|
Yüzümüzden süzülür
kırmızı, aşk en utangaç yerimize dokunurken. Eskiden bildiğimiz her şeye
rağmendir aşk bazen. Yepyeni, keşfedilmeye aday bir hayatla gelir.
Kapılırız serüvene düşkünlüğümüze korkularımıza rağmen, en herkesten
sakladığımız yerlerimiz, hani dile dökmeye kalksak dile dökemeyeceğimiz
kadar bile bizden uzak ama bize ait açlıklarımız sancır. Karnımıza bir
yumruk gibi inmiştir aşk, acısı yüzümüzü güldüren...
Hayır demek geçerken içimizden, “Evet”’i yapıştırırız. Güldükçe yüzümüz
gülümser, bir bakmışız ki dilimizde bir şarkı; en çocuk zamanımızın nazına
denk düşer gibi.
Hayatın günlük tekrarında kaybettiğimiz nedenlerimizi tutuşturur aşk
ellerimize. Unuttuğumuz cesaret, giyinmiştir üstünü ve kapıyı çalıyordur.
İçeri almak, en yön değiştirebilir etken olacaktır hayatımızda. Onu seçen
engebemize bir sıfır yenik başlarız mücadeleye.
Tanımadığımız yanlarımız su yüzüne çıkar, ellerimiz dokunmak ister
ellerine, nereye gideceğini bilir. Belki hiç öpüşmediktir o güne değin,
dilimiz dolanır dilimizde, dilimiz dolanır bir hayatın bize açılan
kapısında.
Ve aşk ve yaşamak işe koyulmuştur, gözlerimize yıldızlar ilişir. Artık
ilgilendirmeye başlamıştır bizi ayın dolunay hali. Gecenin dolunay
aydınlığında ellerini ararız, kokusunu bekleriz, sesine kulak keseriz,
belkiler olmazlıklarını en görmediğimiz zamanına durmuştur. Soğuk hava
sıcağa dönmüş, üşümek ancak kollarına sarılmak istemiyle vücut bulur
olmuştur.
Şehrin sokakları, köşe başları, keskin dönüşleriyle gözümüzü kesiyordur.
Artık yaşamak, bir ayrılık kıyısında olma hali gibi elimizden gidebilme
tadında kıymetlidir.
En sessiz şarkıları seçer oluruz. Büyük senaryolarımız vardır, gidilebilme
olasılığı olan tüm yollar arkamızda bırakabileceklerimizi taşır
gözlerimize hafif bulutlu.
Rağmen, sözlüğümüze yerleşir, bedeller girer hesaplara.
Seçimlerimizin göze aldığı her şeyi yükleniriz sırtımıza, yolcusuyuzdur
yolcunun yanında yolculuğun...
Yolumuz açık olmalı, kendimizde hep bir haklı taraf vardır. Ararsak
bulacağızdır.
Yüzümüze dokunduğu anda bütün tanımlarımız değişir, gözlerimiz kapanır
gözlerine, ellerimiz ellerine, sözümüz sözüne, tenimiz tenine ve hayata
perde durur birbirimize akan;
perde beyaz; başka aşkların banttan
gösterimlerine zemin,
perde kırmızı; birbirinde devinmeye
durmuş olmanın dışarıya kapalılığı edasında
Son. |