Nasıl geçtiğini anlamadım bu kadar zamanın. Bu gün perşembe ve ben kendim için pek bir şey yapamadım. İznin bitiyor...
Kafamı karıştırmak için bir sürü neden varken toplanması için hiç çaba gösteremedim...
Bu arada dışarda hayat akmaya devam ediyor, öyküsüne tanık olmak istediğim insanlardan ses almıyorum. Ben ses almıyorum yanlış, sanırım ses vermiyorlar.
Yetinin... birlikte büyümek istemek, insanın insana tanık olmak istemesi bir şey ifade etmiyor değil mi koşuşturmanızın içinde? Ya da ben değilim o kişi, ki eğer böyleyse bunu söylemeyi unuttunuz, ya da bunu söyleyecek cesaretinizi...
Son günlerde arkadaşlarıma ağır, taşınması zor bir insan olduğumu söylüyordum... Neredeyse baskı unsuruyum, çünkü insanların doğrularından hareketle geliyorum, doğrularına hedeflenerek. Hayat ve beni karşı karşıya getiren, aslında zaman zaman hayatın kötü ve yanlış kopyası olduklarını bile çağrıştırıyor olabilirim, ya da gerçeklere bildiklerinin yetmediğini...
Bana da yetmiyorum ki..!
Bir şarkı;
Yetişmiyor sana sesim,
Bekliyorum, gelmiyorsun.
Aylar geçti mevsim mevsim,
Bekliyorum, gelmiyorsun.
......
Bu kadar mı yollar uzun,
Bekliyorum, gelmiyorsun.