İyiliklerle doldurmak varken şu kapkara fezayı neden kin?

Neden nefret??Neden surat asarsın insanlara?
Neden bi "Günaydın!" demeler bile ağır gelir?
Neden herkezi ararken yorulmayan ellerin,sesine
hasret bi yaşlıyı,dedeni,babanneni aramaya gelince külçelerce ağırlaşır?

Neden gözlerinin içine bakarak senden bir ışık bekleyen dünyaya yüz çevirişin?
Neden alemin güzelliklerini görmezsin?Hayatın değerini anlamak için neden çizgileri beklersin?

Neden aklar düşene kadar görmemezlikten gelirsin?

Neden koşmanın ne kadar güzel olduğunu dizlerin tutulurken hatırlarsın?

Zamanın değerini neden zaman geçince anlarsın?

Neden eldeki değerlerin farkına varmaz insan?

Niye nankörlük eder?Neden bu bencillik?
Bu dünya sadece senin değil bunu unutma.

Sen sadece bir yolcusun yolculuğunun değerini bil.
Çünkü sonunda hepsinin hesabını vercek olan da

cefasını çekecek ya da sefasını sürecek olan da sensin.
Ne kendini alçalt ne başkasını kır.
Erdemli ol.

Erdem,insanlara,insan gibi yaklaşmaktır.
Hissettiğin gibi olmak,olduğun gibi görünmektir.
Maskelerin arkasında sen kin güderken insan olmayı,ADAM olmayı asla bekleme.
Çünkü ne Yaradan ne de bir başkası bunu asla affetmez.
Yaptıklarını/kendini düşün,acılarını/hayallerini düşün.

Ömrünün kaç günlük olduğunu düşün.
Belki sen bu dünyada bi insanın canını yakarken alkışlanır 

"Aferin!Mükemmel bi iş yaptın.Helal sana!"ları duyarsın.

Ama bil Yaradanın seni iyilik yapmak için fırsat kollayan 

bir kul olduğunu görsün diye yarattı. 

Sen yaradılana saygı duymazsan Yaradan da sana duymaz.
İnsan gibi görünmek yerine İNSAN OLMAYI öğren.
Yakut da bir taştır ama değerini bilene...

 

 

Tıkla ki ana sayfaya gidelim.                                            Ankara 2002