CrAyZwEb
DAHA GÖNDERMEDİM
Bir gün delinin biri hastanede mektup
yazıyormuş. Başhekim ona ne yaptığını sormuş. O da: "Kendime mektup yazıyorum"
demiş. Başhekim de: "Bana okur musun? Diye sorunca deli: "Daha göndermedim ki!
Gelsin, öyle!" demiş.
YİNE Mİ?
Bir İngiliz, bir Fransız ve
Temel karşılaşmışlar.
Temel:
-Ula pu fikrada da mu karşilaştuk!,
demiş
BİZİM ORDA ÇOK VAR
Temel bir gün trene bitmiş, ve
trende İngiliz , Fransız iki adam varmış.İngiliz eline radyoları alıp dinleyip
dinleyip atıyormuş .Temel de niye atıyosun diye ingilize sormuş. Oda bizim
memlekette bu radyolardan çok var demiş, Sonra Fransız da cep telefonuyla
konuşup konuşup atıyormuş. Niye atıyorsun diye sormuşlar oda bunlardan bizim
orda çok var demiş. Temel de yanındaki Dursunu atmış niye attın demişler. Temel
de bu hıyarlardan bizim orda çok var demiş.
BİR SAAT ÖNCE
YOKTU
Taksiye bir turist biner ve taksiciden kendisini İstanbulu
gezdirmesini ister.Taksici turisti
gezdirmeye başlar Kız Kulesine gelirler
turist sorar:
-Sizinkiler bunu kaç günde yapmıştır? Taksici
-Tam
bilmiyorum ama sanırım bir iki senede yapmışlardır.Turist:
-Bizimkiler olsa 4
ayda bitirilerdi der. Daha sonra Sultan Ahmet'e giderler, turist yine
sorar:
-Peki bunu kaç günde yapmışlardır? Taksici:
-Bir senede falan
yapmışlar. Turist:
-Bizimkiler olsa bir ayda bitirirlerdi der.Daha sonra
Galata köprüsüne giderler.Turist yine aynı
soruyu sorar "sizinkiler bunu
nekadar zamanda yapmışlardır?" der.Taksi şöförü iyice sinirlenir
ve
derki:
-Bir saat önce bu yoktu burada
BİRİNCİ
SINIF
Küçük çocuk okula yeni başlamıştı. O akşam okuldan döndükten sonra
yüzünü buruşturarak söylendi:
-Anneciğim okulda bile yalan söylüyorlar:
-O
da ne demek oluyor yavrum? Olur mu öyle şey?
-İnanmazsan git de bak. Bizim
sınıfın kapısında 'birinci sınıf'yazıyor. Halbuki oturacak yerler hep
tahtadan...
BEN GÖRMEDİM
Üç vampir avlanmaya çıkmışlar. Birincisi
gitmiş ve bir süre
sonra ağzı kanlar içinde222 gelmiş. Arkadaşları ne oldu
diye
sormuş :
-Bakın şu aşağıdaki kızı görüyormusunuz işte onu
kanını
emdim.Daha sonra ikincisi ava çıkmış bir süre sonra oda
ağzı kanlar
içerisinde geri dönmüş.Arkadaşları ne oldu diye
sormuş:
-Bakın şu markette
duran admı görüyormusunuz onun kanını
emdin çok lezzetliydi.Daha sonra üçüncü
vampir ava çıkmış,
çok geçmeden oda ağzı kanlar içinde geri
dönmüş.Arkadaşları
ne oldu diye sormuşlar:
-Şurdaki elektirik direğini
görüyormusunuz demiş. Arkadaşları:
-Evet derler. Vampir:
-İşte ben o
direği göremedim. Ben Böyle Bir Peygamber Göndermedim
-Akıl hastanesinde
bütün deliler bir delinin başına toplanmışlar ve
onun her dediğini
yapıyorlarmış.Doktorlar durumu öğrenmek için
bir deliye sormuşlar:
-Neden
onun her dediğini yapıyorsunuz. Deli:
-Çünkü o bir peygamber der.Doktorlar
böylece durumu anlarlar;
fakat delilerden birisinin köşede oturup diğer
delilere bakarak
alaycı alaycı güldüğünün farkına varırırlar.Bunun üzerine
soaralar:
-Sen neden peygamberine itaat etmiyorsun? Deli:
-Sen salakmısın
be adam ben öyle bir peygamber göndermedim. BANA BİR BİRA
Temel birgün
bara gitmiş. Barmene "bana bir bira"88 demiş. Barmen Temel`e bir bira vermiş.
