EMEVİLERİN MESELESİ
Hilafetten Saltanata Emeviler Dönemi İbn-i Ziyad’ın sadizmi: Mütegallibe iktidarın askerleri Hz.Hüseyn’in kafasını kesip Kufe’ye götürdüler. Zulmünde İspanya engizisyonunu hatırlatan İbn-i ziyad Hz.Hüseyin’in kafasını yere atıp bir çomakla oynamaya başladı.Kendisi gibi kirli olan sopayı Hz.Hüseyin’in ağzına sokuyor alay ediyor eğleniyordu.... İbn-i ziyadı bu haliyle gören Zeyd bin erkam ona şöyle dedi: “-Çek sopanı o dudaklardan!Kendisinden başka ilah olmayana yemin ederim ki Rasulullah’ın o dudakları öptüğünü gördüm.” İbn-i ziyad ise ona şöyle dedi: “-Vallahi aklını kayb etmemiş bir ihtiyar olmasaydın senin de kafanı vururdum!” Sahabi olan Zeyd bin erkam’a böyle söyleyen ibn-i ziyada hangi din adına meşru görüp bu kafaları kesiyor diye sormak lazım.. Tabi ki “devlet dini” adına... Oradan ayrılan Zeyd bin erkam şöyle bağırıyordu etrafa: “Ey Arap toplumu bugünden sonra sizler kölesiniz!Siz Fatıma’nın oğlunu öldürdünüz!ve fahişenin oğlunu lider yaptınız.O seçkinlerinizi öldürüyor adilerinizi de köleleştiriyor.Böylece alçaklığa razı oldunuz.Alçaklığa razı olan kahrolsun...” Daha sonra Hz.Hüseyin’in sağ kalan kız kardeşi Zeyneb ve diğer çocukları ibn-i ziyad’ın yanına götürdüler. İbn-i ziyad Zeyneb’e bir sürü hakaret ettikten sonra yanında duran Hz.Hüseyn’in oğluna sordu: “-Adın ne?”Çocuk cevap verdi: “-Hüseyin’in oğlu Ali” ibn-i ziyad yine sordu: “Allah Hüseyin’in oğlu Ali’yi öldürmedimi?” Çocuk cevap verdi: “Adı Ali olan bir kardeşim daha vardı.İnsanlar onu öldürdüler” İbn-i ziyad şöyle dedi: “Onu Allah öldürdü!”Daha sonra susmuş olan çocuğa döndü: “-Neden konuşmuyorsun?” Çocuk ayet okudu: “Allah(ölenin) ölümü zamanında ruhunu alır”*-“Allah’ın izni olmadıkca hiçbir kimseye ölmek yoktur.”* Bunun üzerine sinirlenen ibn-i ziyad onu öldüreceğini ima ederek : “-İşte sen de o ölüler den olacaksın!” dedi. Yanında duran bir adama dönerek: “Bakın bakayım rüşdüne erdimi?Erdiyse öldürelim!” Sanki kurban edilecek kuzunun yaşının dolup dolmadığına bakıyorlardı. Çocuğu muayene eden adam “ermiş” deyince “öldürün” emri çıktı.ibn-i ziyad canisinin bu tutumuna karşı Zeyneb : “-Kanımıza doymadınmı?Bizden kimi bıraktın ki?Eğer sen müslümansan beni ondan önce öldür!” Hakkında ölüm emri verilen çocuk da ibn-i ziyad’a şöyle dedi: “Bizi öldürdükten sonra bu çocukları muttaki birisiyle gönder!” Bunun üzerine çocuğu öldürmekten vazgeçtiler. Daha sonra camide devlet in emrine verilmiş olan minbere çıkıp şöyle konuştu İbn-i ziyad: “Emirel müminin olan Yezid’e ve onun hizbine yardım edip yalancı oğlu yalancı Hüseyin bin Ali’yi ve arkadaşlarını öldürerek hakkı gösteren Allah’a hamd olsun!!” Camide bulunan Müslümanlardan Abdullah bin Adi İbn-i ziyad’ın bu küfürlerine şöyle karşılık verdi: “Ey fahişenin oğlu!Yalancı olan sensin!Senin babandır!Seni tayin eden ve onun da babasıdır.!Ey fahişenin oğlu siz peygamber çocuklarını öldürüyor ve iyi insanların sözlerini kullanıyorsunuz!” Abdullah bin Adi bu karşılığı verdi ama canından oldu.