İçimde çılgın bir boşluk var. Neyle doldursam da sussa diye bakıyorum etrafıma, gördüğüm; "Her durakta yeni bir aşk ediniyorum...".

  İçimde çılgın bir karşı duruş var, kelimelerle örtüyorum sıkıntıları, aşkları, arzuları;

     "Ben en çok gür kirpiklerinin altından kısık lambalar gibi bakan gözlerine aşığım...".
     Elimi uzatsam gözlerine dokunuyorum, kolum yettiği kadar yanımda soluğu;
     "Ben kendisinden habersiz eskiyorum...".

  Zamana karşı oluşumdur aslında bu günü yaşamam, yarından payıma düşenleri kolumdaki saat gibi odamda tutuyorum, bir tek odamda katılıyorum zamanı yaşayanlara;

     "Gün, ay, yıl, takvim işi zaman yani, aldıkça dönemeçleri, düşlerimden habersiz eskiyorum...".
     "Eskimeye yüz tutmuş bir yalnızlık, ben olup kazınamayacak bile üstümden...".

  Bunca zaman sustuklarım içinde boğuluyorum hep ve camı açıp bağıramıyorum, "merhaba" deyişimden herkese ve "merhaba" demek isteyişinden herkesin;

    "İçimde taşıdığım çocuğun adresini gösteremeyen bu gün, adını bile duymak istemiyor aslında...".
    "Kendini benim yerime koy, oğul öksüzü babalar yerine...."