divider

Güle dair...


Berceste:
Bir gül, dalında durduğu müddetçe tazedir
Bir gül, çelenge girdiği gün bir cenazedir
Faruk Nafiz

Görüş:
Aşk, gülü dikeniyle avuçlamak; ama elleri kana bulayan dikenlerin
hesabını gülden sormamaktır.
Efsane:
Gülü yaprağıyla beraber taşımak gerekirmiş. Yapraksız gül taşımak
sevgiliden ayrılmağa delalet edermiş.

Hikmet:
Allah'ın gülü dikenli yarattığından şikâyet etmek nâdanlık; dikenler
arasında gül yarattığına şükretmekse teslimiyettir.

İnşâd (Hayyam'ın sesinden):
Gül dedi ki,
Benim yüzüm kadar güzel bir başka yüz olmadığı hâlde, gülyağı
çıkaranların bana çektirdikleri azab nedendir, bir bilsem!..
Bülbül duyunca bu sitemi, dedi ki:
Dünyada yalnızca bir gün güldüğü için bir yıl azab çekmeyen kim
vardır?
Biz olsak şöyle derdik:
Dünyada bir gül kendisine güldüğü için bin azab çekmeyen bülbül mü
vardır?!..

Nutuk:
Mazlûme!.. Şarkın ateş renkli çiçeği!
Mazlûme, bir güle taktığım ad.
Sen her çağda yeniden doğar, her bahçede yeniden açarsın mazlûme,
yanmak ve yakmak için. Yanışta mısın mazlûme ve seni yandırmak için
yarışta mı sefiller? Yanmaktan yakmağa an bulunmuyor mu gülüm!.. Sen
bana mı benziyorsun mazlûme?!.. Gel ağlaşalım...
Mazlûme!.. De bana, kim çizdi yüreğini derin acılarla?!.. Kim savurdu
yapraklarını?!.. Kim düşürdü başından destârını?!..
Hayata tutunduğun narin dalına kim yükledi bunca hicranı? Ebrulî
düşüncelerine kim su koydu, kim dalgalandırdı hasretini?!.. Sineni
çâk çâk eyleyen de ne mazlûme?!.. Bağrına elifleri çeken kim?!..
Bir bülbül yanmasın mı? Dalına konmasın mı? Aşkına kanmasın mı
Mazlûme, adını anmasın mı? Eleminle kuruyunca can evi, gazele
dönmesin mi?!..

Gazel:
Ey bülbül-i nâlende, gül vaslını hâhende
Gül vaslı mukarrerdir, sa'y eyle bu gülşende
Gül ismini evrâd et, var derd ile feryâd et
Feryâd ile mu'tâd et, vuslat bulasın sen de
Sabr et sitem-i hâre, gül vaslına bul çâre
Çaresini istersen kalma kafes-i tende
Gül faslı ganimettir, bülbül sana nimettir
Bil kadr-i dem-i vaslı, güller gibi ol hande
Gül vaslı Sezayî de, bulmuştur Fenâyî'de
Sen dahi bulam dersen, gel cân ile ol bende

Mânâ:
Ey inleyişlerle yaşayan bülbül! Ey güle kavuşmayı arzulayan! Bu
gülistanda azimle çalışmaya devam et sen, elbet erersin vuslatına
gülün.
Var git, ayrılık derdiyle feryatlara düşüp gülün adını zikir gibi
evrad edin kendine. Feryâdı alışkanlık edin ki sen de eresin vuslata.
Dikenlerin sitemine (incitmelerine) sabret ve gülün vuslatında ara
teselliyi. Kökten çözüm de istiyorsan eğer, takılıp kalma varlık
denen ten kafesine, terk eyleyiver masivayı.
Gül mevsimi ganimettir, ey bülbül, bu mevsim bir nimettir. O halde
sen de vuslat zamanının kıymetini bil ve güller gibi gül.
Gülün vuslatını Sezayî de, Fenâyî de bulmuşlardır (Veya, Sezayî,
gülün vuslatını mürşidi Fenâyî vasıtasıyla bulmuştur). Mazlûme! Sen
de ereyim diyorsan vuslata, gel canla başla kıl tazarru:

Tazarru:
Gel ey Gül-i Rânâ!..
Kerem kıl, tesellim ol, düş içime cemreler gibi... Bir gelişle gel,
bir gülüşle gel, güle düş de gel, hayalde gel, düşte gel...
Ayı ikiye bölen kutlu ellerinle gel, şirki kara yere karan tatlı
dillerinle gel; saadet muştusunda bahtlı kullarınla gel; ve ıtır
ıtır, tomur tomur güllerinle gel!..
Gel, Efendim, gül kokuşlum!
Yetiştir suyu çorağa, tutuştur gülü yaprağa. Gül dikilsin yeniden
toprağa.
Senin bir damla kokuna, bütün aşklarımı fedaya hazırım!.. Ve bir
kırıntısına nazarının, bütün yüreğimi kanatmaya...
Bir gülü koklamak gibi seni anmak...
Gel ey!..
Avucumda hep dikenler... Kanıyor.. kanıyor...


İskender PALA

bulletbulletbullet

divider
Bu Yazıyı Sevdiklerinize Gönderin..

Adınız:


Email Adresiniz:


Göndereceğiniz Kişinin E-mail Adresi:




Sign GuestbookView Guestbook

BackHomeNext

http://www.gul.gezegeni.com/

Gül Bahçesi © 2001 Kemal Şen
This design was created for GONCA GÜL