Tanıklık ediyoruz...
 
  Gözlerimizin önünde oynanıyor kocaman bir dünya yalanı!
 
  Artık yüzünde eskiyen derileri atıyor bir büyük ülke. Çocukluğumda duyduğum Amerika hikayeleri sık sık gelir oldu kulaklarıma. Bu bir seyirdir ve herkes bir amaç için yaşar..!? Amacı olmayan insanların ellerine başkaları tarafından tutuşturulan bu büyük idea şimdi tek tek avlıyor insan yaşamlarını. Uzaklardan görebilen teknolojiler, karanlığı delip geçen kurşunlar, bir taşla binlerce kuş vuran bombalar... Kolay satış pazarı şimdi ekranlardan konuk olan evimize...
 
  Yine sahnelerde dünyanın çirkin erkek psikolojisi... Buyurun...
 
  Çağ yangınları, çağ yankıları gibi tarih tırmalıyor.
 
  Bir düşünün; kültür savaşıdır bu aslında, dini de kapsayan; ve okulda yanınızda oturan, yolda yanınızdan geçen, işyerinde farklı bir ses olarak karşınıza çıkan diğerlerini düşünün, farklarınızı, bu farklara bakışınızı, yaşadıklarınızı, her şeyin aynı olduğu bir dünyada büyüdüğünüzü sonra ve uzakları gören cam sihirbazda gördüklerinizi...
 
  Siz izlerken birileri daha kaçıyor toz toprak içinde tükenmiş hayatından, kalbinde inanç ölüme kadar saklı duruyor... O inandığı zaten soğurmuş hayatını ve içinde hiç öykü kalmamış, ezberlerle bu günü yaşanların hırsları diniyor mu?
 
  İçimde kayıp çocuklar ağlıyor, oyuncak istemeyen, anne isteyen, baba isteyen, hayat bekleyen, yaşam isteyen...
 
  Savaş, birilerinin kendilerini rahatlatma çabası, bir acizlik işi...
 
  Savaş tarihi tekdüzeleştiriyor ve insanın içini boşaltıyor, terörizm bile daha adil neredeyse...!
 
  Tüm yüreğimle, beynimle SAVAŞ’a HAYIR!
 

Fotoğrafı nereden aldığımı hatırlamıyorum, çekenin affına sığınarak konu ile ilişkilendiriyor (konu:yaşam) ve yayınlıyorum...!