Ne zaman türkü dinlesem, hep bir dem genceliyorum...
Bir tek onlara söyleyebiliyormuşum gibi yalnızlıklarımı, sarılıyorum her seferinde. Dürüst ve hesapsızlar, ben ne zaman türkü söylesem, kan geliyor damarlarına sesimin, yaşamaya başlıyorum.
Batık bir kenti bulmuş gibi içimde heyecan, göç yollarında kayıp çocukluğumla barışıyorum kadar mutlu ve nedenliyim...
Sevebilmek cüreti veriyor türkü, sevgiyi anlayanları seçebiliyorum dinleyenlerin nedenlerinde.
İçim serinliyor, yalnızlığımdan kurtuluyorum, yayla yollarında bekleyeduruyorum yarınları korkusuz.
Bir hayatın içinde binlerce kişinin öyküsünü duyumsuyorum türküde, türkü olan hayatın içinde bir satır olmak bile dokunmuyor, ayrılık mahkumu olası sevgilerim canımı yakmıyor...
Seviyorum o zaman yaşamayı;
alçak gönüllü,
cesur,
asi,
içinde olduğum ama
hapis kalmadığım kadar çok...