M

U

S

T

A

F

A

 

S

U

P

H

İ

KAZIDIK ONBEŞLERİN İSMİNİ
KANLI KIZIL BİR MERMERE
ÇELİK BİR AYNADIR GÖZLERİMİZ
ONBEŞLERİN RESMİNİ GÖRMEK
İSTEYENLERE!!!

28/29 OCAK'I

UNUTMAYACAĞIZ

MUSTAFA SUPHİ & ETHEM NEJAT VE 13 YOLDAŞI

  28/29 OCAK GECESİ ŞOVEN VE  GERİCİLERİN, KARADENİZ'İN AÇIKLARINDA HAİNCE BOĞDURULMALARININ 81.YILI TÜRKİYE VE DÜNYA İŞÇİ SINIFLARININ BELLEKLERİNDE HALA TAZELİĞİNİ KORUYOR

TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ'NİN KURUCUSU

14 YOLDAŞI İLE HAİNCE BİR PUSUYLA KATLEDİLDİLER.

 

 

E

T

H

E

M

 

N

E

J

A

T 

 

 

TÜRKİYE İŞÇİ

 SINIFINA SELAM

 

 

 

 

TÜRKİYE İŞÇİ SINIFINA SELAM !
SELAM YARATANA!
TOHUMLARIN TOHUMUNA,
SERPİLİP GELİŞENE 
SELAM!
BÜTÜN YEMİŞLER DALLARINIZDADIR.
BEKLENEN GÜNLER,GÜZEL GÜNLERİMİZ ELLERİNİZDEDİR, HAKLI GÜNLER, BÜYÜK GÜNLER, GÜNDÜZLERİNDE SÖMÜRÜLMEYEN, GECELERİNDE AÇ YATILMAYAN, EKMEK,GÜL VE HÜRRİYET GÜNLERİ.

TÜRKİYE İŞÇİ SINIFINA SELAM!
MEYDANLARDA HASRETİMİZİ HAYKIRANLARA, TOPRAĞA, KİTABA, İŞE HASRETİMİZİ,
HASRETİMİZİ AY YILDIZLI ESİR BAYRAĞIMIZA.

DÜŞMANI YENECEK İŞÇİ SINIFIMIZA 
SELAM!
PARANIN PADİŞAHLIĞINI, KARANLIĞINI YOBAZIN VE YABANCININ ROKETİNİ YENECEK 
İŞÇİ SINIFINA SELAM!

TÜRKİYE İŞÇİ SINIFINA SELAM!
SELAM YARATANA!

KALBİM
 

Göğsümde 15 yara var!.
Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak!..
Kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!!!

                                •

Göğsümde 15 yara var!
Sarıldı 15 yarama
kara kaygan yılanlar gibi karanlık sular!
Karadeniz boğmak istiyor beni,
boğmak istiyor beni,
kanlı karanlık sular!!!

Saplandı göğsüme 15 kara saplı bıçak.
Kalbim yine çarpıyor,
kalbim yine çarpacak!...

                •

Göğsümde 15 yara var!.
Deldiler göğsümü 15 yerinden,
sandılar ki vurmaz artık kalbim kederinden!
Kalbim yine çarpıyor,
      kalbim yine çarpacak!!!

Yandı 15 yaramdam 15 alev,
kırıldı göğsümde 15 kara saplı bıçak..
Kalbim
kanlı bir bayrak gibi çarpıyor,
                         ÇAR-PA-CAK!!
 

 

 

 

 

MUSTAFA SUPHİ VE TKP’NİN KURLUŞU

Mustafa Suphi Fransa’ dan yurda döndükten sonra aktif bir sekilde çalismalara basladi. 1912’de ‘’Milli Anayasacilar’’ adli bir gurup kurdu ve Ifham gazetesini çikardi. Bu gazetede, Jön Türk hükümetlerinin gerçek yüzünü gösterdi. Balkan savaslarini protesto etti. Bu nedenle M. Suphi 1913’de tutuklandi. 15 yil sürgün cezasi verildi.

M. Suphi, sürüldügü Sinop kalesinden 1914 yilinin basinda kaçti ve bir kayikla Rusya’ya geçti. I. Dünya Savasi’na Osmanli Devleti Almanya’nin saflarinda katilinca, M. Suphi, düsman devletin vatandasi olarak, Batum’da tutuklandi. Binlerce Türk savas tutsagi ile Ural’a gönderildi. Ural fabrikalarinda isçi olarak çalisan M. Suphi, bazi arkadaslariyla birlikte ideolojik çalismalar yapiyordu. Örgütlenme çalismalari yürütüyordu. Bu örgütlenme çalismalari, ileride TKP’nin kurulusunda önemli bir rol oynayacak ve TKP’nin Rusya parçasini olusturacaktir.

