7 / 24 İNTERAKTİF KAMPÜS |
|
|
YIL 1 AY 2 |
28 EYLÜL 2000 |
BEDAVA |
MATEMATİK
ÖĞRETMENLERİNİN OKUL
- İÇİ DEĞERLENDİRMEYE
YÖNELİK
TUTUMLARI
Emin
Aydın
University
of Leeds
Çalışmanın
ana amaçları
Bu
tez çalışması esas olarak üç ana konu üzerinde odaklanmaktadır:
1.
Öğretime etki eden etkenler: Merkezi sınav baskısı
2.
SA'nın etkisi:
·
a. öğretmen tutum ve davranışlarına
· b. bölümün değerlendirmeye yönelik yaklaşımına
3.
Öğretmenlerin tutum ve davranışları arasındaki ilişkiler
Sunuş
Britanya
üniversite öncesi eğitim sisteminde özellikle son 10 yıl içinde olan değişikler
aslında ABD, kıta Avrupası, ve bir kısım İngiliz Uluslar Topluluğu ülkelerinde
olan yeni müfredat yapılanmasına paralel olan bir gelişmedir. Bu tür gelişmelerin
yaşandığı hemen her ülkede olduğu gibi ilk hareket işverenden geliyor. Eğitimde
standartların düşmesi başlıca şikayet kaynağıdır. Bunu dikkate alan
zamanın hükümeti yeni bir yapılanmaya gidiyor ve sonuç olarak 1988 yılında
Milli Müfredat2 kabul ediliyor. Yeni yapılanmanın göze çarpan
ilk özelliği artan devlet kontrolü oluyor. İkinci olarak da matematik öğretiminin
(dolayısıyla değerlendirilmesinin) gerçek hayatla olan ilgisinin artırılması
yönünde atılan adımlar geliyor. Bu da sınav sistemine eklenilen yeni bir
boyutla özdeşleşiyor: Ders-içi-araştırma (SA)3 her bir ‘key
stage’ '4 sonunda yapılmakta olan merkezi sınava bir de o öğrencinin
kendi öğretmeni tarafından değerlendirilecek olan bir bölümün eklenmiş
oluşudur. SA'nin başlıca özelliği donem içinde devamlı olarak yapılıyor
oluşu ve araştırmaya dayanmasıdır. Bu da değerlendirmenin standart olmayan
testlerle daha iyi yapılabileceğine olan inanışın müfredat geliştirilmesine
yansımış hali olarak düşünülebilir.
Performansa
dayalı (alternatif) değerlendirme
Uzun
süreler eğitim pratiğine etki eden davranışçı (gelenekselci) tutuma bir
reaksiyon olarak oluşan yeni öğrenme/değerlendirme paradigmasına verilen
isimdir. Ortaya çıkışının temel sebepleri üç ana başlık altında
incelenebilir:
1.
Daha geniş çaplı yeteneklerin ölçülmesini sağlayabilmek,
2.
Yüksek bilişsel süreçlerin5 ölçülebilmesi,
3.
Sürecin ölçülebilmesinin, sonucun ölçülmesinden daha önemli oluşunun
düşünülmesi
1
İngilizce karşılığı `assessment'
2İngilizce
karşılığı `National Curriculum' '
3İngilizce
karşılığı `coursework'
4İngiltere
ve Galler'de üniversite öncesi eğitim adına `key stage' denilen dört ayrı
bölümden oluşmaktadır
5
İngilizce karşılığı `higher order thinking'
SA
ölçme ve değerlendirmedeki teoriler bağlamında bir alternatif değerlendirme
yöntemi
olarak
tanımlanıyor ve yukarıda açıklanan üç hedefi yerine getirmeye aday olduğu
belirtiliyor.
Yapılan
çalışmanın diğer bölümü de, SA'nın öğretmenlerin teori ve
pratiklerinde kayda değer (ya da hedeflenen doğrultulda) bir değişikliğe
yol açıp açmadığı sorusunu incelemeye
ayrılmıştır.
