Şubat defterini kapatıyoruz yavaş yavaş, ama sanki şubatın içinde söylemem gereken daha bir sürü konu var gibi geliyor. Bu kadar acele etmemin altında yatan elbette kendime bir çizelge hazırlamış olmam değil tüm bunları bir an önce aşmış olmak istemem...
Şubat içinde buraya aktaramadığımım bazı noktalar var ki üstünden zaman geçince yazmak ne kadar biraz bayat tadı verse de belki de bayat güzel oluyorlar... ki bende biraz demlenmesi gerekiyordu bu düşünmelerin.
Hayat bir oyun sahnesi ve her bir insan bana göre bu sahnede öykülerini oynayan oyuncu...
Araya bir telefon girdi, bütün yazıya konsantrasyonum bozuldu... Çok daha başka hisler içindeyim şimdi...
Bir es vermek zamanı,
Kendime soru sormalıyım, kendim için bir şeyler yapmalıyım... Bazı defterler kapanmalı, bazıları açılmalı hayatımda... soru sormalıyım... kendime...
Güle güle şubat, yordun da geçtin...