Türkiye topraklarinda ilk komünist guruplar, küçük örgütler olarak 1918’de ortaya çikti. O dönemde Osmanli, savasta yenik düsen saftaydi. Ordular dagildi, istanbul hükümeti teslim oldu. Emperyalist ordular ülke topraklarini isgale basladilar.

Iste tam o günlerde, Istanbul’da komünist örgütlenmeler savasa girdi. Bu örgütlerden birisi, o zamanki Halkali Ziraat Okulu’nda kurulmustu. Bu hücre, ikisi usta 4 isçi tarafindan kurulmustur. Bunlardan biri, okulun demirci ustasi olan, Bolsevik Ivan’di. Savas sirasinda Rus ordusundan kaçmis. Okuldaki ögrenciler tarafindan çok sevilirdi. Ikinci isçi, torna ustasi Ahmet’ ti. Tersane ve Tophane fabrikalarinda çalismis, savas sirasinda Almanya’ ya usta isçilik için gönderilmis. Orada devrimci isçilerle birlikte çalismis, dostluk kurmustur. Bu gurubun yöneticisi okul ögretmenlerinden biriydi.

Bu gurup, Ahmet ustanin Kadirga’daki evinde 30 Ekim 1918’de toplandi. Toplantida alinan kararla, halka, isçilere, emekçilere çagri mahiyetinde bir duyuru çikartildi. Halki birlik olmaya, emperyalist ordulara karsi savasmaya çagirdilar. Rusya’da basariya ulasan sosyalist devrimi kutladilar.

Bu gurup uzun süre devam edemedi. Bu örgütün bazi üyeleri polis tarafindan tutuklandi. Digerleri de Anadolu’ya geçip cepheye gittiler.

Bunun ardindan, Istanbul’da birçok yerde komünist örgütler olusturuldu. Bunlar Kumkapi-Kadirga, Galata-Yagkapani, Haliç-Kasimpasa semtlerindeydi.

1919’da kuruculari arasinda Ethem Nejat’in da bulundugu Isçi Çiftçi Sosyalist Partisi kuruldu. Bu partinin kurulusunda, Almanya’dan dönen isçilerin aktif rolü vardir. I. Dünya Savasi sirasinda Almanya’ya 3 bin civarinda isçi gönderilmisti. Bu isçilerin çogu Almanya’da ayaklanan Spartakistlere katilmislar, Hamburg’da, Berlin’de barikatlarda, ellerinde silahla dövüsmüslerdir.

Istanbul örgütünün yani sira Anadolu’da da komünistlerin çalismalari sonucunda örgütler olusturuldu. Zonguldak, Eregli, Trabzon, Rize örgütleri bunlar arasindadir. 1919-1920 yillarinda Eskisehir, Samsun, Sivas, Erzurum örgütleri iyice gelisti.

14 Temmuz 1920’de Ankara’da Türkiye Halk Komünist Partisi resmen kuruldu. Kurucularin basinda Salih Hacioglu, Affan Hikmet yoldaslar vardi. Emek ve Yeni Hayat isimli parti yayin organlari çikartilmaktaydi.

O dönemde burjuvazi, halk arasinda hizla yayilan komünizm ülküsünü engellemek, isçi sinifini aldatmak, kendisinin “Sovyet dostu” oldugunu göstermek çabasiyla sahte bir “komünist partisi” kurdu. Parti kuruculugunda, Yunus Nadi, Tevfik Rüstü Aras gibi birtakim burjuva politikacilarindan yararlandi. M. Kemal de bu partinin üyesi oldu.

Salih Hacioglu’larin kurduklari partiye Halk Komünist Partisi adinin verilmesi rastgele olmamistir. Buradaki “halk” sözcügü, M.Kemal’lerin kurdugu partiden ayirdedilmesi için bilinçli olarak eklenmistir.

Sahte komünist partisi tarafindan, Tevfik Rüstü Aras ve birkaç kisi daha, delege olarak Moskova ’ya, Komintern’in kongresine gönderildiler. Fakat, Komintern bu oyunu kabul etmedi, bu delegeleri kongreye almadi.

