreç , aynı zamanda konjonktürel dalgalanmaları da yaratır.

SCHUMPETER ‘ İN KALKINMA TEORİSİ

Neoklasik teorinin kalkınmanın kesintisiz bir süreç olduğu yolundaki görüşünü benimsememiş ve aksine kalkınmanın yeniliklere bağlı kalacağını ve sık sık duraklayacağını savunmuştur.

Joseph Alois Schumpeter ( 1883-1950) Avusturya ‘ ya bağlı olan moravia ‘ a doğmuş ve Viana Üniversitesi ‘ nde Hukuk ve İktisat öğrenimi görnüştür 1919 yılında kısa bir süre Avusturya Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı görevinde bulunmuştur. ABD ‘ ye göç ettikten sonra ölümüne kadar Horward Üniversite ‘nde öğretim üyeliği yapmıştır.

Schumpeter, Valras ‘ dan ve Karl Marx ‘ tan önemli ölçüde etkilenmiştir. Valras ‘tan ekonomik unsurlar arasındaki sıkı bağlılığı öğrenen schumpeter , marx ‘ tan hiç hoşlanmadığı halde onun ekonomik değişme sürecini kavrama ve açıklama gücünede hayranlık duymuştur. Kapitalizm yapısını ve kurumlarını yakından incelemiştir. Oda marx gibi , fakat tamamen farklı nedenlerle ve derin bir üzüntüyle kapitalizmin yıkılmaya mahkum olduğu sonucuna varmıştır.

Ona göre ekonomik değişmeyi yaratan temel unsur, yeniliklerdir. Schumpeter yeniliği malların arz yöntemlerindeki değişiklikler olarak tanımlamıştır. Yeni ürünlerin piyasaya sürülmesi , yeni pazarların açılması gibi örnekler verilebilir. Schumpeter icat ile yeniliği birbirnden ayırmıştı. İcat eğer kullanılmıyor, hayata geçirilmiyorsa bu yenilik oluşturmaz. Bir icadın yenilik yaratabilmesi için mutlaka üretim faaliyetine uygulanması gerekir.

Schumpeter ‘ e göre kapitalizmin ekonomik ve toplumsal temellerini sarsacak üç neden vardır :

  1. girişimcilik fonksiyonunun demode olması
  2. korumacı politik unsurların vereceği zarar
  3. kapitalist toplumun kurumsal yapısın çökmesi
  1. schumpeter ‘ e göre girişimcilik gittikçe kaybolmaktadır. Yenilik yerini geleneksele bırakmıştır. Teknolojik ilerleme, kendilerine sipariş edileni yapan bir uzmanlar grubunun mesleği haline gelmiştir ekonomik ilerleme bireylerin dışında ve otomatik bir biçimde işleyen sürece dönmüştür. Büro ve ekip çalışması bireysel hareketin yerini almıştır.
  2. Kapitalist toplumu en güçlü savunmayı sağlayan politik unsurlarda sistemin yıkılışına katkıda bulunmuştur. Büyük firmaların küçük ve orta boy firmaları saf dışı etmesi , demokratik bir toplumda sanayii burjuvasiziminin siyasi durumunu zayıflatır çünkü çok sayıda küçük işadamının ortadan kalkması bürokrasinin güçlenmesine neden olur bu durumu hızlandıran ve daha da ciddi hale getiren bir başka nedende çiftçilerin sayıca gittikçe azalmasıdır.
  3. Schumpeter ‘ e göre kapitalizm toplumsal kaynaşmalardan yarar uman bir grup aydını da yaratır, eğitir ve besler. Bu aydınlar günlük faaliyetlerinde doğrudan bir sorumluluk taşımazlar. Buna rağmen yazılı ve sözlü dünyada belli bir güce sahiptirler. Tartışma özgürlüğü , bu aydınlar için kapitalist toplumun temellerini kemirme özgürlüğüne dönüşmüştür. Çünkü geçimlerini bu eleştiriden kazanırlar. Bunun sonucu olarak kapitalizmi savunacak güçler gittikçe azalır.

Kapitalizmin temellerini sarsan bir başka neden , kapitalist toplumun kurumsal yapısının tahrip edilmesidir. Kapitalizmin özü değişmedir, gelişmeyi sağlayan unsur, ekonomik değişmelerin kesintiye uğramaksızın devam etmesidir. Fakat Avrupa ülkelerinin bir çoğunda birinci dünya savaşından sonra ABD ‘de de 1933 ten sonra bazı antikapitalist uygulamalara başvuruldu. Yüksek ve artan oranda vergiler konjonktürel dalgalanmaların niteliğine göre değişen kamu harcamaları , ücret , çalışma saati ve işyeri disiplini gibi aslında ekonomik nitelikte olan sorunların politik alana kaymasına neden olan yasalar ve büyük şirketlerin faaliyetlerini sınırlayan yasal düzenlemeler , kapitalizmin özüne uymayan sınırlamalardır.

Schumpeter ‘ e göre bu tür düzenlemeler mevcut iken özel bankacığın kendinden beklenen görevi yapması mümkün değildi. Devamlı bir politik araç haline gelen kamu harcamaları , devlet yatırımlarının planlanmasını da kaçınılmaz kılacaktır. Dış ticaret ve yatırım faaliyeti de , böylece, siyasi kararlarla yönlendirilecekti güdümlü kapitalizm adı verilecek bu durumdan , çok geçmeden , bazı devletleştirme kararları ile devlet kapitalizmine geçilmesi kaçınılmaz olacaktı Schumpeter devlet kapitalizmini belli bazı sanayi sektöründe devlet mülkiyesi ve devlet yönetimi olduğu , kapital ve emek piyasalarının devlet kontrolü altında bulunduğu bir ekonomi olarak tanımlamıştır. Schumpeter böyle sisteme istenilirse sosyalizm denilebileceğini söylemiştir.