artık geçmiş
dilimizde bıraktığı tat ile
geleceği törpüleyip
hayallerimize mi saldırıyor
seni
bana her lazım geldiğinde
bana lazım sözleri söyler kılarak
sana yabancılaştırmadım mı
aslında
kendime mükemmel kılıp seni
gerçekle
arama
dilimdeki tat
ellerimdeki nasır misali
dokunamaz oldum
dokunsam da hissetmez...
umut diye sarıldığım seni
içimdeki yangınlara atarak
intiharımın silahına dönüştürdüm
öc'ünün yol hikayesi ile yüzleş
terk et beni
bu bir düş değil
bir oyun hiç
artık dakikalarımın içinden
anlarımın
nedenlerimin
varabilmişliğimin
yüzümdeki çizgilerin
vücudumdaki izlerin içinden
bir sessizlik gibi dışarı süzülüp
sarıp sarmalayıp
sevişip
boşaltıp beni
bir posa gibi
yorgun ve hiç düşürme
hayatımdaki kırıntılarınla ben
ilgileneceğim
an be an