Bugün;

 

www.egitimcilersitesi.8k.com


SAÇ BENİM*

 

 

Dr. Aynur YILMAZ

Çocuklarla ana babalar inançlar, değerler, yaşam biçimi, giyim zevki, arkadaş seçimi, ahlak, politik inanç, amaçlar, kişisel alışkanlıklar gibi konularda farklı düşünüp, çatışma yaşayabilirler.

Saç uzatmayı örnek olarak ele alalım. Ana-babalar saçın biçimiyle ilgiliyken, çocuklar için uzun saç çok önemlidir. Saçın kesilmesini istemek, güçlü bir dirençle karşılaşacaktır. Çünkü uzun saç gencin kendi isteğini yapma, kendi hayatını yaşama, kendi inanç ve değerlerini gösterme ifadesidir. Çocuklar davranışlarının ana-babalarını somut olarak etkilediklerini görürlerse, o davranışı değiştirirler. Uzun saçı seviyorlarsa, ana-babaları kısa saçtan hoşlanıyorlar diye saçlarını kesmezler. Şimdi biraz düşünelim: Oğlumun saçının uzun olmasının bana zararları nelerdir? İşimden atılmam, gelirim azalmaz, arkadaş edinmemi etkilemez, mesleğimi yapmamı engellemez. Hiç kimse başkasını incitmediğine inandığı sürece davranışını değiştirmez. Davranışlarını değiştirmek için zorlanırsa, özgürlüklerini korumak için savaşırlar. Uzun saç olayında olduğu gibi, bir şeyi yapmama konusunda baskı gördükçe, o şeyi daha çok yapmak için tepki verirler. Bazıları da ana-babalarından korktukları için, onların baskılarına boyun eğer ama kendilerini değiştirdikleri için de onlara karşı öfke duyarlar.

Çocukların, ana-babaları somut olarak etkilemediği davranışları üzerindeki çatışmalar çocukların haklarını gündeme getiriyor. Gençler saçlarını istedikleri boyda uzatmaya, kendi arkadaşlarını seçmeye, istedikleri elbiseleri giymeye hakları olduklarını düşünürler. Çocuklara haklarını ya da özgürlüklerini vermek, onları kendi yaşamları olan bağımsız kişiler olarak kabul etmektir.

Çocuklar yetişkinlere karşı gelmez. Onların özgürlüklerini ellerinden alma çabalarına karşı gelirler. Onları değiştirme ya da kendi kafalarındaki kalıba sokma çabalarına, bezdirmelerine, kendi doğru ve yanlışlarına göre davranmaya zorlanmalarına isyan ederler.

Kendi değerlerinizi onlara baskı yaparak değil, değerlerimize uygun yaşayarak ve düşünce, bilgi ve deneyimlerimizi paylaşarak öğretebiliriz. Çocuklar örnekle öğrenirler. Ana-babalar tutumlarıyla, davranışlarıyla, yaptıklarıyla, yapmadıklarıyla, çocuklarını öğretirler. Doğrular, yanlışlar, istekler, korkular böyle öğrenilir. Dürüst olmalarını istiyorsak, kendi dürüstlüğümüzü onlara göstermeliyiz. Cömert olmalarını istiyorsak, cömert olmalıyız. "Yaptığımı yapma, söylediğimi yap" sözünün etkisiz olduğunu unutmamalıyız. Ayrıca, düşünce, duygu ve deneyimlerimizi onlarla paylaşırken, görüşlerimizi kabul edip etmeme özgürlüğünü onlara bırakmalıyız. Nutuk çekmekten çok paylaşmaya, zorla kabul ettirmek yerine sunmaya, istemekten çok önermeye dikkat etmeliyiz. Bu arada çocuklarımızı dinlemeye, onların duygu ve düşüncelerini öğrenmeye önem vermeliyiz.

* KAYNAK:  Günlük EVRENSEL / 19 Eylül 2001