MGK Genel Sekreterliği
Bu yönetmeliğin bu güne kadar hangi doğal döngüye müdahale için kullanıldığı, bu yönlü politikalar ile kimlerin baskı altına alındığı, hangi gerçeklerin yalan edildiğini konuşmaya geldi sıra.
Krallık zamanlarına denk düşen bu siyaset yapma anlayışından utanıyorum.
Bu güne kadar bu
yönetmelikten haberdar olup onu adalet ve ahlak anlayışına sığdıran
herkesten utanıyorum. Hangi yüzle
ortada dolaşıyorlar onu da merak ediyorum...
Gülümseyin; üçyüzotuzüç...
Bu anlayışı farketmek için tozlu raflara, kilitli kasalara ulaşmak aslında gerekmiyordu. Herkes derin devleti konuşuyordu. Siyasetin, toplumun doğal devinimi ile alakası olmadığını, her siyasete bir yanından bulaşmış kişi anlar. Gösteri ve yürüyüşleri yasadışı ilan edebilecek, kendi gerçeği, doğrusu dışında tüm konumlanmaları uygunsuz ve aykırı ilan edecek denli faşist olduğumuzu neredeyse her miting, boykot ve polis müdahalesi göstermektedir. En son Munzur şenlikleri bu görüşe, korkuya açık kanıttır.
Cumhuriyet'in, Atatürk'ün, ilkelerimizin, vs. bu tür yönetmeliklerle korunması ve sevdirilmesi bir acizlik göstergesidir. Utanılası bir durumdur. Hangi toplum kendi olgunluğunun önünde kendini engel olarak görür?
Atatürkçülük adına yapılmakta olan bu siyaset, Atatürkçülüğü, bu yönetmeliği onaylayacak denli bağnaz resmetmektedir. Bu bir yorum değil, mantıksal bir çıkarımdır. İnanır ya da inanmazsınız...
Bu yönetmeliğe gerek duymuş korkaların bir iki cümleyle özgüvenlerini, doğrularını yitirecekleri muhakkaktır.
Türkiye'de demokrasi adına atılacak bence en büyük adım, bu konuyu irdelemek, konuşmak, şeffaflaştırmaktır.
Faruk ÇELİK'in bu konudaki tespitleri
yerindedir.
Geçmişin olasılığı sınanmıştır...
Dayanaksız, ürkek bir sunumla bu derece radikal bir komplo teorisinden bahsetmeniz (Uğur MUMCU ve diğerlerinin de psikolojik savaş kurbanları olmaları) işinizi doğru yaptığınızı değil, sansasyon yaratarak kendinizi var etmeye çalıştığınızı düşündürür.
Bence bu ince sınırı, bu yazıdaki gibi olabilirli cümlerlerle kollayamazsınız.
------
Çok doğru bir adım atıldı. Geçmişi bu bilgilerle yeniden okumak lazım. Yalnız, bir okur arkadaşımızın da belirttiği gibi, bu haberleri agresif tutumlarıyla zamanından beri dile getirmekte olan gazete ve kişilerin varlıklarını ve cesaretlerini de kendilerine bağışlayarak.
-----------İnanıyorum;
Güzel günler göreceğiz, güneşli güzel günler...