İBADET
| İbadet ne demektir? İbadet Allahın yücelliği azameti ihsani soznsuz ilmi sonsuz sanatı karşısında eğilmek erimek boyun eğmek boyun bükmek yalvarmak dua etmek yok olmak hiçliği itrak etmek O'na kul ve köle olmak Rasulullah'ın (s.a.v) beyan ettiği şekilde O'nun huzurunda edepli olmak ihlas samimiyet tevazzu huşu ve huzu ile kalp temizliği ile Onun muhteşem ve muazzam mukaddes kitabında belirtiği tarzdan hareket etmek Rasülü'nün (s.a.v) sünetine uymak ve O'nu her yerde her zaman anmak ve gönülden bir an bile cıkarmamak İslamın bütün emirlerine uymak ve bütün yasaklarından kacmak zühd ve takva sahibi olmak ve O'na tam teslim olmak namaz kılmak oruç tutmak hacca gitmek zekat vermek tesbih cekmek zikir yapmak tefekkür etmek demektir. İbadet en büyük görevdir. İbadetsiz zikirsiz tesbihsiz duasız abdetsiz namazsız oruçsuz müslüman olunamaz. Eğer Cenab-ı Hakk'ın bize vermiş olduğu nimetleri saymaya kalkışırsak biteremeyiz bu kadar nimetin karşılığında teşşekkür mahiyetinde ibadet yapılmazsa elbette çok çirkin ve çok ayıp olur. Bir çay içiren bir gazoz ısmarlayan trende, otobüsde, gemide kalkıp yerini veren kimseye teşşekkür etmemek bir ayıp bir kalabalık ise Allah'ın sayısız ihsanı ve sınırsız nimetine karşı ibadet etmemek sonsuz defa ayıptır, ve nihayetsiz derecede kabalıktır. Allah Teala Hazretleri Buyuruyor ki:"Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet yapmalarını için yarrattım." Namaz hakkında Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim'de buruyor ki "Namazlara, hele orta namaza devam ediniz. Allah için el bağlayıp boyun bükerek uzun uzun dua ve niyazlar da bulununuz." Yine Cenab-ı Allah "Namaz kılınız,zekat veriniz,ruku edenlerde beraber ruku ediniz." Resulullah (s.a.v) buyuruyor ki:"Beş vakit namaz,her birinizin kapısı önünden gecen suyu tatlı, berrak bir nehir gibidir. Günde beş kere onda yıkanan kimsede artık hiç bir kir bırakmaz Yine Resulullah (s.a.v) şöyle buyuruyor:"Kıyamet gününde kişinin ilk hesabı,namazdan olacaktır.namazı iyi netice veren kurutulacak,namaz tarafı bozuk olan mahrumiyet ve azaplara düşecektir. Allahu Teala Hazretleri, zekat hakkında buyuruyor ki: " Namazı kılınız zekatı veriniz... .Kendinize ait olmak üzere taptığınız o iyilikleri Allah nezzinde bulucaksınız muhakkak ki Allah yaptıklarınızı görendir. Peygamber efendimiz ( S.A.V ) buyuruyor ki: Cehennemde' velevki yarım hurma ile korunma'ya bakınız onuda bulamadığınız takdirde güzel bir sözle sadaka vermiş olursunuz. Hac hakkında Allah'u Teala buyuruyor ki: Yolunda gücü yetenlerin o evin yani kabi haccetmesi Allah'ın insalar üzerinde hakkıdır." Hazret-i Muhammed mustafa ( S.A.V. ) buyuruyor ki : Bir kimse Allah için hacceder kötü sözlerden ve fenalıklardan uzak kalırsao anasından doğduğu gün ki kadar temiz ve günahsız olur. Allah'u Teala Hz'leri oruc hakkında buyuruyor ki: " Ey iman edenler. Oruc Sizden önce gelip gecmiş hümmetlere farz kılındığı gibi sizede farz kılındı. Umulur ki