İbn-i ziyad’ın emriyle öldürüldü.Ve devlet terörünü tedhişini göstermek için camide çarmıha gerildi. Artık camiler Allah’ın evi değil Yezid’in kanunlarının infaz yeriydi....Ve bu devam etti günümüze geldi... İbn-i ziyad yapacağını yaptıktan sonra Hz.Hüseyin ve onunla şehid olanların kafalarını Şam’a Yezid’e gönderdi. VAK’ATÜL HARRE(Tarihin Yüz Karası bir Olay:Hicri 63.sene): Yezid Şam’da bu melanetleri işlemeye devam ettiğinden Medineli’liler onu hal’ ettiklerini ilan ettiler.Ve onun Medine’deki valisi Osman bin Muhammedi Medine’den çıkardılar. Bunun üzerine Yezid taraftarları Mervan İbni Hakem in evinde toplanarak durumu bir elçi ile Yezid’e bildirdiler. Yezid hemen Muslim Bin Ukbe komutasında on bin atlıyı Medine üzerine gönderdi.Ordu yola çıkmadan önce Yezid komutanı olan Muslim’e şu emri verdi: “Medineli’lerle savaş!Şayet zafer elde edip onları yenersen üç gün milleti katl edin.Mallarından ne varsa alın.Her şeylerini talan edin ve onları Yezid’in kulları ve köleleri olduklarına dair onlardan biat alın.Medine’nin işini bitirince de Mekke üzerine yürüyün....” Yezid Medine üzerine gönderdiği bu ordunun her askerine de yüzer dinar hediye verdi.Ve bu iş için 12.000 dinar harcadı. (Dinar altın paranın,dirhem gümüş paranın adı....) Yezid’in ordusu Medine’ye varınca ordunun komutanı olan muslim Medineli’leri Yezid’e biat etmeye çağırdı. Medineli’ler kabul etmeyince Muslim savaş emri verdi.Ve Şam’dan gelen askerler müslümanları öldürmeye başladırlar. Aralarında sahabelerinde bulunduğu binlerce müslüman katl edildi.Ensar ve Muhacirin ‘in ileri gelenleri ile birlikte 10.000 müslüman öldürüldü Yezid adına.... Katliamdan sonra Yezid’in komutanı Muslim Medine’yi yağmalamaları,istediklerini öldürmeleri ve ırz talanı yapmaları için üç gün askerlere mühlet verdi. Medine’nin altı üstüne getirildi.Yağmalanıyordu Peygamber Medine’si ....Müslümanların “ulul emr” Yezid adına onun müslüman (!?) askerleri sahabeleri öldürüyor,evlerini talan ediyor,sahabe kızlarının ırzlarına saldırıyorlardı... Kahrolası saltanat işte bu hale getiriyordu müslümanları... Ulul emr adına sahabi kızları devletin askerlerine peşkeş çekildi..Üstelik bu devletin adı “islam devleti” idi.ve başkanınında sıfatı “ulul emr” idi. (Suyuti’nin tarihul hulefa adındaki eserinde) 1000 müslüman kızın namusu kirletildi. Bütün bunlar Yezid’in saltanatının devamı içindi. Padişah başta kalsın,keyfini sürsünde dini ahkam çiğnenmiş,müslüman kızların namusları taciz edilmiş,Peygamber Medine’si yağmalanmış önemli değildi...... İşte o günlerden bugüne kadar müslümanların İslam’ı yanlış anlamalarına Yezid ve bugüne değin –çok azı müstesna- onun halifelerine kul köle olmalarına her türlü melaneti yapsa bile ululemr aleyhinde konuşmayıp itaat etmelerine ecdadın(?) saltanatı uğruna İslam şura anlayışını katl etmelerine bu zihniyet sebeptir.... ..oOo.. |