Suryani Vakfi Baskani: "Suryaniler Turkiye'de Yasamaktan Mutlu"


Dilleri, inanclari ve kulturleri ile yuzyillardir Anadolu'daki hosgoru ortaminda varliklarini surduren Suryaniler, Vakiflar Genel Mudurlugu tarafindan hazirlanan yeni Vakiflar Kanun Tasarisi'nin yasalasmasiyla, Rum, Ermeni ve Yahudi cemaatleri gibi cesitli haklardan yararlanacaklar.

Selcuklu ve Osmanli donemlerinde, bircok fertleri ust duzey devlet gorevlerinde bulunan ve cemaat olarak her zaman devlete sadik kalan Suryaniler, son yillarda Ermenilerin oyunlarina gelen yurtdisindaki uc-bes kisi disinda -ki her toplumda fanatikler vardir-, bugun de devlete olan bagliliklarini ovuncle dile getirmektedirler. Bircok Suryani kokenli sanatcinin da Turk kamuoyunun gonlunde taht kurdugu biliniyor. Elazigli Coskun Sabah ve Diyarbakirli Bedri Ayseli iki ornektir.

Suryani Katolik Vakfi Yonetim Kurulu Baskani Zeki Basatemir, Suryaniler'in durumu ile ilgili olarak Aksiyon dergisine onemli aciklamalarda bulundu. Z.Basatemir, "Ermeni olaylarina adlarinin karismasinin Hiristiyan olmalarindan kaynaklandigini" belirterek, "Suryaniler tarih boyunca hep itaatkâr bir topluluk oldular. Hic bir zaman devlet kurma sevdasina kapilmadilar. Turkiye'deki diger vatandaslarla birlikte huzur icinde yasamak istiyorlar" dedi.

Lozan Antlasmasi'nin hazirlandigi donemde, Misak-i Milli sinirlari icinde yasayan Ermeni, Rum ve Yahudi temsilcileri Lozan gorusmelerine katilip statulerini belirlerler ve boylelikle birtakim haklar elde ederler. Suryani liderleri ise azinlik olmak istemezler. Z.Basatemir'in bu husustaki gorusleri soyle: "Suryaniler her zaman kendilerini devlete daha yakin gormusler. O zamanki dini lider, cemaatin de gorusunu alarak Lozan'da 'Biz kendimizi azinlik olarak gormuyoruz, biz bu devletin, bu milletin bir parcasiyiz' gorusunu benimsemis. O konusmalarin isiginda Lozan'da azinliklara verilen haklardan istifade etmemeyi ongormusler. Bu Suryanilerin kendilerini Turk toplumu ile butunlesmis olarak gordugunun bir gostergesidir."

1970 yilina kadar agirlikli olarak Guneydogu bolgesinde yasayan Suryaniler, ekonomik sartlarin bozulmasi ve PKK terorunun bolgedeki etkisi sonucu goc etmeye basladilar. İstanbul'da yogunlasan Suryanilerin bir kismi da Avrupa'ya goc etti. Suryaniler yasadiklari yerlerden goc ederken, arkalarinda bir cok tarihi eser de biraktilar.

Suryanilerin en buyuk sorununun vakiflar konusu oldugunu ifade eden Suryani Vakfi Baskani Z.Basatemir, Suryanilerin Guneydogu bolgesinden goc etmeleri ile birlikte cemaate ait bircok vakfin ve vakif mallarinin heba oldugunu belirterek soyle dedi: "Mardin'de paha bicilmez degerde vakiflarimiz var ama cemaatimiz Mardin'den goc edip İstanbul'a gelince orada bunlardan yararlanan cemaat kalmamis. Kanunlardan dolayi da oradaki Suryanilere ait mulkleri satip, ya da buraya getirip yararlanamiyoruz. Oysa oraya akan hayrat ayni amacla ve Misak-i Milli sinirlari icinde ve yine ayni cemaat tarafindan kullanilacak. Su anda Mardin'de 5-10 aile var. Fakat İstanbul'da binlerce Suryani bulunuyor. Kiliselerimiz var. Kiliseye bagli akarlar ve dukkanlar var. O akarlarla, o paralarla kiliselerin, manastirlarin tamiri yapilabilir."

"Uc ay once Valilik nezdinde yapilan bir toplantida Suryani vakiflarinin tek bir cati altinda toplanmasini saglayacak hukuksal bir statu onerdiklerini" soyleyen Z.Basatemir, "boylelikle toplanan paralar ile Suryanilere ait tarihi eserlerin korunmasi ve onarilmasinin mumkun olacagini" belirtti.

Su anda hukumetin gundeminde bulunan yeni Vakiflar Yasa Tasarisi'nin kabul edilmesi halinde Suryanilerin konumunun ne olacagini tam olarak bilmediklerini soyleyen Suryani Vakfi Baskani Z.Basatemir, aciklamasinin son bolumunde sunlari vurguladi: "Siyasi gorusumuzu sorarsaniz, Suryani toplulugu olarak Turkiye'de yasamaktan ve Turkiye Cumhuriyeti vatandasi olmaktan mutluyuz. Ayricalikli haklar istemiyoruz. Bize azinlik hakkimiz verildikten sonra baska bir sey talep etmiyoruz."

Suryanilerin de "azinlik" statusundeki cemaatlerin sahip olduklari haklardan istifade etmesini ongoren tasari, Turkiye ve yurt disindaki Suryaniler arasinda sevincle karsilandi. İsvec'te yayinlanan Bahro Suryoyo Dergisi de, konuyu okuyucularina duyurdu. Bu arada, bircok Suryani kisi, kurum ve kurulusu tarafindan Turkiye Cumhuriyeti yetkililerine tesekkur mesajlari gonderildigi ogrenildi.

Hatirlanacagi uzere, Turkiye Basbakani Bulent Ecevit'in bir sure once yayinladigi bir genelgede, PKK teroru nedeniyle bolgeden goc etmek zorunda kalan Suryanilerin koylerine donebilecekleri belirtilmisti. Yeni Vakiflar Yasasi da, Suryaniler lehine onemli maddeler iceriyor. Suryaniler olarak Turk devletine mutesekkiriz.