Türkiye Halk Komünist Partisi, Anadolu’daki 12 komünist örgütünün birligi ile olusturuldu. Sivas, Ankara, Kayseri, Eskisehir, Kastamonu, Bolu, Konya, Samsun ve digerleri. istanbul örgütü, isgal güçlerinin agir baskisi altinda çalisiyordu. Isgal güçlerinin denetimini atlatip Ankara’ya gelemedi. Ankara’da Komünist Partisi açik, legal olarak kuruldu. Halk Komünist Partisi kurulduktan hemen sonra, “isçilere, köylülere, askerlere, sehir halkina” bir çagrida bulundu. Bu amaçla çikarilan duyuruda, komünist partisinin programi, görevleri, amaci halka anlatiliyordu. Ülkeyi isgal eden emperyalistlere, onlarin kiraladigi Yunan kralinin ordularina karsi, düsmanlarla isbirligi yapan hainlere karsi, “halife ordusuna”, Anzavurculara karsi Türkiye halkinin yigit ogullari, kizlari savasa çagriliyorlardi. Parti, ilk kez, “tek cephe” düsüncesini ortaya atiyor, bir halk ordusu kurulmasini istiyor, ulusal kurtulus savasini sinif açisindan degerlendiriyor ve bu savasi elde silah desteklemek gerektigini söylüyordu.

TKP’nin Merkez Komitesi Ankara’da, Karaoglan çarsisinda, tahta bir yapinin üst katina yerlesmisti.

Halka yapilan çagrida partinin yakin ve uzak amaçlari siralanmisti. Yurdu düsmanlardan temizlemek, gündemin en basinda yer aliyordu. Bunun yani sira, gerçek demokratik bir düzen, gerçek bir halk hükümeti, bagimsiz bir devlet, devrimci bir rejim kurulmasi isteniyordu. Çagri, kesin ve net bir belgiyle bitiyordu:“THKP’nin hedefi Türkiye’de sosyalizmi kurmaktir.”

Partinin kuruldugu gün, TKP’ nin yalnizca Anadolu’da, aktif 500 üyesi vardi. Ankara’da, yalnizca silah fabrikalarinda 85 üyeli bir örgütü, komitesi vardi.

Buraya kadar özetledigimiz gelismelerden de izlendigi gibi, TKP’nin gelismesi üç koldan olmustur: istanbul örgütü, Ankara örgütü ve basinda Mustafa Suphi’nin oldugu, Rusya’daki siyasal göçmenlerden kurulan örgüt.

Bu örgütleri tek çati altinda toplamak, tek merkeze baglamak gerekiyordu. Parti, kongresini Ankara’da yapmak istiyordu. Ankara hükümeti buna izin vermedi, kongrenin yapilmasina engel oldu. Bunun üzerine, Azerbeycan Sovyet Cumhuriyeti hükümeti kongrenin Bakü’de toplanmasini, büyük bir konukseverlikle kabul etti.

TKP 1. Kongresi çok kritik bir dönemde toplaniyordu. Ülke savas içindeydi. Her yanda isgalci emperyalist güçlere karsi kiran kirana savas sürüyordu. Bu ortamda kongrenin sorumlulugu büyüktü. Parti, halki uyandirmak, gericilige ve emperyalizme karsi savasa yöneltmek durumundaydi. Kendiliginden olusan hareketleri, emperyalizme karsi bilinçli ve örgütlü savasa yöneltmek gerekiyordu.

Mustafa Suphi, kongre açilis konusmasinda söyle diyordu:

“Türkiye Komünist Partisi’ nin kurulusu yalniz Türkiye için degil, bütün dogu halklari için önem tasiyor. Düsmana karsi zafer kazanmak için komünist hareketin saflarinin birligi sarttir. Dünyanin bütün komünist hareketlerinin tek bir merkeze baglanmasi zorunludur. Bizce bu merkez Rusya Komünist Partisidir.

“TKP’nin yapmasi gereken ilk görev, memleketimizde komünizm ülküsünü isçi sinifi ve yoksul köylüler arasinda hizla yaymaktir. Halkin kendi yazgisini kendisinin belirlemesi için gerekli durumu hazirlamak gerekiyor. Bugün nesnel durumun da gösterdigi, ilk yapilmasi gereken, emperyalistleri ve isgalci güçleri yurttan kovmaktir. Amacimiz, halki sömürerek onun sirtindan geçinen hazir yiyicileri yok etmektedir.”

Yine M. Suphi, kongre açilis konusmasinda, Rusya’da gerçeklesen Büyük Ekim Devrimi’nin tarihsel önemini vurguladi. Bu devrimin, dogu halklarinin kurtulus mücadelesine moral gücü kattigini söyledi. Soyulup, sömürülen Türkiye halklari için tek kurtulus yolunun komünizm oldugunu defalarca vurguladi.