Temel Sormuş "Kac para?" Barmen yanıtlamış ; "260.000 lira" Temel cebindeki
bütün madeni onbin liraları çıkarıp 26 tanesini üstüste dizmiş. Tam barmen elini
uzatmış paraları alacakken Temel elinin tersiyle paralara bir vurmuş. Paralar
şangır şangır etrafa dağılmıs.Barmen paraları yerden toplamış ama cok
sinirlenmiş.
Ertesi gün Temel tekrar bara gelmiş. "Bana bir bira"
demiş.Barmen birayı vermiş. Temel sormuş "kaç para?" barmen "260.000 lira" Temel
cebinden kağıt bir 500.000 lira çıkarıp barmene uzatmış. Barmen paranın üstünü
vermek icin kasadan 24 tane madeni onbinlik çıkartıp masanın üstüne dizmiş ve
elinin tersiyle bir vurmuş bütün paralar yerlere saçılmış.
Temel cebinden iki
madeni onbin çıkarıp masanın üstüne koymuş ve
"Bana bir bira daha"
demiş.
BABASINI KORKUTACAKMIŞ
Karne günüydü anne evde çocuğunu
merakla bekliyordu.
Derken çocuk geldi annesi hemen sordu:
-Karnen nerde
oğlum ver bir bakayım. Çocuk:
-Anne karnemi arkadaşıma verdim akşam evde
babasını korkutacakmış.
ANANIN YANINA
Temel havacı
olmuştur ve ertesi gün paraşütle uçaktan atlayacaktır o akşam rüyasında
annesini
görür. Annesi:
-Oğlum Temel sakın atlama paraşütün açılmayacak ve
sen ölerek benim yanıma geleceksin der.
Ertesi gün Temel bu olanları
komutanına anlatır. Komutanı :
-Sen delimisin oğlum bu sadece bir rüya öyle
şey olurmu hiç istersen sen benim paraşütümü al bende
seninkini der ve Temele
kendi paraşütünü verir.
Atlama sırası temele gelir Temel atlar ve paraşütü
gayet güzel açılır.Bir süre sonra komutanı paraşütü
açılmamış bir şekilde
Temelin yanından geçer Temel sorar:
-Komutanım nereye böyle.
Komutan:
-Ananın yanına Temel der.
3 KİŞİ
BİNİLMEZ
Temel bir zamanlar trafik polisiymiş. Birgün bir papazı
bisikletin üstünde giderken durdurmuş ve ona ceza keseceğini söylemiş. Papaz
kızarak:
-Ben papazım! Benim bir kolumda İsa bir kolumda da Meryem var, bana
ceza kesemezsin!, demiş.
Temel istifini bozmadan:
-Zaten bundan dolayi
keseyrum. Bir pisiklete 3 kişu binilmez!
demiş
PAPA
Amerika'ya gezmeye giden Papa, otelde
sıkılmış ve şoföründen anahtarı alıp, limuziniyle dolaşmaya başlamış. Bir ara
kırmızı ışıkta geçince polis durdurmuş. Memur bir bakmış ki arabayı Papa
kullanıyor. Hemen telsizden âmirini aramış.
- Âmirim çok mühim birisini
durdurdum, ne yapayım?
- Bill Gates'i mi?
- Hayır.
- Clinton'ı mı?
-
Daha mühim...
- Daha mühim kim var?
