NEREDEN
BAŞLAMALI
Başka
bir yazımızda toplum ve bireyi işlerken bir yandan şu aklımıza
gelmektedir. Sadece, toplum böyle diye yakınacak mıyız? Bizde bir
şeyler yapmayacak mıyız? Evet bizde birşeyler yapacağız. Aslında
biz çok şeyler yapmalıyız ve de yapıyoruz da.Nerede olursak olalım
önce oluşturacağımız kültürü tavizsiz uygulamalı ve de
uygulanmasını sağlamalıyız. Şu soru aklımıza gelebilir: "İyide
insanlar buna çalışma veya kitlelere ulaşmak demiyor. Daha çok
bir şeyler yapar görünüp göz önünde olmayı başaranlara hem
ilgi hem de rağbet ediyor." Evet bizim onlardan farkımız da
budur. Birincisi yaptığımızın kalıcı olmasını sağlamalıyız.
ikincisi hedef göstermeli, insanların o hedefi zorlamalarını sağlamalıyız.
Bizde insanların içinde ve onlarla birlikte yaşamı paylaşıyor
olmamız ve de bu yaşamı yaşanılır hale getirmemiz onların kalıcı
olarak bizimle olmasıdır. hiç bir kimse bundan daha fazla ilgi odağı
olabileceğini söyleyemez. Hazır olmayan malzeme ile yapılan aş hiç
bir zaman hazır olan malzeme ile yapılan aşı tutmaz. Böyle
durumlarda yani durağanlıklarda herkes bizi etkilediğini sanar
ancak bizden etkilendiklerini anladıklarında yavaş yavaş eski
hararetinin yerini yeni bir başlangıç aldığını görür. Yine de
bir süre eski davranışlarında direnir ancak eski direnci kalmamıştır.
Artık gizli gizli yeni yapıyı kazanmaya çalışır. Tabii ki bu
gelişme artniyetli olmayanlar için geçerlidir. Artniyetli olanlar
ise gerçeği algıladıkları için daha da çirkefleşirler. Kısacası
özgür birey için tanımladığımız özelliklerin uygulanmasındaki
yapısal titizliğimiz yeni özgür bireylerin oluşmasını sağlayacak
ve gelişen tomurcuklar halini alacaktır. Yeni toplumu eskisinden ayıracak
çizgiler belirmeye başlayacaktır. Bizim aramızdaki dayanışma ve
paylaşma duygusu bencillikten uzak fakat benliği güçlendiren bir
yapı olacaktır.
|
|
HAYATIN
HER ALANINDA OLMALI
İnsanlar genellikle kendilerini anlayan
saygı duyan veya kendi örgüt veya çevresinden olanlarla açık
olarak yapacaklarını kararlaştırırlar. Bu karşılıklı bir
sorumluluk ve dayanışma veya örgütsel görevlerdir. Bu görevler
belirlenen kurallar doğrultusunda yerine getirilir. Fakat yaşam ve
iletişim düz bir çizgide devam etmez. Bazan siz istemezsenizde karşınıza
bazı taktiklerinizi zorlayan olumsuzluklar çıkabilir. Aslolan bu
olumsuzlukları nasıl olumlu bir yolda değerlendirebilirsiniz ve düşüncelerinizi
yansıtacak bir havaya büründürebilirsiniz. Bir insan, size kötülük
planlarken nasıl kötülükle karşı karşıya kalır. Bunu
yapamazsanız hiç bir şey yapamamışsınız demektir. Bizim
propagandamızı düşmanlarımız yaparsa hem de bizi yok etmek
niyetiyle, işte o zaman sesimizi en uzağa ulaştırmaya başladık
demektir. Yani onları ayaklı yayın organı olarak kullanmak. Hem de
hiç farkında olmadan. Ayrıca sizi kazanacağını sanarak yaparsa
bunu, iş daha da güzelleşir. Elbette riski ve seni rahatsız edecek
yanları olacaktır. Şöyle düşünün dolaysız propagandanın sıkıntıları
yok mu? Tabii ki vardır. Önemli olan ne yaptığınızı ve nereye
kadar yaptığınızı ve de yaptırdığınız insanlar zaten karşı
tarafın insanı incinirse seni rahatsız değil mutlu edeceğinin
bilincinde olmak işte o kadar, bu mutluluk yeter. Karşında olmasın
olursa sende elbette karşısında olcaksın. Bundan daha doğal ne
var ki? Bazıları samimiyet olmaz diyebilir. Karşında ki sanki
samimi. Örnek olarak Yeniçağ'da
yeni Atılım'ı kötülemek
isteyenler ne yapabilirler? Diyelim ki A örgütüne yakın veya ona
tabi göstermeye çalışacaklar.Bazı engellemeler ve iftiralarla zor
durumda bırakmaya çalışacak. İşte buna karşı olası yapılabilecekler:
Bir yandan zaten bu yayın organı yazılarıyla yığınların karşısında
normal görevini yapıyor. Tarafı olan kişiler A örgütü elemanlarına
öyle şeyler anlatmalı ki onlar bu sözleri hem dağılma oluyor
veya kafaları karışık diye anlatmalı hemde bazı satır aralarını
(kafasına yatan uyguladığında ona zarar verebilecek) kendi örgütü
içinde uygulamalı ve A örgütü içinde bir çözülmeyi
gerektirecek çelişkiler oluşturmalıdır. Bunu ustalıkla sürdürdüğünüzde
(Ki bunu yıllarca yapıp sonuç alanlar var) A örgütü elemanları
Yeniçağ'da yeni Atılım'ın elemanları gibi çalışıp(ayaklı
veya elektronik yayın organı gibi) A örgütünün sonunu hazırlar.
Bu arada ne yaptığını anlamadığı gibi Yeniçağ'da yeni Atılım'ı
hala rahatsız ettiğini sanıp keyiflenirler.
Bu bir örnektir. Yöntemler ve davranışlar gövdeyi sarsmadan yaratılır.
Sanmayın ki uyanırlarsa sonlanır ve bir daha fırsat vermezler.
Geri toplumların (Kapitalizmin ve feodalizmin sağcısı, solcusu ve
kapitalistlerin solcularının destekçiliğini yapan sözde
sosyalistler) o kadar akıllı olsalar yeni toplum (sosyalizm)
taraflarının varlığını yok saymazlar. Onun için her zaman
enayii olmaya devam edecekler(En büyük enayiiler de yalnızca
kendilerini akıllı sananlardır). Ta ki bu gerçeği sözde değil
eylemlerine yansıyacak şekilde kabul edene kadar.
Yeniçağ'da yeni Atılım önceleri bu ayaklı yayın organları ile
düşüncelerini yayıyordu. Bir çok başarılara da imza attı. |