Türker ALKAN'ın Bilim ve Tanrı adlı yazısından sonra işin özüne işaret eden bir yazıya rastlamam kesinlikle biraz soluklanmak anlamına geliyor benim için, size teşekür ediyorum.
Bir de, Tanrıya inanmayanın ahlaklı olamayacağını düşünen bakanımıza, "eğer ahlaklıysa inanıyordur, inandığının farkında değildir" körlüğüne rağmen bu yazıyı tavsiye ediyorum.
Toplumdaki çözülmenin de bu yazının işaret ettiği sorumluluk noktasında olduğunu düşünüyorum. Bu denli yüklü bir sorumluluğun farkında olan insan, başkalarının da kendisini nasıl biriktirdiğinin farkındadır. Buradan sonra yol ikiye ayrılır, birincisi kişiyi diğere saygıya, ikincisi ise diğerin faydasına götürür.
İnsanın, kendi bakışında körleştiği an yardıma gelen bir başkasının bakışıdır. Bu, insanı kendisi kadar oluşundan alır ve dolaylı bir özgürlüktür.
Farklılıklarımız, birbirini dikkate alan unsurlar olmalıdır, birbirine dayatılan, koşulan değil.
Çok sevdiğim bir söz oldu "insan insanın zehrini alır"...