Bu gün kalktığımda ailem için önemli olan noktalar konusunda ortak bir görüş birliğine varmak üzere küçük bir toplantı yaptık. Herkes cebindekileri döktü derken ben yine annem ve babamı sarsan karlarımdan birini söyledim. Askerlik tabanlı bu karar onlarda yeniden bir şeyleri hatırlattı.
İnsan içindeyken bazı gerçekleri çok değiştirmek istemiyor. Bu tekrar insanı ne kadar da sıksa bu tekrarın tanıdıklığı en azından insanda cesaret yoklamıyor. Bir şekilde yürüyor, istekleri karşılamasa bile. Ben bu gidişattan memnun değil iken ve karşı durmaya çalışırken zaten yakın bir zamanda avantaja dönüştürecek koşulları bekliyordum ki ailem burada da benim bu değişiklikleri yapmadan mevcut asgariyi koruma eğiliminde olmamı öğütledi. Benim için daha kötüsünün olmasını istemedikleri için idare eden mevcudiyeti korumaya devam etmek eğilimindeydiler ama ben yine biraz da cesaret giyinerek üzerime karşı çıktım ve elbette ben kendi hayatımı yaşadığım için bana hayır demediler.
Askere giderken işimden istifa edeceğim. Alacağım tazminatı yatırarak askerde birazını kullanıp geri kalanı ile dönünce pazarlık unsurlarımı arttırmak üzere yurt dışına çıkacağım. Mevcut asgari yaşam ile istediklerime ulaşamayacağım. Bu arada gözümden sakınmadığım bir memleket durumu var ki ben gelene kadar her şeyin biraz olsun durulmasını diliyorum. Bundan öte bir şey söyleyemeyeceğim. Ama her durumda da ben memleketim için ve kendim için en iyisini bir adım öne giderek yapacağım diye düşünüyorum. Kapıları yeni baştan aşındırmak durumunda kalsam bile...
18 ay askerlik ailemin benim için hiç düşünmediği bir durum. İstanbul Üniversitesini bırakırken böyle olmamasını ben de umuyordum ama olmadı. Kimse kabul etmese de (anlamasa da) ben askerde onların düşündüğü kadar çok sorun yaşamayacağımı düşünüyorum. Nedeni tamamen farkında olmamda yatıyor ve bunu anlatmam çok detay yazmama baktığı için daha sonraya erteliyorum.
Bu gün aile toplantımızda konuşulan bir diğer konu ise yine benim eşcinselliğim. Ailem hala bunu sindirebilmiş değil. En küçük bir nedene tutunuyorlar.
Evde onları üzmemek adına ben eşcinselliğimi dışa dönük yaşamıyorum (ki zaten tavrım değil, bu sadece benim doyumum ile ilgili olmalı, kim heteroseksüel tepkilerini dışadönük verir ki olgun ise?). Bu nedenle çok kolay unutulabiliyor. Bundan önce radikal bir şekilde bir kez konuşuldu bu konu. Annem olabilir, belki evlenirsin diyor, buna inanmak ve bir umut vermemi ardından da bu yönde çabalamamı istiyor. Ona en başından anlattım fakat bu defa karşımda annemle birlikte Devrim YILMAZ soytarısı vardı. Öyle diyorum çünkü bilmem kaç yıl süren eşcinsel ilişkilerinden sonra bir aile kurmak ve bir kadınla evlenmek istediğini televizyonda söyledi. Annem de izledi...
Ne diyeyim...
Benim kendime dürüst kalitemce bir yaşama koyulduğumu anlamaları çok zor çünkü onların kriterleri karın tokluğu (yaşam tecrübeleri başka bir şey öğretmemiş maalesef). Ama en azından bana saygı ve inançları var ki bir kez konuşunca konuyu kapatıyorlar (içlerinde kırıntıları kalmış olsa bile). Babam, can dostum hep bana inancı ve güveninden dolayı benden yana tavırlı. Annem de aklınca benim mutluluğumdan... Bu konu baskıya dönüşmediği sürece onların hakkı olarak bende kabul görecek. Ama acı çekmemeleri için zaman zaman hayata ait bir dürtü gibi eşcinselliğimi konuşacağım artık...
Daha yolun başındayız... Ailece...
Askerlik dönüşü neler olacağını merak ediyorum, umarım her şey iyi olur. Umarım askerlik aralık olur...
Her şey güzel olacak....
İnanıyorum...