| Kişilik
sahibi olmanın en ön koşuludur farkında olmak ve farkında olmadan idare
edenlerin arasında, farkında olmayanları fark eden farkındalığı yerinde
insanlar en az acı çekenlerdir yeryüzünde. Çünkü farkındadırlar
farklarının fark edilmediğinin ve bu farkındasızlığın beklentilerine cevap
veremeyeceğinin. Bu durumda hemen devreye istenen sonucu yaratacak
girdileri fark etmek kadar farkında olmak durumu ortaya çıkar ki bu da
insanları, güden-güdülen sınıflaması yapmaya iter. Bu ise bir gerçeği
dillendirmenin ötesinde bir durum değildir tüm gözü yaşlı duyanlarına
rağmen. Gözyaşlarına takılıp kalmıyorsanız, siz de farkındalığınızı en
büyük sınavlardan geçirmiş sayabilirsiniz kendinizi... Buraya kadar
yazdıklarımı anlayıp kelimelerimin sizi benim hakkımda nerelere
götürebileceğini düşünürseniz beni arayacağınız yer gittiğiniz yerler
olur ve orada olma ihtimalim ne kadardır, cüretinize bakar. "Yazımın "katı
hal ölçüsü" ile ilgili fikriniz de tamamen farkındalığınızın
boyutuyla ilgili" farkındalığına da sahip olduğumdan sitemde yer alan
diğer yazılarıma yapacağınız yorumları da nereye koyacağım hakkında fikir
sahibi olabilirsiniz. Etrafımda gördüğüm kendince en "kendine ait" tepki
kitap okumayan arkadaşımın başkası olmamak tribidir ve bunu söyleyen size
kitaplardan daha fazla şeyler söyleyebilecek farkındalığa sahip
biridir. Yine kendisinin de es geçtiği gerçek, kitaptan okuduğunu
gözlerinin gördüğünden farklı bir yere koyma gereğine takılmamayı
sağlayan farkındalıktır. Etrafınızda da vardır; anlatımı en yoğun "az
hacimli"'ye karşı, hacmi dolayısıyla alınan kolaycı tavır gerçeği. İşte
budur aslında elinde ne var ne yok her şeyi değersiz kılan insanlığın. Bir
sanatçı enginliğine sahip olma gereği vardır bu gibi gerçekleri
görebilmenin ve sınırları çizilmiş olmak (eğilim sahibi olmak da denir
zaman zaman) sınırların dışında kalanları bilmemek sonucunu da doğurur ki
bu da sınırlarını çizebilme farkındalığında birinin "üzerine konmuş toz"
muamelesi ile karşılaşır. Oysa kabak gibi bir gerçektir ilkokulda
anlatılan küme sistematiği ile bile anlaşılabilecek olan. Bu arada küme
sistematiği deyince aklıma bir şiirimde kullandığım ve bu güne kadar
kimsenin "anlamış" tepkisini alamadığım bir mısra geldi; "bir şeyi anlamak
için ondan şey olmak gereği fark etmediği". Ne diyeyim; kapsamak, bir şeyi
en iyi anlamış olmak durumudur ve artık bu anladığınla neler
yapabileceğini bilmen sonucuna götürür seni. Yani aslında düşündüğünü
anlatabilmek için bir "bildik" öndesin onu bilmeyen eski kendinden... Farkındalık gerektirmeyen herhangi bir durum var mıdır? Etrafınızdaki insanların ne kadar farkında olduklarını düşünüp nasıl büyük risklerle yan yana yaşadığımızı hissedin bir kez. İnsanlığın önünde dolu bir sürü bilinmez dururken bilinmeyenleri bilen ve sorgulanmaktan, bilinmezlerin çokluğuna dayanan "aklıda korkularla" korunan bir büyük yalanın nasıl da yaşamaya devam ettiğini ve toprağının da farkındalıksızlık olduğunu görün. Her gün beş vakit tazelenen korkularla bilinmeyenden nasıl da gönül rahatlığı ile kaçıyor insanlar... Elinizi dürüstlüğünüze koyun ve boyunuzu ölçün, bilin ki; "en uzun çınar, diğerlerinin tanık olmadığı fırtınalar yaşar". Bunları niye mi yazıyorum; bunlara sahip olduğunu düşünüp söyleyen bir sevdiğim vardı suskunluğunun arkasına gizlenecek kadar korkak olan, ondan; ortalıkta ezberleriyle deha profili çizmeye çalışan salakların varlığından; anlayamadıklarından korkan insanlara korku salıp hızımı kesmelerini engellemek istediğimden; bütün bunlar birer gerçek olduğundan ve en önemlisi diyalektik gerçeğini resmetmek isteğimden... |