YÜZÜKLERİN EFENDİSİ 2

* İhtiyaç anında kıymetli bir şeyini atamayan kişi kendini bağlamış olur...
* Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor.Ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hake diyor.Yaşamı onlara verebilir misin?O halde hak,hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme.Çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez...
* Yüzündeki ifade ona yetmişti kendi sözlerinin faydasız olacağını biliyordu...
* Ümitsizliği erteleyebildiği sürece bir ümide ihtiyacı olmamıştı.Artık gerçeklerle yüzleşme zamanı gelmişti...
* Bir an için çılgınca bir biçimde gönlünde kıpırdanmış olan ümidin nafile olduğunu anladı...
* Sanki onları etraflarındaki dünyadan ayıran kalın bir perde gibi elle tutulabilen bir sessizlik...
* Güzel sözler kötü bir yüreği saklayabilir...
* Savaşı ve yiğitliği seviyoruz;bunlar güzel şeylermiş gibi,hem bir oyun hem de bir amaç olarak;bir savaşçının sadece silahlar ve adam öldürme konusunda hüneri olmasının yeterli olmadığına,daha çok becerisi ve bilgisi olması gerektiğine olan inancımı hala muhafaza etsek de, yine de bir savaşçıya,başka bir zannetse sahip olan birinden daha çok saygı gösteriyoruz...
* Öyle güzel ki , bazen çiçek açmış ulu bir ağaç gibi , bazen kır bir fulyacık gibi , minik ve narin sanki . Elmas kadar sert,mehtap kadar yumuşak,güneşin ışıkları kadar sıcak,yıldızlardaki buz kadar soğuk,karlı bir dağ kadar mağrur ve ırak,baharda saçlarında papatyalarla gördüğüm genç kızlar kadar neşeli...
* Kafanın içinde kilitli kapılar ve kapalı pencereler var,bunların gerisinde de karanlık odalar...
* Onlar macera isterlerdi,çünkü maceralar heyecan verici,yaşam ise biraz sıkıcıydı...
* Etrafında karanlık içinde çaresizlik ve öfkenin siyahlığı dururken bir ışık görür gibi oldu.Zihninin içinde bir ışık,ilk başlarda neredeyse dayanılmayacak kadar parlak,penceresiz bir çukurda uzun süre saklanmış birinin gözüne gelen güneş ışınları gibi...
* Tüm diğer varlıklar için,hem zihnen,hem bedenen sadece ölümü,kendisi için ise sonunda dağlar onu kaldıramayacak,karanlık onu kapsamayacak hale gelinceye kadar tıka basa yaşamı,sadece yaşamı arzulayan shelob,kuleleri,yüzükleri ya da akıl veya el hüneriyle yaratılmış şeyleri ya pek bilmiyor ya da umursamıyordu...
* Geride kalan yerleri,siyah uçuruma ve hiçliğe açılan boşluğu düşündü...
* Cömertçe bir eylem soğuk bir nasihatte denetlenmeye kalkışılmamalıdır...
* Aslında geriye dönüş yok.Oraya varsam bile hiçbir şey eskisi gibi olmayacak :çünkü ben aynı olmayacağım...
* Gül gibi bir çiçek ismi seçin bundan güzel ne olabilir ki...
* Gül 'ün gözleri parlıyor ve ona gülümsüyordu...

BACK
NEXT