Son zamanlarda işyerindeki karmaşa ile baş başa günler geçiriyorum. Bu nedenle ne kendime zaman ayırabiliyor ne de vatandaş olma sorumluluğunda gündem ile meşgul olabiliyorum.
Öyle günler ki, iş üretmek yerine enerjimi işin yarattığı stres ile baş etmeye harcadığım zamanlar toplamı sanki. İşe yeni alımların olduğu (gecikmiş), birilerinin en ufak hareketlilikten bir şeyler çıkarmaya çalıştığı, bunu kariyerindeki "iş bilen kurt tutum" diye nitelendirdiği bir sürü resim var ortada.
Bir de memleket var ki hepsinden çok o can yakıyor, belki de bugün yaşananların altında tamamen bunlar yatıyor. ABD'nin dediğini yapmak zorunda olan AB'ye koyulmuş bir ekip gibiyiz bu gün. Dümen başında eskimiş zihniyetlerin yeni versiyonları... En bunalım zamanlarda o bastırılmış eski alışkanlıkların patlak verdiği bir yönetim ile ağır aksak, kör topal yoldayız... Arkamızdan esiyor rüzgar (pardon estiriliyor).
Ben nacizane bir günlüğün içinde, bu büyük dengenin çarkları arasında insana dair bir soluk olmaya çalışıyorum. Elbette kendime vakit ayırabildiğim sürece... "Don Kişot"
Zaman düşer ellerimden yere Oradan tahta boşluğa Saatler çalışır izinsiz hep bir sonraya ................. Ve sen ben Değirmenlere karşı Bile bile birer yitik savaşçı Akarız dereler gibi denizlere Belki de en güzeli böyle...
Bu arada bu günün tarihi noktasız ve virgülsüz: 20022002 / 2002 2002 gibi