Yani ego, süperego'dan hareketle id'i uysallaştırıyor, sonra id'i yanına alıp süperegoya karşı koyuyor.
Peki, bu uysallaşma benzeşmeye, dolayısıyla aynılaşmaya neden olmuyor mu? Dolayısıyla da karşı koyduğu, bir nevi kendisi, ya da referansıyla kendisine şekil verdiği benzeri olmuyor mu? Eğer bir benzeşme sözkonusu ise (ya da oraya doğru gidiliyorsa) ortada gerilim kalmaz ki (ya da azalır). Bu azalan gerilim karşı koymanın gereğini de ortadan kaldırmaktadır.
Karşı koymanın en kuvvetli olduğu zaman, id ile süperegonun birbirine hiç benzemediği andır (olmalıdır). Bu da, kişinin kendi ilgisi ile doğurduğu ile dışarıdaki düzenin terbiyesinin (süperego insanın sosyalleşmesi ile ilgilidir) çelişkilerine işaret eder.
Süperego ile id'in kavgasında, süperegoyu besleyen düzenin, korkuların, id'in doğallığına dayanmaması en önemli noktadır. Eğer id gerçeğinden hareketle bir düzen kurulmamışsa insanları sürekli gergin, sürekli stresli ve sorunlu bir toplum oluşturursunuz (bkz dindar toplumlar (özellikle de müslümanlık -en sert şekillenmeyi ve disiplini buyurduğundan-).
Ahlakın, formülden hareketle, toplumun normları ile yakından ilgili olduğu ortaya çıkar. Öncelikle elinize bir ahlakölçer almalısınız (bu da bir ahlak anlayışının cetveli olacaktır). Sonra var olanı vuracaksınız cetvele, bakacaksınız ne kadar eksik, ne kadar fazla. Süpergosu cetvel olarak alınmış ahlak anlayışının muhafızlarıyla şekillenmiş kişi ahlaklı, diğeri ahlaksız olacaktır.
Şimdi pratik yapalım;
Türkiye'deki ahlak anlayışının insanın gerçeği ve doğallığı ile ilgisi kalmadığının en açık kanıtı yolsuzluklar ve insan hakları ihlalleridir (bkz anasayfa haberi). Yani? Ahlaksız mıyız yoksa ahlak anlayışımızda mı sorun var?
İd ile süperego arasındaki mesafenin, terbiye edilemez derecesinde artmasıyla ortaya çıkan, süperegonun id'e imkansız geldiğidir. Bu da ahlak anlayışına işaret eder.
Sizce terk etmekte olup kabul etmekte, üretmekte olduğumuz ahlak anlayışları hangileridir?
Laik-dindar ahlak ayrımına gitmiş devletin ve yazarın, hangi kılıfın dar geldiğine de varabilmesi lazım...