dönüş yolu yok;
bana yabancı yerde
daha göz önünde
silikleşmeksizin izlerim
tamamımla tarif ediliyorum 
 
kendimi teyit edercesine
 
barışıyorum
 
Seyir halinde, penceresinden bakanları görüyorum.  Yakışıklı çocuklara ben gülümsüyorum, güzel kızlar da bana...
 
o kadar zaman geçti ki
sanki 
unuttum;
artık geçmiş
dilimizde bıraktığı tat ile
geleceği törpüleyip
hayallerimize mi saldırıyor
 
 
seni
bana her lazım geldiğinde
bana lazım sözleri söyler kılarak
sana yabancılaştırmadım mı
 
aslında
kendime mükemmel kılıp seni
                                gerçekle arama
                                            dilimdeki tat
                                            ellerimdeki nasır misali
dokunamaz oldum
dokunsam da hissetmez...
 
 
umut diye sarıldığım seni
içimdeki yangınlara atarak
intiharımın silahına dönüştürdüm
 
öc'ünün yol hikayesi ile yüzleş
terk et beni
 
 
bu bir düş değil
bir oyun hiç
artık dakikalarımın içinden
anlarımın
nedenlerimin
varabilmişliğimin
yüzümdeki çizgilerin
vücudumdaki izlerin içinden
bir sessizlik gibi dışarı süzülüp
sarıp sarmalayıp
sevişip
boşaltıp beni
bir posa gibi
yorgun ve hiç düşürme
hayatımdaki kırıntılarınla ben ilgileneceğim
an be an
sileceğim dönüş yolunu
bir sonraki çıkışında
el çabukluğuyla