Kongre, Lenin’e ve Komin-tern’e telgraflar gönderdi. Lenin’e giden telgrafta sunlar yaziliydi:

‘’Türkiye isçilerinin ve köylülerinin 1. Kongresi, dünya proletaryasina katildiklarini, devrim için mücadele yolunda olduklarini göstermektedir. III. Enternasyonal’in çatisi altinda yetisen Türkiye komünist örgütleri, bundan böyle halkin partisi oluyorlar. Komünist Partisi, devrim yolunda zafere ulasmak için büyük fedekarliklara hazir durumdadir. Bu yolda, üstüne düsen tarihsel görevi gururla yerine getirecektir. ‘’

1. Kongre, parti programini ve tüzügü hazirlayarak, strateji ve taktigi belirledi. Kongre gündemi söyleydi:

a. Geçici Merkez Komitesi’nin çalisma raporu

b. Ulusal kurutulus ve sömürge sorunlari

c. Köylü sorunu

d. Kadin sorunu

e. illerin durumu

f. Günün konulari

g. Programi onaylamak

h. Merkez Kom itesi seçimi

Illerdeki örgütlerin çalisma raporlariyla birlikte Merkez Komitesi’nin raporu tamamlandi ve oybirligi ile onaylandi. Ayrica kongrede su noktalara deginildi:

“Rusya’da gerçeklesen devrimin etki alani gittikçe genisliyor. Dünyanin her tarafindan isçiler Rusya’da dalgalanan komünist bayrak altinda toplaniyor. Gelecek güzel günleri ondan bekliyorlar. Insanligin komünizm çagina ulasmasi, devrimlerin basarili olmasi, komünist kuvvetlerin bir amaca dogru gitmesi için, bütün dünyada komünist kuvvetlerin bir merkeze bagli olmasi gerekir. Rusya bugün, bu merkez konumundadir. Bu merkez rolünü, gerçeklesen sosyalist devrimiyle, tarihiyle, kizil ordusuyla saglamistir. Moskova’da kurulan III. Enternasyonal, dünyadaki komünist güçlerin yöneticiligi rolünü, merkez genel kurmayligi rolünü en iyi görebilir. Bundan dolayi Türkiyeli komünistler, III. Enternasyonal’in ikinci kongresince alinan kararlarin yasama, olaylara, yasamin isteklerine ve sosyal hareketin temel ilkelerine uygun oldugunu kabul ediyorlar.’’

TKP, 1. Kongresinde alinan kararlara bakinca, Marksist-Leninist temellere dayanan bir parti olarak doguyor. Bu kongrede Büyük Ekim Sosyalist Devriminin tarihsel önemi açik biçimde vurgulaniyor. Dünyadaki komünist hareketin merkezinin Sovyetler Birligi oldugu da alti çizilerek belirtiliyor.

TKP 1. Kongresi ayrica, ulusal kurtulus savasina ve sömürge sorunlarina devrimci çözüm yollari getirmistir. Bunun için TKP, tek cephede birlik olusturmaya çalismistir. Emperyalizme ve sömürgecilige karsi, ülkede bunlarla isbirligi yapan gerici çevreler ve siniflara karsi, ulus düsmanlarina karsi devrimci genis bir halk hareketi olusturmak için isçileri, köylüleri, ilerici aydinlari, yurtseverleri tek bir cephede savasmaya çagirmistir.

GELİR GÜNLER GELİR YARAM SARILIR 

BİR GÜNOLURELBET HESAP SORULUR 
BİR YANIM ACEMDEN ÇİNDEN ÇEVRİLİR
BİR YANIM DERYADA ÇALKANIR ŞİMDİ.
  

 

 

EĞİTİM HAKKINDA GÖRÜŞLERİ:

Mustafa Suphi ve Etham Nejat Fransada eğitim görmüş ülkemizin yetiştirdiği nadide aydınlarıdırlar. Onlar Türkiye’ye döndüklerinde eğitim hakkında bir proje üzerinde çalıştılar. Ülkemizin eğitimli olmasını ve gerekliliğini ta 1914-15 lerde kaleme alıp uygulamalarını planlıyorlardı.

Ki özetlemek gerekirse ileriki yıllarda onların eğitim üzerine projeleri Köy Enstitüleri olarak yaşama geçirilmeye başlandı. Kısmen de olsa ülkemize nice eğitimli insaların kazanılmasını sağladılar.( İlgili yazı konusu “Türk Eğitim Tarihi-Prof.Dr. Yahya Akyüz)