21:18-24/12/96

                        Tarantula                         

       Sigaramın  ucundaki kırmızı ateşli kül

       Ve ucundan yükselen pembe duman

       Çarpar yüzüme, karşımdaki yağmurdan şişmiş

       Ahşap pencerenin çatlak camından,

       Girince soğuk rüzgar.

 


                                                         23:23-2/3/97

      Pis böcek ölü bir sinek taşıyordu yuvasına.

      Ama,ne yazik ki yapamadı gerçekleştiremedi bunu.

      Kaydı küvetin içine ve götürdü O'nu o zalim su.

      Karnlığın ta içine.girdi o delikten,kayboldu.

      Kim bilir;belki açlık çekiyordu ailesi evde.

      Bulduğu yemi götüremedi evine.

     

        

                                                         16:02:22-30/9/97salı

      Hayat  okadar boktan  birşey ki,

      Oturarak yorulduğunda bile

      Dinlenmek için

      Oturursun.

 

6-12-98

7:00

yazıyorum

            

     Sabah kalkıyorsun.

     Mide boş.

     Kafa boş.

     Pencerenin arkası;

     Yollar boş.

     Zaten boş.

     Bi ben oturuyorum.

     Bu boş binada.

     Şehrin gürültüsü geliyor uzaktan.

     Hurda pencereden,

     Soğuk rüzgarlarla beraber.

     Koka artık doyurmuyor.

     Gebertiyor.

     Sen, aklına saçma şeyler getirerek

     Kendini şımartıyorsun.

     Gülüyorsun.

 

 

Mo 9-13

12: 06

          THE MAN IN THE WALL

     The man in the wall           

        Knows nothing about himself

     Quietly; but so noisy as that

        He slides strain to forward

        Never mind about him

        Undetermined; what he does

        No ratio no rhythm

        Random only

        Whoever he is

        He has a job

        Or not

        In one time he’s occupied

        One time he’s drunkard

        One time he’s operator

        Unidentified

        So horrible

        So strange

        He’s not real perhaps

        A nightmare

        -In the real he’s not real-

        He horrifies people

        He looks himself then other way

        It cycles in a tempo that

        He may hurt himself suddenly

        As an insane

        The man in the wall has the charisma

        At first he’s nothing

         Image only                                                                                     

         He’s telling about something                                                                                                                         

         But no one understands

         Or what does he mean by his view

         He seems innocent

         But not!

         Say, what s he carrying on his shoulders

         Is it only the climbing bag?

Or what:

Who is he?

         Who is the man sliding in the wall?

         Is it only a reflection,

         Or he has some magical powers?

         Why everyone look at him in the eye

         The man in the wall

         Has a specification

         Is unidentification

        His life continues by the one by the hand of another

       - The secret one or maybe he s him but…

       Although his being is the most important,

       He’s never been thought of and will never be

       He only seems like a slave. Poor-

       No one till now could understand

       Nobody till now identified him

       No one ever needed to

      And me

      How can I do this?

 

 

EKSTRA NOT: ilk şiirimi -/-94’te yarışma mecburiyetiyle yazdım.

şöyle bir şeydi:

 

          ÖĞRETMENIM

     Öğretmenimsin sen benim,

     Nur doludur yüzlerin,

     Bilgi verirken gözlerin,

     Mum gibi parlar öğretmenim.

          Nezaman  ö­ğretmen görsem

          Kalbim sızlar öğretmenim

     Yazın özlerim seni,

     Nur yüzünü gözünü,

     İnan seni çok severim,

     Anlatamam ö­ğretmenim.         

   

 Çok iyi  geyik yaptığım  için derece alabilmiştim.

 Fakat şiir yazmaya asıl olarak "tarantula" ile başladım

 

Ayrıca ilk ezberlediğim şiir ilkokul kitabımdandı:

           OKULUM

 . Okul deyince aklıma

   Güzel güzel şeyler gelir

   Kitap kalem silgi defter

   Öğrenciye kuvvet verir

  

   Yeter ki biz çalışalım

   Çalışmaya alışalım

   Daha sonra bahçemizde

   Oyunlara karışalım

                        Şairini hatırlamıyorum

             

14-2-99

 

Herşey  olsam

Imkansız.

Ama imkansız degil

Ama birşeyim

Herşey olsam

Ama para

Ama herşey papra de­ğil

Ama para

Ama herşey imkansız değil

Ama herşey imkansız

De­ğil

Ama bir şeyim

Herşey olmam imkansız

De­ğil

Para

Imkansız

Para imkansız

De­ğil

Para imkansız de­ğil

Herşey imkansız

Herşey imkansız

Ümit yok.

Ümit var para yok

 PARA YOK

 PARA YOK       

 NE BOK

Herşey olamam.

Birşey olmak zor.

Herşey olmak yok.

BEN BİRŞEYİM!

Bir şey olmak zor.

Hiçbir şey yok.

Ben birşeyim.

Ben bir şeyim?

 

Tu 3-27

5:33

 

                 ÖLÜM

Tarantula artık gelmiyo.

Niye gelsin ki

Artık benimle bir işi kalmadı

Bu endişe, bu korku... manası ne?

Görünce korkuyodum, gelmiyor gene.

Bu korku ne?

Korku yaşamdır; ölüm bir korku?

Tarantula gelmiyo.

Neden?

Bir damlacık bile kan dolaşmıyo mu damarlarımda?

Verecek bir korku kadar da mı yaşamıyorum?

Tarantula

Bana ölümü sen getirdin.

Ve veyaşamı alıyosun.

Damarlarımdaki bütün kanı bitirdin.

Yerine?

Senin o donmuş pis sarı beyaz salyan.

İşini bitirdin ve şimdi şerefsizce çekip gidiyosun!

Hayatta kalabilmenin tek kuralı da bu değil mi zaten:

Çıkarcı ol.

Ezebidiğini ez.

Yaşamak! İçin.

Oysa ben bunu hiç düşünemedim.

Hiç farkına varamamıştım

Olayların böyle gideceğini.

Zaten niyetin de bu değil miydi?

Gerçekten de çok hoş göründün bana!

Çok iyi oynadın rolünü.

Bir kadın gibi

Evet

Aynen bir kadın gibi

Yavaş yavaş

Ağzıma sıçtın resmen

Benim de

Hiç dostun olmadı ki senin

Paso kazık attın herkese

Ve ben şimdi kaybedeni oynuyorum

Diğerleri gibi

Sürünüyorum

Seni çağırıyorum

Ama gelemezsin ki

Damarlarımı kuruttun zaten

Boynuma kadar

Turnikeyi fırlatmamla iğneyi saplamam...

Damarı bulamadan rastgele

Bana sonkez bi daha görünüyosun

Herzamankinden daha acele

Daha büyük

Daha korkunç

Daha üstün

Ve karşıma geçmiş

Gülüyosun bana

Evet kasa kasa

Ellerin belinde

Göğsünü şişirmiş

Kasa kasa gülüyosun bana

“Bİ KURBAN DAHA!”

Ne kadar cool di mi

Ve biliyorum benden sora yümde bir kez olsun dolaşmayacaksın

Çünkü biliyorsun ki beni aldın.

Ve çekip arkanı gideceksin

Daha havalı daha mutlu

Çünkü bana bir daha uğramayacaksın