Yanyana durmak insanlarla,
olduğumuz gibi...
Artık yoruldum hep karşımdaki insanın penceresinden bakmaya çalışmaktan. Tek
taraflı çabayla bir ileriye götürmeye çalışmak için uygun dil, uygun yaklaşım,
uygun felsefi zemin aramak yavaş yavaş "peki ben?" diye sordurmaya başladı.
Acaba artık ben istiyor muyum bir sonraki adımlara, tesadüf ettiğim insanlarla
gitmeyi..?
Hayatı, insanların birbirine rest çektiği ve karşısındakine kendini şart koştuğu
bir süreç gibi görmeye başladım. Dilimde de, slogan kaldığını her
söyleyenin ispat ettiği bir söz;
"İnsana dair ne varsa kabulüm!"
Ben ise gizliden gizliye düşünüyorum ki "küçük insanlar büyük insan yontulurken yere düşen parçalardır...".