Doktorlar, mühendisler, avukatlar...

Murat Yetkin

Kamudaki doktor, mühendis ve avukat da dertli. Onlar da adalet istiyor

31/03/2002 RADİKAL

Rize'den doktor Mustafa Kumbasar "Bizden haberiniz var mı?" diye soruyor. "20 yıllık kamu doktoru olarak, lise mezunu şube müdüründen 50 milyon fazla, daire başkanından 500 milyon lira eksik, yanımdaki işçiden 100 milyon lira daha az maaş alıyorum" diye yakınıyor. "Maaşları hazırlayan komisyonlarda doktor olmadığından haklarımız savunulamıyor, müşavir gibi pozisyon kadrolara atamalarla gelenler yüksek maaşlar alırken, yıllarını mesleklerine verenlere adaletsizlik yapılıyor" diye yazıyor. Hekimlerin bir de Sağlık Bakanlığı'nın zorunlu hizmet uygulamasından yakınışları var ama, buradaki konu o değil.

Kamuda çalışan mühendisler de, sitemlerini medyaya yansıtarak, "Bizi neden görmezden geliyorsunuz?" diye soruyor. İnşaat mühendisi Kaya Yıldız, "Biz bunu hak etmedik" diye başlıyor e-postadaki mesajına, şöyle devam ediyor: "Biz DSİ, Karayolları, Köy Hizmetleri ve Bayındırlık teşkilatında çalışan mühendisleriz. Ülkemizin kalkınmasında oynadığımız role ve gösterdiğimiz katkıya uygun olmayan haksız ve adaletsiz bir ücret uygulamasıyla karşı karşıyayız."

Doktorlar gibi mühendisler de, dışlandıklarına inanıyor. Orman mühendisi Öner Özdemir yakınmasını rakamlara dökenlerden: "Biz 550-680 milyon arası maaşımızla diğer yüksekokul mezunu kamu görevlilerine göre 3-4 kat az ücret alıyoruz. Aynı şekilde mühendisler arasında da kurumlarına göre farklı ücret uygulaması var. Kamu işçileri ise biz mühendislere göre 2-3 kat fazla ücret alıyor."

Doktorlar gibi mühendisler de, ücret adaletsizliğinin azaltılması amacıyla çıkarılan 631 sayılı kanun hükmünde kararnamenin, yeni adaletsizlikler getirdiği iddiasında.

Kamu avukatlarının derdi de çok. Onların şikâyetleri ücret adaletsizliğinin ötesinde. Neşide Öncül bir kamu avukatı, anlatıyor: "Kamu avukatları da, hâkimler ve savcılar gibi kamu gücünü temsil ediyor. Trilyonluk davalarda, en küçük hatayı kendisi tazmin etmek koşuluyla devlet çıkarını savunuyor. Ama iş statü ve özlük haklarına gelince eşitsizlik başlıyor. Ben 17 yıllık kamu avukatı olarak 600 milyon lira alıyorum. Aynı kıdemdeki hâkim ya da savcı arkadaşım 1.5-2 milyar alabiliyor. Devlet kendisini temsil eden dava vekilinin arkasında olmalı."

Zor günler. Doktorlar, mühendisler, avukatlar.

Üzerinden geçtiğimiz yolu, evde kullandığımız elektriği, bir gece vakti kıvranarak ulaştığımız hastanedeki şifayı, haksızlığa uğradığımızda adalet arayışımızı onlara borçluyuz.

Zorlukla aldıkları diplomalarıyla, çocuklarına, kendilerine bırakılandan daha parlak bir gelecek bırakmanın kavgasını verirken, daha fazlasını hak ettiklerine inanıyorlar. Öte yandan ülkenin ağır bir krizden çıkmaya çalıştığının farkındalar. Sokaklara dökülmüyorlarsa, bu ülke sorunları karşısındaki sorumluluk duyguları nedeniyledir.

Ancak krizin yükünün toplumun her kesimine adil dağıtılmasını istiyorlar. Seslerine kulak verilmemesinin maliyeti yüksek olabilir.