| BÜYÜK İSKENDER |
| * Sen yeryüzünde coşkuyla esen rüzgar gibisin ve rüzgarın esip geçtiği yerde hiçbir şey aynı kalmaz... |
| * Ölüm bir ayrıcalıktır,uzun bir yaşlılık dönemini,zihinsel ve bedensel çöküşü yaşamamak ,bakışların yavaş yavaş söndüğünü hissetmekten kurtulmak demektir... |
| * Gözlerini sanki çok uzaktaki bir yeri,öfke çığlıklarının,nefret ve dehşet dolu haykırışlarının ulaşmadığı uzak bir gökyüzünü seyreder gibiydi.Uzun süredir kurduğu ve bir anda yıkılan hayallerinin hüzünlü sonuna bakar gibiydi... |
| * Herşeyin bitmiş olduğuna,yaşam soluğu kesilmiş bu dünya güzeli kadının hiçliğe mahkum olduğuna inanamıyordu... |
| * Bir anlığına sonsuz acı ve hüzne yenik düşerek dizlerinin üstüne düştü,başını taşlara dayayarak ağlamaya,sevdiği kadının adını söylemeye başladı... |
| * Doğudan yükselen o parlak ışıkla yıkanmak,kendide yeni bir güneşmiş gibi bu ışığı bakışlarından yansıtmak istermiş... |
| * Sürekli değişiyor,çünkü doymak bilmez bir merakı,sonsuz bir yaşam gücü var.O bir yalıçapkını gibidir,yaşamı boyunca sabit topraklar üzerinde yuva kuramaz,uyurken bile uçar o;kendini rüzgara teslim etmiştir... |
| * Ortaya çıkaracak ne çok şey,sırrı çözülecek ne çok gizem,keşfedecek ne çok toprak vardı ve insan yaşamı ne kadar da kısaydı... |
| * Yalvarırım beni yanına çağır.Denizlerin dalgalarına,rüzgarlara meydan okuyarak gelirim... |
| * Ve şimdi gitme zamanıdır,ben ölüme,sizler yaşama inanır,ancak o zaman,onların nirvana dedikleri ebedi huzura kavuşabilirler... |
| * O güne kadar asla gerçekten sevmediğini,derin ve yoğun tutkular,hayranlıklar yaşadığını,ama aşkı tatmadığını anladı.Aşk buydu;şu anda tattığı duyguydu.Çarpan yüreğiydi;bu kıza duyduğu susuzluktu;ruhundaki bu derin huzur,aynı zamanda denetlenemeyen heyecandı,bu mutluluk ve korkuydu.Ozanların sözünü ettikleri yenilmez,alt edilmez bir tanrı olarak betimledikleri aşk,demek buydu;zihnin ve duyuların yitirilmesi,olası tek mutluluk buydu.O menekşe gözlerin,o tanrısal gülümseyişin ışığında bütün alevler söndü... |
| * Her yeni solukta beklenmedik bir duyunun anlamını yakalamaya çalışıyor,değişmeden sonsuza dek sürmesini arzuladığı ve henüz doğasını anlayamadığı duyguları çözmeye uğraşıyordu... |
| * Gözlerine bakıyorum,ruhunu aşıp geçen,üzerinde koştuğun usturanın keskin yüzü gibi,ışıkla karanlık arasındaki kara çizginin birer yansıması olan gözlerine bakıyorum.Ama bu zor,çoğunlukla ıstırap verici bir şey... |
| * Hep günbatımının ve doğumunun arkasında ne olduğunu bilmek istedim;dağların,ovaların,ışığın ve karanlığın ,iyinin ve kötünün,her şeyin ötesini görmek istedim... |
| * Ömrü boyunca adil biçimde davranmayanların ruhlarının ölümden sonra bir bedenden başkasına dolaştığına,tamamen arınana dek ,ateşle dövülen demir gibi acılar ve kahırlarla terbiye edildiğine inanırlar... |