Sessizce yol alıyor içimdeki seyir; sanki kendini yaşayan bir zamanın, kendini yaşayan başka bir zamanın içinden akması gibi seyirci... 
 
Bir can pazarında, yüzüne baktığım hayatların yüzüme hedeflenen ifadelerindeki "üstün gelme", "anlama" gizleri, gizemi şimşek şimşek çakıyor gökyüzünde, yankısı gözlerime kadar inerek. 
 
Fotograf albümünde saklanan bu günden, günümüzden memnuniyetsizliğimiz, her lazım geldiğinde derin bir acı gibi avuntu durur sandığımızda. 
 
Artık zamanlar dolduruyoruz sadece.  Bir başlangıca kadar salınan, umursamadığımız dilimlere bölünmüş hayat.  Bir şeyler eksik diye yakındığımızda dilimize gelen samimiyet. 
 
Artık hep uzaklara odaklanmışlığımıza kurban veriyoruz günleri.  Varmak istediğimiz yer, olmak istediğimiz kişi, yaşamak istediğimiz aşk bizi çepeçevre kuşatan, özgürlüğümüzü alan. 
 
Özgürlük;  "Yalnızlığınızda bulursunuz" yanılsamasıyla hep ıskaladığımız...