Onu boğmamak için hayatına çok fazla
girmemeye çalışıyorum sürekli. Ama en son ne zaman birlikte konuştuk adamakıllı,
en son ne zaman beraber bir yere gittik dersem kendimden uzaklaşıp cevap
verdiğimde çok uzun zaman olduğunu duyarım kendimden...
Ben günün her diliminde onunla doluyken ve o her dilimde, onu boğmama endişesi
ile kendime bile susarken sesimi, ona bu derece hassasken ve, gerçeği,
gerçekleşeni ancak kendimden biraz uzaklaşınca fark ediyorum. O kadar çok her an
içimde ki, sanki bütün o zamanlar süresince onu sıkboğaz edip karşılık
veremeyeceği bir sevda sunuyormuşum, böylece onu kendimden daha da fazla
uzaklaştırıyormuşum korkusu taşıyorum içimde.
Yoruluyorum bu mücadeleden, karşıma kendimi alınca yenen ya da yenilen olmuyor,
sürekli süre giden bir kavga silip süpürüyor içimde ne varsa sevinçten.
Aşk bir sevinç desem; acı çekiyorum ama onu sevmekten, sevebilmekten dolayı
gururluyum.