Sivas'ın Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde 1894 yılında dünyaya geldi. Yedi yaşına geldiğinde çiçek hastalığı yüzünden sol gözünü tamamen kaybetmiş, sağ gözüne de perde inmiş. Sadece ışığı seçebiliyormuş. Birgün Veysel inek sağarken babası yanına gelmiş. Veysel de ansızın dönüverince bir değneğin ucu öteki gözüne girmiş ve o göz de kapanmış.
Babası meraklı adammış. Halk ozanlarından şiirler okuyup ezberleterek avutmaya çalışmış oğlunu. Saz şairleri ara sıra gelip uğrarlarmış ve Veysel onların çaldıklarını ilgiyle dinlermiş. Babası ilgisini görünce bir saz almış ve ders almaya başlamış.
Veysel 25 yaşındayken (1919) annesi ve babası Esma adında bir kızla evlendirmişler ve 2 yıl sonra ikisi de ölmüşler. Karısı onu terkedince daha sonra tekrar evlenmiş. 6 çocuğu olmuş.
Aşık Veysel 1933 yılına kadar başka ozanların şiirlerini çalıp söylemiş. O yıllarda tanınmış şairlerimizden Ahmet Kutsi Tecer, Aşık Veysel'in şiirlerini gün ışığına çıkarmış. Bundan sonra da bütün yurdu dolaşmış.
Halk ozanlarından en çok Karacaoğlan'ı, Yunus', Emrah'ı ve Dertli'yi severdi. Çağımızın ozanlarından Ahmet Kutsi Tecer'in ayrı bir yeri vardır Veysel'de.
1952 yılında İstanbul'da büyük bir jübilesi yapılan Aşık Veysel'e 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, "Anadilimize ve Milli Birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı" özel bir kanunla aylık bağlanmıştır.
1973 yaşında ölmüştür.
GÜZELLİĞİN ON PARA ETMEZ
Güzelliğin on par'etmez Bu bendeki aşk olmasa Eğlenecek yer bulamam Gönlümdeki köşk olmasa
Tabirin sığmaz kaleme Derdin dermandır yareme İsmin yayılmaz aleme Aşıklarda meşk olmasa
Kim okurdu kim yazardı Bu düğümü kim çözerdi Koyun kurt ile gezerdi Fikir başka başk'olmasa
Güzel yüzün görülmezdi Bu aşk bende dirilmezdi Güle kıymet verilmezdi Aşk ve maşuk olmasa
Senden aldım bu feryadı Bu imiş dünyanın tadı Anılmazdı Veysel adı O sana aşık olmasa
DOSTLAR BENİ HATIRLASIN
Ben giderim adım kalır Dostlar beni hatırlasın Düğün olur bayram gelir Dostlar beni hatırlasın
Can kafeste durmaz uçar Dünya bir han konan göçer Ay dolanır yıllar geçer Dostlar beni hatırlasın
Can bedenden ayrılacak Tütmez baca yanmaz ocak Selam olsun kucak kucak Dostlar beni hatırlasın
Ne gelsemdi ne giderdim Günden güne arttı derdim Garip kalır yerim yurdum Dostlar beni hatırlasın
Açar solar türlü çiçek Kimler gülmüş kim gülecek Murat yalan ölüm gerçek Dostlar beni hatırlasın
Gün ikindi akşam olur Gör ki başa neler gelir Veysel gider adı kalır Dostlar beni hatırlasın
Kaynak: Dostlar beni hatırlasın, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Ceylan gibi iner göle Hiç bir türlü girmez çöle Ürgülenir gider yola Yollar ninni çalar gider
Yar yoluna kurban olam Dahi dolmadı mı çilem Kirpikler ok kaşlar kalem Bu sinemi deler gider
Gahi uslu gahi deli Sunam senden ayrılalı Garip halimi görmeli Benzim sarı solar gider
Olma benden uzaklaşan Avcıdır bize yaklaşan Sevdiğinden ayrı düşen Koyun gibi meler gider
Yağmur olsam yağa yağa Terim gözyaşım toprağa Veysel bağlanmış bir bağa Gözyaşların siler gider
Nice güzellere bağlandım kaldım Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum Her türlü isteğim topraktan aldım Benim sadık yarim kara topraktır
Koyun verdi kuzu verdi süt verdi Yemek verdi ekmek verdi et verdi Kazma ile döğmeyince kıt verdi Benim sadık yarim kara topraktır
Adem'den bu deme neslim getirdi Bana türlü türlü meyva yetirdi Her gün beni tepesinde götürdü Benim sadık yarim kara topraktır
Karnın yardım kazmayınan belinen Yüzün yırttım tırnağınan elinen Yine beni karşıladı gülünen Benim sadık yarim kara topraktır
İşkence yaptıkça bana gülerdi Bunda yalan yoktur herkes de gördü Bir çekirdek verdim dört bostan verdi Benim sadık yarim kara topraktır
Havaya bakarsam hava alırım Toprağa bakarsam dua alırım Topraktan ayrılsam nerde kalırım Benim sadık yarim kara topraktır
Dileğin varsa iste Allah'tan Almak için uzak gitme topraktan Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan Benim sadık yarim kara topraktır