2002 GÜMÜŞ SAYFALAR Sayfa:2
|
|
GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELER
|
|
|
GAZETEMİZE GÖNÜLLÜ MUHABİR VE MUHARRİRLER ARANMAKTADIR. BU ALANDA EĞİTİM, KÜLTÜR,
SANAT , EDEBİYAT VE BASIN-YAYINLA İLGİLİ İLAN VE REKLAMLARINIZ BEDAVA
YAYINLANIR. BAŞVURU İÇİN : |
YAZAMAMA IZDIRABI
Enes GÜLDAĞ
İçinden geldiği gibi, hissettiğin, düşündüğü gibi ve inandığın gibi yazamama sıkıntısının verdiği azabı bilmem siz de duyuyor musunuz.? İnsanlık onurunu zedeleyici, adalet duygusunu yok edici, gönül incitici olgular karşısında nasıl bir tavır alıyorsunuz.?Bir fenalığı, bir kötülüğü gördüğünüz zaman seyirci mi kalıyorsunuz , herhangi bir şekilde müdahale mi ediyorsunuz yoksa hiçbir tepki duymuyor musunuz?Eğer yazma kabiliyetiniz varsa sesinizi bir şekilde duyurma, makul isyanınızı paylaşma arzusu geçiyor mu içinizde.?Konuşamayınca, yazmayınca bir vebal altında kalabilme sorumluluğunu hissediyor musunuz? Mazlumun masumun, günahsızın kimsesizin yanında yer alma duygusu mu galebe çalıyor, yoksa erk sahibi, mal mülk, mevki makam sahibi olanın mı yanında kalma dürtüsüne mi uyuyorsunuz? Asgari ücretle çalışanların ev kirası ödeyip, çocuk nasıl okuttuklarını düşünebiliyor musunuz?Ya da çaresizlikler içerisinde kaderine terk edilmişlerin mevcudiyetinden, halkın dua ve bedduasından ,vebalinden hiç korkmadan halka vekillik, şehrine başkanlık görevini parayı bastırarak alanların geceleri kuş tüyü yataklarında nasıl rahat uyuduklarını anlamaya çalışıyor musunuz? Kuzu teslimiyeti içerisinde ne zamana kadar soygunlara, talanlara, vurgunlara seyirci kalmayı düşünüyorsunuz?Milletin gerçek problemlerini suni gündemlerle değiştirmeye çalışanlara nasıl bir ders verilmesi gerekir hesabını yapıyor musunuz?Siz bu konularda sizin yapmanız gereken nedir noktasında düşünüyor musunuz?Siz bu hayatın hep böyle devam edeceğine,”büyük balığın, küçük balığı yutacağı” na mı inanıyorsunuz? Yoksa bir çığlığın bir çığa, bir kıvılcımın sihirli gücüne mi?..İdealleri, aşkları, adanmışlıkları uğruna canlarını verenlerin hayat hikâyelerini okumuyor musunuz?Tarihleri zaferlerle taçlandıranları unutmaya mı çalışıyorsunuz, yoksa unuttunuz mu?Bütün bunlara “-bu ne yav! Ahiret sorusu gibi” mi diyorsunuz.?Tabii Bu sıkıntılı ifadeler zor günlerde, güç zamanlarda vicdan muhasebesinin, vicdan baskısının, merhamet duygusunun galebe çalmasıyla ortaya çıkan düşüncelerdir.rahat günlerde, ferah zamanlarda her kes konuşur, her kes yazar.Sorulara eklenen sorularla bilmem ızdırabımı anlayabiliyor musunuz? Anlıyorsanız bu yeter bana. |