Çalışmanın
denenceleri
D.1.
Öğretmenlerin tutumlarıyla sınıf içi davranışları arasında ilgi vardır
D.1.1.
İnformal değerlendirme biçimleri
·
Son
(tek) ve okul dışı değerlendirmeden yana olanlardan daha sık olarak devamlı
ve okul içi değerlendirmeden yana olanlarca kullanılır.
·
Sezgisel
değerlendirmeden yana olanlardan daha sık olarak kanıta dayalı değerlendirmeden
yana olanlarca kullanılır.
·
Sınıf/müfredat
ve ayrıştırmadan yana olanlardan daha sık olarak bireysel değerlendirme ve
teşhisten yana olanlarca kullanılır.
·
Not
vermeden daha çok izleme amaçlı kullanılır.
·
Milli
müfredata önem verenlerce daha çok kullanılır.
D.1.2.
Keşif çalışmaları6
·
Formal,
notlandırmaya dayalı ve okul dışı değerlendirmeden yana olanlardan daha sık
olarak informal, izlemeye dayalı ve okul içi değerlendirmeden yana olanlarca
kullanılır.
·
Sezgisel
değerlendirmeden yana olanlardan daha sık olarak kanıta dayalı değerlendirmeden
yana olanlarca kullanılır.
·
Sınıf/mufredat
ve ayrıştırmadan yana olanlardan daha sık olarak bireysel değerlendirme ve
teşhisten yana olanlarca kullanılır.
·
Milli
müfredata önem verenlerce daha çok kullanılır.
6
İngilizce karşılığı `investigations'
D.1.3.
Zaman sınırlı testler
·
Devamlı
ve okul içi değerlendirmeden yana olanlardan daha sık olarak son ve okul dışı
değerlendirmeden yana olanlarca kullanılır.
·
Sezgisel
değerlendirmeden yana olanlardan daha sık olarak kanıta dayalı değerlendirmeden
yana olanlarca kullanılır.
·
Bireysel
değerlendirme ve teşhisten yana olanlardan daha sık olarak sınıf/müfredat
ve ayrıştırmadan yana olanlarca kullanılır.
·
Milli
müfredata önem verenlerce daha çok kullanılır.
D.1.4.
Öğrenci düzeyleri hakkındaki değerlendirmeler
·
İlk
verdikleri notlara ve belleklerine göre yapan öğretmenler, kanıt toplamaya,
sezgilerine göre hareket etmeye kıyasla daha yatkındırlar.
·
Öğrencilerin
örnek çalışmalarına ve derslerde tuttukları notlara göre yapan öğretmenler
sezgilerine göre hareket etmeye kanıt toplamaya kıyasla daha yatkındırlar.
·
Mülâkatlara
ve sınıf içi araştırmaya göre yapanlar.
·
İnformal,
izlemeye dayalı ve sınıf içi değerlendirmeye yatkındır.
·
Bireye
ve teşhise yatkındır.
D.1.5.
Değerlendirmeden elde edilen bilgiyi ders planlamada kullanan öğretmenler
·
İzlemeye
dayalı ve formal yaklaşıma daha çok yatkındırlar.
·
Sınıf/müfredat
ve ayrıştırmaya daha çok yatkındırlar.
D.2.
Sınıf içi araştırmalarını öğrencilerin son değerlendirmelerinde
kullanan okullar,
kullanmayanlara
göre yaklaşım açısından daha radikal bir tutum sahibidirler
D.2.1.
İnformal, izlemeye dayalı ve sınıf içi değerlendirmeye diğer gruptan daha
yatkındır.
D.2.2.
Bireye ve teşhise diğer gruptan daha yatkındır.
D.2.3.
İnformal yöntemleri (izlemeye dayalı olarak) diğer gruptan daha çok kullanır.
D.2.4.
Öz-değerlendirme7 ve
keşif çalışmalarını diğer gruptan daha çok kullanır.
7İngilizce
karşılığı `self assessment'
D.2.5.
