Temize çıkarmaya çalıştığım;
ben miyim
içimdeki acı
mı
Eski bir aşkın sesiyle doğrulanırcasına;
en seyrinde
günün
küçük
kopukluklar şeklinde
kendiliğinden
bir sırayla
oyundan
sahneler...
Fırsatını bulduğumca konuşuyorum seninle;
yıllar
öncesinde
entelektüel
tavrımızın
saçına toka
diye taktığımız teoremleri
acıyla
hayatımdan doğuruyorum şimdi
senin bu
acıya elin bir kez değdi
bense içimde
taşıyorum
bilmiyorum
sen misin
ben miyim
mağdur
bilirsin sen
de;
kendisi
için ayrılmış sınırları aşınca
özgürlük
olmaktan çıkıyor beklentiler, bilinenler
tekrar
edile edile genlere ait kılınmış bir yazgının ağır baskısı altında
özgür müsün ki
Tetiklendim;
susulan bir yara olmaktan
kendini bilmez bir cehaletin boy
ölçüşmesine
azınlık kültürü olmanın
tecrübesiyle genele kaçan yanlarını gözüme soka soka yaşamandan
kalabalık yabancılıklar içinde
küçük edilerek ürkütülmüş cesaretle büyütülmüşlüğüme kadar
dışımda bir çok nedene fatura
edebilirim olanı
Belki de;
başkalarının öykülerinden ayıklıyorum
kendimi
aydınlık yüzümü
karanlık yüzümle tanıştırmak için
Ama
ehil edasıyla farkına varıp
şair edasıyla iyileşmeye durdum
her faturayı
ödeyerek
ayağımdaki ip
izlerinden okunur oldum...