Sanki o bir başkası benim sevdiğim bir başkası.
Sessizlikler bütünü bir iletişim, endişesi soğuk duvarlar. Sanki birbirimizin
içindeki devinimleri bekler gibi, hareketsiz bir duruş...
Küçük küçük yoklamalar; "nerede, hangi düşüncede, nasıl tepki verecek..?".
Bir tatil dönüşü yabancılaşması gibi işe sanki.
Arzu beklemiyor, boğazına dolanıyor. Karşındaki bedenin büyüsünde, kokusunda,
dokusunda dolanıyor her bir düşünme dalgası. Yüzünde bütün bu devinmeleri
çaktırmayan ve bekleyen bir ifade. Beklediği bütün bu gezinmelerin gerçekliği
olmasa da, küçük bir umut...
Cebimde duruyor hala mesaj; "Seni sonuna kadar sevmeye devam edeceğim, çünkü bu
bana mutluluk veriyor".
Masamda duruyor hala karalamalar, bir öykü olmayı bekleyen. Çocukluk sevinci
gibi yavaş yavaş içime sinen bir tebessüm var zamanda.
Sana da sevgi düşsün, beklediğin, beslediğin, yaşatmak isteyeceğin. Bu ben
olmayacak olsamda, sana yakışacak kadar değerli olsun, yüzüne yerleşsin
mutluluğu, ellerinde iz olsun dolandığın ince belin heyecanı.
Sana dilenen güzellikler seni seven birine neden bu kadar çok uzak düşüyor?