Öğrenci düzeyleri hakkındaki karar vermelerinde,
·
sınıf
içi araştırmaları ve mülakatı diğer gruba göre daha çok kullanırlar.
·
öğrencilerle
bireysel olarak diğer gruba göre daha çok ilgilenirler.
Yöntem
Örneklem
Kendisine
anket gönderilenlerden toplam olarak 143 kişi cevap vermiştir. Bunların 46'sı
öğretmenliğin yanı sıra bölüm başkanlığı görevini de üstlenmektedir.
Veri toplamada iki paradigmadan yararlanılmıştır: Niceliksel ve niteliksel.
Niceliksel veriler, anket ile niteliksel olanlar ise, görüşmeler yardımıyla
toplanmıştır. Bunun dışında, elde edilen belgeler yine niteliksel olarak
incelenecektir.
Anket
Anketin
birinci bölümünde yer alan 37 kapalı uçlu soruya verilen cevaplar dört seçenekli
Likert ölçeği yardımıyla ölçülmektedir. Bu sorular araştırmacı tarafından
hazırlanan ve aşağıda sunulan dokuz ana faktörden oluşmaktadır.
1.
Sezgi ya da kanıt
2.
Birey ya da sınıf/müfredat
3.
Devamlı ya da son değerlendirme
4.
Formal ya da informal değerlendirme
5.
Yardımlaşma ya da rekabete dayalı değerlendirme
6.
Okul içi ya da okul dışı değerlendirme
7.
Norma ya da kritere göre değerlendirme
8.
Değerlendirmede durum değişkenleri (duyuşsal değişkenler)
Görüşmeler
Toplam
olarak iki grup görüşme yapılmıştır. Birinci grup görüşme üç okulda
dokuz matematik öğretmeniyle olmuştur (her bir okuldan üçer kişi). İkinci
tur görüşme ise biri SA uygulayan, biri uygulamayan iki okuldan iki matematik
bölüm başkanı ile olmuştur. Konuşmalar ses olarak kaydedilmiş ve
transkripsiyonları tamamlanmıştır.
Belgeye
dayalı veriler
Bu
bölümde iki tür kaynak kullanılmaktadır. Birincisi, okulların tercih
ettikleri değerlendirme bürolarının kitapçıklarıdır. Bu kitapçıkların
içinde, önerilen değerlendirme yöntemleri bütün yönleriyle açıklanmaktadır.
İkinci tur kaynak ise, bölümlerin kullandıkları değerlendirme yöntemleriyle
ilgili her türlü belgelerdir. Bu gruptaki belgeler yardımıyla, elde edilmesi
hedeflenen şey, bölümün değerlendirmeye yönelik felsefesini açığa çıkarmaktır.
Bu durumda en önemli belge (varsa), bölümün yazılı bir politikası
olmaktadır.8
İstatistiksel
teknikler
Veri
analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı9
istatistikler yardımıyla frekanslar hesaplanmıştır. Ayrıca, dağılım
normal olmadığı için parametrik olmayan yöntemlerin kullanımı tercih
edilmiştir. İki grubu karşılaştırmak için kikare testi kullanılmıştır.
Ayrıca, korelasyon katsayıları ve regresyon analizleri de yapılmaktadır.
Sonuçlar10
Bu
bölümde yüzde ve frekans analizleri üzerinde durulmuştur. Tutumlar göz önüne
alındığında, öğretmenlerin yüzde 71'inin merkezi sınav yaklaştığında,
o sınavın gerektirdiği yetenekleri öğretme yoluna gittiği tespit edilmiştir.
