CUMHURBAŞKANLIĞI'NA SUNULAN KARARNAME AMACINDAN UZAK VE ÜCRET ADALETSİZLİĞİNİ ARTTIRACAK NİTELİKTEDİR.

Hükümet son olarak, Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında düzenlemeler yapmak amacıyla çıkarttığı 631 sayılı KHK ile aldığı yetkiyi kullanarak hazırladığı ve ' Eşit işe, eşit ücret' olarak adlandırılann kararnameyi yürürlüğe koyuyor. Hazırlanan kararnameden, temsil göstergesi 1000 ile 6000 arasında olan, ancak bugüne kadar temsil ödeneği alamayan personelin yararlanacağı belirtiliyor.

Kararnamenin yürürlüğe girmesi ile il müdürü ile genel müdür yardımcısı arasında idari personelin, profesörlerin, doçentlerin, hakimlerin, savcıların, daire başkanlarının, kaymakamların, APK Başkanı ve kurul üyelerinin, yüksek yargı organlarının daire başkanı ve üyelerinin, başsavcı yardımcılarının, kıdemli albaylar ile eş değer görevi olan personelin maaşlarında aylık 250 ile 450 milyon lira arasında artış sağlanması öngörülüyor.

Hükümet, diğer personelin maaşlarının da 5 yıl içinde düzenleneceğini belirtiyor.

Adı 'eşit işe eşit ücret' kararnamesi olan bu yeni uygulama, tersine eşit değerde işlere eşit ücret temelinde olması gereken ücret adaletinin sağlanmamaması nedeniyle kamuda istihdam edilen çeşitli meslekten çalışanlar arasındaki eşitsizliği derinleştirecektir. Çünkü Hükümetin de açıkladığı gibi, kararnameden sadece 30 bin civarında kamu çalışanı yararlanacaktır. Kamuda farklı kurumlarda çalışanlar ile aynı kurumda farklı statüde çalışan çeşitli mesleklerden personel arasında büyük ücret farklılıkları oluşacaktır. Kararname kapsamı dışında tutulan 2 milyon kamu çalışanı ise yine açlık ve sefalet ücretleri ile yaşamlarını sürdürmeye zorlanacaktır. Kamu çalışanlarının ortalama ücretlerinin 4 kişilik bir ailenin gıda giderlerini bile karşılamaktan uzak olduğu bu dönemde bu düzenlemenin yetersiz olduğu apaçık ortadadır.

Biz KESK, TMMOB ve TTB olarak, düzenleme kapsamına alınan, aralarında üyelerimiz de bulunduğu kesimlerin, ücretlerinin arttırılmasının yerinde bir karar olduğunu düşünüyoruz..

KESK, TMMOB ve TTB olarak talebimiz, kararnamenin bütün kamu emekçilerini kapsaması ve Hükümetin kamu çalışanlarının yaşamını doğrudan etkileyecek kararlar alırken, onların temsilcileri ile mutabakat arayışına gitmesi, kararnamenin bu çerçevede düzenlemesi yeniden düzenlenmesidir.

Çünkü insanca bir yaşam ve meslek onuruna yakışır bir ücret, kamuda çalışan her meslekten personelin hakkıdır. Hükümetin, 'diğer personelin maaşlarının da 5 yıl içinde düzenleneceğini belirtmesi' sorunun çözümünün zamana yayılması ve geçiştirilmeye çalışılmasından başka bir şey değildir. Anlaşılan Hükümet, çeşitli mesleklerden kamu çalışanlarını 5 yıl daha yoksulluk sınırı altında çalışmaya zorlamak anlayışını sürdürmektedir.


Biz KESK, TMMOB ve TTB olarak kamuda istihdam edilen çeşitli mesleklerden çalışanların ücret de dahil yaşamını etkileyen ekonomik ve sosyal sorunların kararnameler yoluyla değil, toplu sözleşmeler yoluyla çözüleceğinin bilincindeyiz. Bunun için Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası bir an önce yeniden ele alınarak temel sendikal hakları güvenceye alan ve toplu sözleşmelere olanak sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.
Yıllardır uygulanan IMF politikaları sonucunda ekonomi, bir krizden çıkıp yenisine girerken kamu çalışanlarının yaşamı da günden güne zorlamıştır. Yaşanan yüksek enflasyonlar reel ücretlerde gerilemeye yol açmış ve kamu çalışanlarının alım gücü yoksulluk sınırının altına düşmüştür. Kamuda çeşitli statülerde istihdam edilen çeşitli mesleklerden çalışanların ekonomik ve sosyal koşullarının özellikle son on yılda hızla erozyona uğraması nedeniyle işgücü verimliliği de düştü.

Hükümet, IMF'e verdiği son Niyet Mektubu'nda kamu kesimini küçültmeyi taahhüt etmiş, imzalanan yeni stand-by anlaşmasının odağında da kamu kesiminin küçültülmesinin yer alması kamu çalışanlarının tasfiyesinden başka bir anlam taşımamakta ve kamu çalışanlarını hedef almaktadır.

Sosyal tarafların mutabakatı olmadan yapılan bu düzenlemenin basında yer alması üyelerimiz ve tüm kamu çalışanları arasında huzursuzluklara yol açmış ve tepkilere neden olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanın eşitsizlikleri derinleştiren bu düzenlemeyi sosyal devlet anlayışı içersinde değerlendireceğini umuyoruz.

Yıllardır yoksulluk sınırı altında yaşamaya mahkum edilen kamu çalışanlarının ücretlerinin insanca yaşamaya yetecek düzeye getirilmesini bir zorunluluk olarak görüyor, ayrımcılıktan bir an önce vazgeçilerek gerekli iyileştirmelerin ivedilikle yapılmasını talep ediyoruz.

KESK - TMMOB - TTB