- Valla âmirim, bilmiyorum ama,
şoförlüğünü Papa yapıyor.
KERİZ
Temel tatil
için gittiği sahil kentinde, sabah erkenden kalkar ve plaj kumsalında yürümeye
başlar. Bu esnada bir çift de sabah sporu için plaja gelmiştir. Kadın sabah
güneşinden yararlanmak için kumsalda güneşlenirken, eşi de hemen yanında şınav
çekmektedir.
Temel bu manzarayı görür ve şöyle der:
- "Ula kerize bak,
kari altindan kaçmiş haberi
yok..!"
GÜMRÜK
Trabzonla Rize arasında bir
zamanlar gümrük varmış. Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla
gümrükten geçermiş. Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel'e
:
- Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş. Temel :
- Kum, demiş.
Memur
kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu
olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu
halde geçmiş. Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru
karşılaşmış.
Gümrük Memuru :
- Ula Temel artık emekli oldum sana
birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel:
-
Bisiklet, demiş
EVDEKİ KUZİ EVDEKİ KUZİ EVDEKİ
KUZİ
Bir inşaata amele alınacaktır. Alınacak elemanları kalfa
Cemal'in seçmesi
istenir. Adaylar kalabalıktır. Bu durumda Cemal sınav
yapmaya karar verir.
- Pize 1 kisi lazımdur. Pu nedenle sizu imtihan
edeceğum. Bir ara gözü
Temel'e ilişir. Burnundan tanımıştır. Hemşehrisini işe
almak ister. Önce
Temeli sınava alır ve sorar.
- Hemşerum söyle baa
bakalum.. Sana 3 kuzu verdum, sonra 2 kuzu daha verdum kaç kuzu oldi?
- 6
tane oldi. Cemal biraz bozulur ama çaktırmaz.
- Tabi bu soru biraz zor oldu
piraz taha kolayini sorayum.
- Sana 2 kuzu verdum, sonra 1 tane taha verdum
kaç kuzi oldi ?
- Tört kuzi oldi. Cemal sinirlenir, Ama hemsehrisinide işe
almak ister.
- Peçi 1 kuzi verdim, sonra bir kuzi taha verdum kaç etti ?
-
Üç etti. Bunun üzerine Cemal iki tokat çakar ve tekrar sorar.
- Pir kuzi
verdum, kaç kuzin oldi?
- İçi tane. Cemal iyice sinirlenir ve Temeli iyice
döver.
- Ulan hemşeru teyup işe almak istedum, sende tam salakmişsun. Ula
sağa pir kuzi vermişsem pir kuzin olur anladun mi?
- Olir mi, der Temel.
-
Penum evde bir kuzi de kendumin
var.
SAAT
Yakısıklı bir genç
ve yaslı bir Yahudi uzun bir tren yolculugunda aynı kompartımanı paylasırlar.
Ihtiyar biner binmez, genç adam saati sorar,ancak yanıt almaz. Tüm gece süren
yolculuk boyunca da hiç konusmazlar. Ertesi sabah, varıs¸ istasyonuna gelmeden
önce, ihtiyar
- "Simdi saat 8.30 oldu!" der.
Genç, saskınlıkla
-"Niye
ancak simdi cevap verdiniz ki?" diye sorar.
- "Bakınız, genç adam: Size dün
aksam saati söylemis olsaydım,sohbete baslayacaktık. Bana muhtemelen, benim de
gittigim kente yolculuk ettiginizi ve belki de oraya ilk kez gittiginizi
söyleyecektiniz. Ben de,iyi bir insan oldugum için, sizi evime davet edecektim.
Orada kızım ile tanısacaktınız. Çok güzel bir kız oldugu için, onu kesinlikle
begenecektiniz. Eh, siz de çirkin sayılmazsınız - o da sizi begenecekti.Kuvvetle
ihtimaldir ki,bu is evlilige kadar gidecekti. Ben de düsündüm:Saati bile olmayan
meteliksiz bir damatla, benim ne isim var?!?"