İlginç olanı, aynı kişilere öğretiminiz genelde sınava yönelik midir
diye sorulduğunda 'evet' diyenlerin yüzdesinin bu defa düşük çıkmış
olmasıdır (%51). Bu da durumun bir mecburiyet sebebiyle oluştuğunun ve tamamıyla
sınavın doğasından kaynaklandığının göstergesi sayılabilir. Bu durum görüşmelerde
de öğretmenler tarafından itiraf edilmiş ve bunun bir ihtiyaç sebebiyle oluştuğu
söylenmiştir. Tutum ölçeğindeki her bir soru için ayrı ayrı işaretleme
sıklıkları ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki, öğretmenlerin
büyük bir çoğunluğu (ortalama %65) değerlendirmenin planlı yapılması
gerektiği konusunda birleşmişlerdir. Değerlendirme yaparken sezgilerine mi
ellerindeki kanıta göre mi hareket ettikleri sorusuna verilen cevaplarda çelişki
tespit edilmiştir. Öğretmenler test yapmadan ne karar vereceklerini
bilemediklerini söylerken (%66), diğer yandan sezgilerinin kendilerini hiç
yanıltmadığını ifade etmişlerdir (%85). Bu durum, onların bazı konularda
kavramsal sorunları olduğunun göstergesi sayılmıştır. Buna benzer
uyumsuzluklardan biri de, birey bazında öğrenciyi takip edip yanlış anlaşılmaların
düzeltilmesini gerekliliği konusunda vardır. Yukarıdaki yargıya katılımcıların
çoğu (%77) olumlu yaklaşmıştır. Fakat yine büyük bir oranda (%91), bunun
sınıf şartlarında çok zor olduğu söylenmiştir. Bu uyumsuzluğun sebebi,
görüşmelerde de birden fazla öğretmen tarafından zaman darlığına ve yapılacak
işlerin çokluğuna bağlanarak açıklanmıştır. Analizlerin sonuçlarına göre
öğretmenlerin formal/informal dikotomisindeki yerleri tam belirlenememiştir.
Bunun sebebi, yine cevaplardaki belirgin tutarsızlıklardır. Öğretmenlerin
çoğunluğu (%90) değerlendirmenin devamlılığı konusunda birleşmişlerdir.
8Çok
az bölüm bu tür bir yazılı politikaya sahiptir
9Descriptive
10Denencelerin
bir kısmının istatistiksel analizleri halen devam etmektedir
Çalışmanın
önemi
Eğitim
bilimlerindeki teorik ilerlemelerin pratiğe yansıması aynı hızda olmamaktadır.
Alışkanlıkların değiştirilmesindeki zorluk bunun başlıca
sebeplerindendir. Sınıf içinde ve dışında kullanılan değerlendirme yöntemlerine
bakıldığında, durumun daha da iç karartıcı olduğu görülebilir. Niss'in
(1993) belirttiği gibi, bugün hala bir asırdan fazladır kullanılmakta olan
değerlendirme teknikleri revaçtadır. Bu statükoyu değiştirmeyi amaçlayan
girişimlerden biri (belki de en özgünü), İngiltere ve Galler'de yapılan müfredat
reformu olmaktadır. Bu reformun sonuçları, Little'ın da (1993) ifade ettiği
gibi son teorik gelişmelerin test edildiği yaşayan bir laboratuvar olarak algılanabilir.
Bu çalışmanın önemi için, dolayısıyla, (mataforik olarak ifade edilecek
olursa) bu laboratuvarın bir bölümünde yapılan bir deney olmasından
kaynaklandığı söylenebilir. Daha açık bir deyişle, çalışma reformları,
öğretmenlerde belirli alanlarda davranış ve tutum değişikliklerine yol açıp
açmadıkları sorusuna cevap araması bakımından kayda değer olabilirler.
Kaynakça
Little,
C. (1993). The School Mathematics Project: Some secondary school assessment
initiatives in England, In
Investigations into Assessment in Mathematics Education, Niss, M. (Ed),
Kluwer Academic Publishers.
Niss,
M. (1993) Assessment in mathematics education and its effects: An introduction. In
Investigations into Assessment in Mathematics Education: An ICMI Study, Niss,
M. (Ed), Kluwer Academic Publishers.
Designed and Revised by iktisada web masters group
Bu web sitesi en iyi IE 3 veya uzeri ile izlenebilir. Browser`inizin JAVA destekli veya enabled olmasi gereklidir.