korunursunuz. " Resuluzişan Efendimiz buyuruyor ki: Oruclunun sükütü tesbih, uykusu, ibadet, doğası makbul, amellerinin savabı katmerlidir. Allah'uı Teala Hazretleri zikir ve tesbih hakkında buyuruyor ki: " Ey iman edenler Allah'ü çokca zikredin, ve O'nu sabah akşam tesbih edin ." İbadet dar ve geniş anlamda olmak üzere ikiye ayrılır.a) Dar Anlamda İbadet: Namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, zekat vermek, tesbih çekmek, zikir yapmak, dua etmek, tevekkül etmek dar anlamda ibadettir.b) Geniş Anlamda İbadet: Allah için yapılan ve Allah için terkedilen herşey ibadettir. Bir başak deyimle İslamın bütün emirlerine uymak bütün yasaklarından kacınmak, ibadettir salih ameldir. Oruc, namaz,hac, zekat, ibadet olduğu gibi Allah için barajlar, fabrikalar, yapmak, ilimle teknoloj ile ticaretle, tarımla uğraşmakta ibadettir.Yukarıda saydığımız şeylerin hepsi ibvadettir. Ancak biri diğerinin yerini tutamayan ibadetlerdir. su ekmeğin, ekmek suyun yerini tutmadığı gibi, Namaz orucun, oruc namazın, tesbih zekatın, zekat tesbihin yerini tutmaz. Tarlada çalışmak namazın yerinin tutmadığı gibi namaz kılmakta tarlada çalışmanın yerini tutmaz. Okumak zekatın, zekatta okumanın yerini tutmaz. Allah rızası için yapılan herhangi birşey, o O'nun rizası için yapılan bütün çalışmalar bir hayır, bir yardım, bir iş, bir çalışmak; Namazın, orcun, zekatın, haccın, tesbihin, duanın yerini tutmaz. Tıpkı hava güneşin, güneş havanın yerini tutmadığı gibi" Benim kalbim temizdir. İbadet yapmasam da olur. Sen kalbe bak kalbe. önemli olan kalbin temiz olmasıdır. Namaz kılıpta üç kağıtcılık yapan nice insanlar var. Öyle namaz kılacağıma hiç kılmam daha iyi. " Aramızda bu şekilde konuşarak ibadeti terk edenleri görüyoruz. Bu sözleri söyleyen kişi ibadetle ilgili bütün ahet-i kerimleri, bütün hadis-i şerifleri, iştihatları, yüztirmidörtbin Perygamberin ( A.S.) getirmiş oldukları ibadet esaslarını, yüzdört kitabın ibadetle ilgili emirlerini, bir celsede, bir çırpıda, bir anda elinin tersiyle itmiş, inkar etmiş ve böylece İslamın dışına çıkmış olur. Bir kimsenin, değil ki bir ayet-i kerimeyi, bir tek ayet-i kerimeyi inkar etmesi bile, o kişiyi kafir yapar. Nerede kaldıki bu kadar ayet-i kerimeyi ve hadis-i şerif leri inkar etmek. Bir hiristiyan bile " Benim kalbim temizdir, ibadet yapmasam da olur." Sözünü söylemiyor, söyleyemir ve söyliyemez. Batılda olsa yanlışta olsa kiliseye gidiyor, batıl ibadetini yapıyor. Bir yahudi de bu sözü söylüyemez. Çünkü yahudi de batıl da olsa havraya giderek batıl ibadetini yapıyor. Putperest puta tapıyor. Mecusi ateşin karşısına gecip ateşe tapıyor. Putperest ve ateş perest bile benim kalbim temizdir. İbadetde yapmasam olur demiyor ve diyemiyor. <<Benim kalbim temizdir, ibadete gerek yoktur>> diyen adam bu haliyle yahudiden, hiristiyan, putperest den ve ateş perestden daha aşağı olur. Hem kalbin temiz olucak, hemde ibadetini yapıcaksın. Diğer tarafdan şunuda iyi bilmek gerekir ki kalp ancak iman ve