ŞEF NE DERSE O
OLUR
Teksasta haydutluk eğitimi gören bir öğrenciyi azılı haydutların
yanına staja verirler. İlk ders olarak bir posta arabası soyulacaktır. Araba
durdurulur; Şef haydut:
- "Herkesi indirin arabadan" der.
Bu sırada stajer
arabada yaşlı bir ninenin oturmakta olduğunu farkeder ve
- "Nine otursun
bari" der.
Haydutlar hep bir ağızdan
- "Sen karışma, şef ne derse o
olur" derler.
Bu sefer şef;
- "Bütün paralarını alın" der.
Stajer yine
atlar:
- "Yaşlı nineninkileri de mi?" diye sorar.
Haydutlar yine hep bir
ağızdan
"Sen sus, şef ne derse o olur" derler.
Bütün paralar alınmıştır.
Şef atına biner adamlarına döner ve
- "Bütün kadınlara tecavüz edin"
der.
Tam stajer konuşacakken nine atılır:
- "Sen sus, şef ne derse o
olur"
GURUR KAZAZEDESİ
Temel
bir arkadasindan cok iyi tuyo veren bir adamin adini ogrenir.
Hemen
kosar;
- " Bugun yapilacak yarista hangilerine oynamaliyim" der.
Adam
soyle bir bakar;
- " Sen kac yasindasin?" diye sorar.
- " 28 " der Temel.
Adam da;
- " Tamam, git 2 ve 8' e oyna."
Gercekten adamin verdigi tuyo
yarislar sonunda tutmustur. Temel ikinci hafta yine gider. Yine soru
aynidir.
Adam:
- "Sen kac kilosun? " der.
Temel " 76 kiloyum."
deyince;
- " Bu hafta da git 7 ve 6' ya oyna." der.
Bu yarisin sonuclarini
da adam dogru tahmin etmistir. Arkadaslari da saskinlik icinde izlemektedirler.
Bu kez Temel neyi var neyi yok satar.
Parasini cebine koyar, yine ayni adamin
yolunu tutar.
Adam bu kez
- " Senin ....şeyin... uzunluğu ne kadar?
der.
Temel saskinlik icinde
- " 25 cm. " deyince adam da
- "Bu sefer de
2 ve 5'e oynayacaksin" der.
Arkadaslari yarisin sonuclarini cok merak
etmektedirler.
Ertesi gun hemen Temel' in yanina kosarlar ki bir bakarlar
Temel' in yuzu cok kotudur. Hemen sorarlar ne oldu diye.
Temel' in verdigi
yanit ise sudur:
- " Gururumun kurbani oldum. 1 ve 3
kazandi."
FURDİK ONİ
Babam öldü, demis
Temel.
ilyas sormus:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin
balkonundan düstü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, giristeki bakkalin
tentesine düsünce oradan havalanip karsi apartmana yöneldi.
- Apartmana mi
çarpti, nasil oldu?
- Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili
idi.Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düstü.
- Orada mi öldü?
-
Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp havalandi
yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de
furdik oni..
AKILLI İNSAN
Bir
bilgeye sormuşlar :
''Bir insanın zekasını nereden
analarsınız?''
''Konuşmasından ''diye cevap vermiş.
''Ya hiç konuşmazsa ?
'' demişler;
''O kadar akıllı insan yoktur
ki....''
YANLIŞ TARAF
Vahsi Batida
bir gun, bardan iceri izbandot gibi cift tabancali bir kovboy girer. Herkesin
saskin bakislari arasinda son derece hizli bir hareketle iki tabancayi da cekip
havaya birer el ates eder ve bagirir:
-Sag tarafimdakiler o.. cocugu, sol
tarafimdakiler pe.... Var mi lan itirazi olan? Varsa kalksin ayaga!
Temel,
hemen ayaga kalkar, kovboy derhal tabancalari adama dogrultur:
- Hey, senin
itirazin var galiba!
- Yok be abicum, ha pen yanlis tarafa oturmisum
da...