Fırtına deresi bir zamanlar baraj yapımı ile
gündeme gelmişti. Fakat doğal yapının bozulmasına
sebep olacağı nedeniyle proje engellendi ve rafa
kaldırıldı. Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı
Ayder yaylasına gidiyoruz. Yol boyunca ilerlerken
köpüre köpüre akan akarsuyu takip ediyoruz ismi
Fırtına deresi aktığı vadi Fırtına vadisi
üzerindeki meşhur köprü fırtına köprüsü.
Arabamızla yol alırken hoş manzaralar ve karadenize
has ilginçliklere rastlıyoruz. Yol gayet bakımlı.
Yine karadenize özgü değişik mimari tarzda evler
yapılar karşılıyor bizi siz de giderken yamaçlara
doğru bakmayı ihmal etmeyin fotoğraflarını bu
sayfada sunduğumuz manzaralar gibi bir çok görüntü
var. Bu arada değişik mimari dedik ya titaniki de
unutmamak lazım onun da resmini görüyorsunuz gemi
şeklindeki lokanta bir karadenizli vatandaşımızın
ince zekasını gösteriyor. Fırtına deresi boyunca
uzun süre ilerledik ve sonunda en çok görmek
istediğimiz ünlü fırtına köprüsüne ulaştık.
Köprünün çok yakınlarında büyük bir yol üstü
dinlenme tesisi yapılmış keşke biraz daha uzağına
yapılsaydı köprünün doğallığını biraz bozuyor.
Bu bahsi geçen tesisin de bir hikayesi var hani şu
internette çok sık rastladığınız bir tabela var ya
hani falan filan tesisleri 200 m geride diye, işte bu
tesis o. Giderken kaçırırsanız tabela sizi uyarıyor.
Bir kaç yerli turist otobüsü gelmiş bizden önce.
Köprünün üzerinden karşıya geçmemiz engellenemez
bir arzu bizim için. Detaylı incelendiğinde köprü
yolunu oluşturan taşların ahenkli dizilişi çok
güzel, köprünün uzaktan manzarası ise etkileyici.
Tam altta aşağıda yüzen gençler var onları
seyrettik köprünün üzerinde durup işte yandaki
fotoğrafta o an. Sonra yola koyulduk bir süre daha
ilerleyince Çamlıhemşine girdik ilçenin girişi
tepeden akan bir küçük şelale ile başlıyor. Fazla
gezmeye vaktimiz olmadı ama güzel bir olduğu
herhalinden belliydi. İlçeyi ikiye bölen deresi,
yüksek yamaçları, eski evleri var. Birine yolu sorduk
yukarı gideceksiniz dedi, yolun tersini gösterip
burası nereye gider diye sorduğumuzda başka bir
yaylanın ismini verdi biz demek bütün yollar sonuçta
bir yaylaya çıkıyor. Öğrendiğimiz yolu takip ederek
dik yokuşu tırmanmaya başladık , sora sora bağdat
bulunurmuş ya tekrar eski bir köprünün başında
yaşlı bir amcaya yolu sorduk Bu arada ayak üstü
sohbetimiz de oldu, bu küçük köprüyü dedesi
yaptırmış ortasında bayrağı hiç eksik etmezlermiş
fırtına köprüsünde de bayrak vardı burada gelenek
olmuş. Aracımızla biir müddet daha ilerledikten sonra
yol kenarında bir tesisteki büfeden alışveriş
yapmamız gerekti durduk. Arabamızın yanına gelen
tesis sahibi kendisini de yukarı götürrnemizi rica
etti. Tabi buyrun dedik onu da aldık yanımıza.
Kendisinin Ayderin başkanı olduğunu ve ona Havalı
mehmet dediklerini söyledi. Havalı Mehmet'le sohbetimiz
Ayder'de de devam etti güzel bir yerde çay ısmarladı
bize. Ayder koruma altına alınmış bir milli park
statüsünde içeriye biletle giriliyor Yörenin diğer
insanları gibi sıcak ve cana yakın olan Havalı Mehmet
bir süre sonra bizden ayrıldı. Kaçkar dağlarının
tepesine çıkan dar toprak yollar var. Bir araba
genişliğindeki yoldan gitmek pek kolay değil denedik
ama olmadı. en iyisi yürümek. Burada değişik vahşi
hayvanlara rastlandığı söyleniyor. Bazen geyikler
Ayder yaylasından akan dereden su içiyormuş biz
kaldığımız süre içinde hayvan görmedik doğrusu.
Çamların yüksekliği 30-40 metre var hiç
abartmaksızın. Öyle etkileyiciki insan kendini ufacık
hissediyor. Ayder'in en bilinen ve en meşhur
görüntüsü yamaçtaki uzun çimenlik ve oradaki eski
evler. Çimende oturmak koşmak yuvarlanmak veya
yamaçtan yukarılara tırmanmak çok eğlenceli. Kalmak
isteyenler için otel ve pansiyonlar var yemek ise hic
dert değil her tarafta lokantalar var. Hatta yeni
kurulan lüks otellerin yanısıra kimisi inşa halinde.
Doğrusu turistik tesislerin fazlalığı otantik
görüntüyü bozuyor. Fakat Ayder'de mutlaka kalınmalı
ve bu da turistik tesis olmadan olmuyor. Bu bir
kısırdöngü insanlar doğallık için geliyor ve
insanların ihtiyaçları için doğallık bozuluyor.
Cesaretiniz varsa yamaçlara doğru yürümek sizin için
çok zevkli olacaktıt. Aslına bakarsanız korkulacak ne
var ki. Biz de şöyle bir tırmanalım dedik demesine
ama fazla vaktimiz olmadığı için pek merkezden pek
fazla uzaklaşamadık. Bir gün inşallah tekrar gelir ve
şu kaçkarın en tepesine bir uğrarım.
|







|