ibadet ile, İslama, Kur'an-ı Kerime ve Allah Rasulunun ( S.A.V. ) Sünnetine uymakda temiz olur. Bir grup insanda << Biz tarlada, bahçede, fabrikada, yolda, köprüde, okulda, kışlada, hastanede, dükkanda, mağzada ve çaşitli yerlerde çalışyoruz çalışmakda bir ibadettir. Ayrıca namaz kılmaya, oruc tutmaya gerek yoktur>> diyorlar. Çalışmak güzeldir ve ibadettir. İslamın emridir. Ama Allah için kılınan namazın, tutulan orucun, yapılan haccın, verilen zekatın yerini tutmaz. Dolayısıyla bu sözleri söyleyen kişiler de yukarıda arzettiğimiz gibi İslamın ibadetle iligili bölümleri inkar ettikleri için İslamın dışına çıkmış olurlar. Kur'an-ı Kerim'de " Eğer kalbiniz temizse, eğer çalışıyorsanız, ayrıca namaza gerek yoktur diye bir ayet-i kerime var mı?" Bir kimse bütün yolları, köprüleri, fabrikaları, camileri, okulları, Kur'an kurslarını yaptırsa, bütün fakirleri doyursa bile yine bir vakit namazın, bir günlük orucun yerini tutamaz. Bir insan ne kadar çalışırsa çalışsın; Orucun, namazın, haccın yerini tutmaz. Diğer taraftan kişi ne kadar namaz kılarsa kılsın, oruc tutarsa tutsun, çalışmanın yerini tutmaz. Göz, kulağın; kulak gözün yerini tutmadığı gibi, yine tıpkı su ekmeğin, ekmek suyun yerini tutmadığı gibi. Köprü hastanenin, hastane köprünü görevini yapmadığı gibi. Bazı müslümanlar namaza,tesbihe, oruca çok önem verirken temizlik üzerinde durmuyorlar. Bazıları, temizliğe önem verirken ibadete önem vermiyorlar. Bazılar kalp temizliği üzerinde duruyorlar ama diş temizliğe önem vermiyorlar. Bazısı çalışıyor ama ibadet yapmıyorlar. Bazısı, ibadet yapıyor ama çalışmıyor. Bazısı İbadet yapıyor ve çalşıyor fakat okumuyor ve okutmuyor. Bazısı komşusuyla ile güzel geçinmiyor. Bazısı komşusuyla güzel geçiniyor fakat anne ve babasına gereken ilgiyi göstermiyor. Bazısı annesine babasına bakıyor diğer akrabalarını ve çocuklarını ihmal ediyor. Bazıları teknolojiye önem veriyor fakat güzel allaha önbem vermiyor. Bazısı, güzel ahlaka önem veriyor ama ilmi ve teknolojiyi ihmal ediyor. Hep yarım hep yarım. Halbuki müslüman dörtdörtlük olmalıdır. Yani müslüman, imanlı olmanlı, ibadet yapmalı, güzel ahlaklı, temiz, dürüst, samimi ihlaslı olmalı, bilime, ticarete, tarıma önem vermeli, iktisaden güclü olmalı, bu güzel kuralları bütün dünyaya duyurmak için malıyla canıyla çalışmalı, emr-i bil masruf nehy-i an-ilmünker yapmalıdır. İslamın bütün emirlerine uymalı bütün yasaklarından kacmalıdır. Müslümanlar bütün dünyanın idaresini eline gecirmeleridir, idare müslümanlarda olursa dünyada adelet, huzur, barış meydana gelir. İman,ruh gibir. İbadet,hava gibidir.Güzel ahlak,damarlda dolaşan kan gibidir. Tarım,kalp gibidir. Teknoloji, akciğer, karaciğer, böbrek gibidir. Ticaret, mide, bağırsak gibidir. Temizlik, deri gibidir. Hukuk, kemik gibidir. Haramlar, bağırsakların içindeki kâzûrât gibidir. İdare,beyin gibidir. İlim; göz, kulak, ağız gibidir.Araç ( vasıta ) el ve ayak gibidir. İslam maddi ve manevi yönüyle bir bütündür, bölünmez. |