Bir yanımdan öğretilenlere dayanarak tutup içine çekildiğim, bir izleyen tarafından beklenen, tecrübe edilmiş tepki olasılıkları dahilinde cevap vereceğim sanılan bir kültürün sonucu olacaktım.  Bu güne kadar ortaya koyduğum kendime de dayandırılan bir tavırla karşılayabilirdim herşeyi.
 
Yitme dedim kendime...
 
Bir aşkın içinde kaybolma; bir aşk ki, bilinen aşkların içinde yorumlanabilip şaşırtmayan.  Bu güne kadar her verdiğinle bir önceki kendini teyit ettiğinden değil midir aşkını dinlemeye durmaması kulağının.  Sanır mısın ki bitip tükenmez insan hep aynı kalan doğruların peşinde sırılsıklam ararsa aşkı?  Bulup sustuğun, susmadıkça uzaklaştığın aşkın, aradıklarını barındırıyor mu?  Bulabildin mi içinde?
 
Yitme dedim kendime...
 
Yitme aramak uğruna en şatafatlı, en herşeyi kapsayan o cümlenin peşinde.  Bildiğin cümlelerin içinde bulamazsın bilmediğini.  Dövünüp, dolanıp durma kendinde.  Kendine yabancı düştüğünü kim söyledi.  Kim tanık sana kendine yabancı düşmemiş?
 
Yitme dedim kendime...
 
Bu güne kadar hangi dostun içinde buldun sende olmayanı, aradığını?  Onlar hep tanıdıklığı nedeniyle seçtiklerin değiller miydi?  Her biri dününde bir satıra tutunmadı mı?  Sen onların içinde gördüğünden değil miydi kendini?
 
Yitme dedim kendime...
 
Gitmekten bahsederken sen, liman liman şehri terk etmenin şiirlerine düşmüşken, kendilerinde kendini bulduğun insanlarda işin ne?  Uzaklaşmak istediğin kendini mi terke korkuyorsun?  Karşına çıkabilecek insanların, kendine mahkum, etrafına mahkum, kurduğu düzene mahkum olduğunu mu görmüyorsun?  Kurdukları en uzak hayalin bilinen içinde kendilerine en uzak olanı değil mi?  Senin aradığın mıdır bu?  Bulmak istediğin midir?
 
Yitme dedim kendime...
 
Bulmak istediğini tanımlayabilen, sihrini yitirmemiştir çoktan?
 
Yitme dedim kendime...
 
Yüreğini de oradan oraya taşıdıkça, evet; nereye gitsen orası değil.  İnsan bir kendini terk edemiyor, nakaratı değil midir oyalayanmanın?
 
Yitme dedim kendime...
 
Kendine düşlediğin bir yarın mı yok?